LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Mahzun ifadesini içeren 28 kelime bulundu...

eza

  • Ticarette kaybetme, zarar etme.
  • Kibir ve gururunu bıraktırma.
  • Sıkıntı, eziyet, zulüm, cevr, sitem, renc, incinmek. İnsanın kerih görüp mahzun olduğu şey.
  • Hayır ve sadaka yoluyla mal vermede gururlanmak. Tetavül etmek.

iblas

  • Mahzun olmak, ümitsiz olmak.

ihmam

  • Kederlendirmek. Mahzun etmek.
  • İhtiyarlatmak.

ihzan

  • Mahzun etme, hüzünlendirme, keder verme.

irsad

  • Gözetlemek.
  • Hâzır ve âmâde eylemek.
  • Mükâfat vermek.
  • Edb: Secili ve kâfiyeli bir cümlede ses uyumundaki ana sesi önce tanıtıp, ondan sonra gelecek kelimeyi tanıtma sanatıdır. Meselâ:Elemin Kays'a kıyas etme din-i mahzunun, Yok idi aklı ne derdi var idi Mecnunun. (Baki)

istuh

  • Âciz, güçsüz, kuvvetsiz. Perişan, mahzun, biçare. (Farsça)

kad / kâd

  • Mahzun olma, hüzünlü ve kederli olma.

kassam

  • Hayrı çok olan kimse.
  • Yorulmuş, kendini bırakmış, mahzun kişi.
  • Büyük hurma salkımı.
  • Büyük et parçası.

keib

  • Mahzun, hüzünlü, münkesir ve kötü halli olan kişi. (Müe: Keibe)

lehif / lehîf

  • (Lehfân) Mahzun, hüzünlü, üzüntülü, kederli.

mahzun / محزون

  • Hüzünlü. (Arapça)
  • Mahzun etmek: Hüzünlendirmek. (Arapça)
  • Mahzun olmak: Hüzünlenmek. (Arapça)

mahzunane / mahzunâne

  • Mahzun ve üzgün bir şekilde.

mahzuniyet

  • Mahzunluk. Kederli ve kaygılı oluş. Üzüntülü olma.

mekbut

  • Mahzun kişi. Hüzünlü, üzüntülü kimse.

mell

  • Küsmek, darılmak.
  • Yorgunluk.
  • Kakma, dürtmek.
  • Mahzun olmak, kederli olmak.
  • Hamuru külün içinde pişirmek.

melul

  • Usanmış. Bıkmış. Bezmiş.
  • Mahzun.

melulane / melulâne

  • Acıklı ve mahzun bir hâlde.

mübteis

  • Mahzun, hüzünlü.
  • şikâyet edici, şikâyeti olan kimse.

muhtezin

  • Kederli, hüzünlü, mahzun, mükedder.

müstemend

  • Gamlı, kederli, mahzun.
  • Şikâyet eden.

müstmend

  • (Çoğulu: Müstmendân) Kederli, hüzünlü, mahzun. Zavallı, miskin, biçâre. (Farsça)

müstmendan / müstmendân

  • (Tekili: Müstmend) Hüzünlü, kederli ve mahzun kimseler, üzgün kişiler. Zavallılar, miskinler, biçareler. (Farsça)

müstmendane / müstmendâne

  • Zavallılıkla, biçarelikle, mahzunlukla. (Farsça)

mütehazzin

  • Hüzünlü, kederli. Üzülen, mahzun olan.

na-şad

  • Sevinçli olmayan, mahzun, tasalı, kederli. (Farsça)

şikestedil

  • Gönlü kırık, mahzun, kederli, hüzünlü. (Farsça)

tahavvüb

  • Bir nesneye acınmak ve mahzun olmak.

telehhüf

  • Mahzun olmak. Hasret ve kederle yanıp yıkılmak. Ah çekmek.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR