LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te MUZAFFER ifadesini içeren 20 kelime bulundu...

bedr muharebesi

  • Bedir, Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere arasında bir yer olup; Hz. Peygamber Efendimizin hicretinin ikinci senesi orada Kureyşîlere karşı kazandıkları muzafferiyetle meşhurdur. Bedir, bir ovanın kenarında olup Mescid-ül Gamame isminde bir câmi ve Bedir muharebesinde şehid olan sahabelerden 1

duhul-i muzafferane / duhul-i muzafferâne

  • Muzafferce giriş.

falic

  • Muzaffer, galib. Muvaffak. (Farsça)

firuz / fîrûz / فيروز

  • Said, hurrem, saadetli, uğurlu, muzaffer, mansur.
  • Talihli, kutlu. (Farsça)
  • Muzaffer. (Farsça)

galibane

  • Muzaffer ve galib olana yakışacak şekil ve surette. (Farsça)

ganimin / ganimîn

  • Harbe bizzat iştirak edip, ganimet almağa hak kazanan muzaffer mücahidler.

gazi

  • Din uğrunda harbeden. Cihadda yaralanmış veya harbetmiş olan kimse. Harpte ordunun başına geçen kumandan. Muzaffer olan ve harpten sağ dönen.

istihvaz

  • Zafer kazanma, muzaffer ve muvaffak olma, galib gelme.

mansur

  • Yardım edilen, yardım görmüş.
  • Gâlib, muzaffer.

mansuriyyet

  • Allah'ın (C.C.) yardımıyla muvaffak ve muzaffer olma, başarma.

mensur

  • (Nasr. dan) Yardım görmüş.
  • Muzaffer. Zafer bulmuş.
  • Cenab-ı Hak tarafından her işinde nusrete mazhar olduğundan Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bir ismi de Mensur'dur.

muzaffer

  • Muzaffer olmak: Zafer kazanmak.

muzafferane

  • Muzaffer olan bir kimseye yakışır surette. (Farsça)

muzafferen

  • Muzaffer olarak. Üstün gelerek, muvaffak olarak, galip olarak.

muzafferiyet

  • Üstünlük, muzafferlik, düşmana üstün gelme.

necih

  • Galip ve muzaffer.
  • Sabırlı.
  • Sağlam rey.

perviz

  • Üstün, galib, muzaffer. (Farsça)
  • Elek. Süzgeç. (Farsça)
  • Güzellik. (Farsça)
  • Balık. (Farsça)
  • Cilve. (Farsça)
  • Tar: İran Hükümdarı Husrev'in lâkabı. (Farsça)

sahibkıran / sâhibkıran / صاحب قران

  • Muzaffer hükümdar. (Arapça - Farsça)

zafer-yab

  • Muzaffer olan, muvaffakiyet gösteren. Üstün gelen. Gayesine erişen. (Farsça)

zaferyab / zaferyâb / ظفریاب

  • Üstünlük kazanan, muzaffer olan. (Arapça - Farsça)
  • Zaferyâb olmak: Üstünlük kazanmak, muzaffer olmak. (Arapça - Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın