LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Matbaa ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

alat-ı tab'iyye / âlât-ı tab'iyye

  • Baskı âletleri. Matbaa levâzımatı.

basım

  • (Uydurma bir kelimedir) Matbaacılık. Tab'etme sanatı.

hurufat

  • (Tekili: Harf) Harfler. Matbaada kullanılan dökme harfler.

italik

  • Üstten sağa doğru yatık matbaa harfi. (Fransızca)

kıyas-ı akim / kıyas-ı akîm

  • (Mantık) Neticesiz veya doğru netice vermeyen kıyas (meselâ, kitap matbaanın telifi, eseri demek).

klişe

  • Matbaada tipografik baskıda kullanılan kabartma resim veya yazılar çıkarılmış madeni levha. (Fransızca)

kolon

  • Sütun. (Fransızca)
  • Matbaacılıkta, dizilen yazı sütunu. (Fransızca)

lazım-ı eamm / lâzım-ı eamm

  • Birbirinden ayrılmayan iki şeyden ayrılmaya engel olana lâzım denir (matbaa ve kitap gibi; matbaa lâzımdır).

matabi'

  • (Tekili: Matbaa) Matbaalar, basımevleri.

matbaa-i amire / matbaa-i âmire

  • Devlet matbaası.

matbaa-i hayal

  • Hayal matbaası.

matbaa-i ilahiye / matbaa-i ilâhiye

  • İlâhî matbaa; Allah'ın eserlerini bir kitap gibi basan İlâhî matbaa.

matbaa-misal

  • Matbaaya benzer, matbaa gibi.

matbu'

  • Tab' olunmuş. basılmış, kitap veya gazete haline gelmiş. Basılıp matbaadan çıkmış olan.

matbuat

  • Matbaada basılmış şeyler.

melzum-u ehass

  • Birbirinden ayrılmayan iki şeyden ayrılmaya engel olunan şeye melzum denir (matbaa ve kitap gibi; kitap melzumdur).

merdane

  • Erkekçesine. Merdcesine. Er'e yakışır surette. (Farsça)
  • Matbaada baskı, baskı makinelerinde ve ofset makinelerinde ise plâteye değerek mürekkeb vermek; ve toprağı bastırmak gibi çeşitli işlerde kullanılan silindir. (Farsça)
  • Yufka açmağa yarıyan oklava. (Farsça)
  • Erkek ayakkabısı. (Farsça)

metabi'

  • (Tekili: Matbaa) Matbaalar, basımevleri.

metal

  • Lât: Mâden.
  • Matbaacılıkta harfleri teşkil için eritilen kurşun, karışık madde.

mürettib

  • (Retb. den) Tertib eden, nizâma, sıraya koyan.
  • Matbaada harfleri ve yazıyı yerine dizen.

mürettibhane

  • Matbaalarda yazıların dizilip sahife şeklinde tertib edildiği yer.

sehv-i mürettib

  • Mürettibin matbaada yaptığı yanlışlık.

tab'hane

  • Matbaa. Tab' işleri yapılan yer. (Farsça)

tabedilme

  • Matbaada basılma.

tabi'

  • Kitap basan, tab'eden. Kitap bastıran. Matbaacı. Editör.

tafthane

  • Matbaa. Basımevi. (Farsça)