LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Müdür ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

ankara emniyet-i umumi müdürü / ankara emniyet-i umumî müdürü

  • Ankara Emniyet Genel Müdürü.

ankara emniyet-i umumisi / ankara emniyet-i umumîsi

  • Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü.

ankara emniyet-i umumiye müdürü

  • Ankara Emniyet Genel Müdürü.

asesbaşı

  • Osmanlı İmparatorluğunun eski devirlerinde polis müdürü.

emniyet-i umumiye müdürü

  • Emniyet Genel Müdürü.

emniyet-i umumiye reisi

  • Emniyet Genel Müdürü.

idarehane

  • Yazıhane, müdüriyet.

ilm-i bedi'

  • İlm-i beyânın üç bölümünden üçüncü bölümüdür ki, bediiyat da denir. Muktezâ-yı hâle uygun bir kelâmın lâfız ve mânâ bakımından daha da güzelleştirilmesinin kaidelerinden bahseder. Bu kaidelere Edebî San'atlar da denir.Her şeyin güzellik cihetlerinden bilhassa Arabi terkiblerden bahseder, kelâmın güz

kaza tabipliği

  • İlçe tabipliği; ilçe sağlık müdürlüğü.

kondüktör

  • Kılavuz, memur, müdür. (Fransızca)
  • Trenlerde vagon ve bilet işlerine bakan vazifeli kimse. (Fransızca)

mektubi / mektûbî / مكتوبى

  • Valilik özel kalem müdürü. (Arapça)

muavin

  • Yardımcı. Yardım eden. Vekil.
  • Mekteblerde ve resmi dairelerde müdürden sonra gelen idare memuru.

müdir / müdîr

  • (Müdür) İdâre eden. Çeviren bakan.
  • İdareden anlayan.
  • İdare memuru. Bir dairede memurların başı.
  • Nâhiye merkezinin idare memuru.
  • Müdür.

müdiran / müdîran

  • (Tekili: Müdir) Müdürler, idare âmirleri.

müdire / müdîre

  • Kadın müdür.

müdiriyyet / müdîriyyet

  • Müdürün makam ve vazifesi. Müdürlük.

müdür-ü mes'ul

  • Sorumlu müdür.

mührdar

  • Eskiden bir bakanlık veya dairenin resmi mührünü kullanmakla görevli olan kimseye verilen ad. Hususi kalem müdürü. (Farsça)

mühürdar / مهردار

  • Özel kalem müdürü. (Farsça)

nafıa / nâfıa / نافعه

  • Bayındırlık işleri. (Arapça)
  • Nâfıa müdüriyeti: Bayındırlık müdürlüğü. (Arapça)
  • Nâfıa nâzırı: Bayındırlık bakanı. (Arapça)
  • Nâfıa nezareti: Bayındırlık bakanlığı. (Arapça)
  • Nâfıa vekâleti: (Arapça)

serkar / serkâr

  • Müdür, iş başı, kâhya. (Farsça)

tezyinat-ı lafziyye / tezyinât-ı lafziyye

  • (Muhassınat-ı lafziyye de denir. İlm-i Bediin iki bölümünden ikinci bölümüdür. ) Kelâmın lafzında olan ve göze hitab eden edebî san'atlar. Cinas, seci' gibi.

ulü-l emr

  • Müslümanları şeriat nâmına idare eden (Halife, kadı, İslâm reisi, pâdişah, sultan, reis-i cumhur, reis, müdür gibi) zâtlar.

zabtiye

  • Bk. zabtiyye
  • Zabtiye nâzırı: Emniyet genel müdürü.
  • Zabtiye nezâreti: Emniyet genel müdürlüğü.

zabtıyye nazırı / zabtıyye nâzırı

  • Emniyet genel müdürü.

zabtıyye nezareti

  • Emniyet Umum Müdürlüğü'nün eski ismi.