LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kuv kelimesini içeren 95 kelime bulundu...

add / âdd

  • Kuvvet, salâbet.

ahmes

  • Kuvvetli, yiğit. Kahraman, cesur, şecaatli, bahadır.

akviya / akviyâ / اقویا

  • Kuvvetliler. (Arapça)

alendat

  • Kuvvetli deve.

anve

  • Kuvvet, cebr, zorakilik, zorlama, zor.

asemsem

  • Kuvvetli, büyük deve.

azimet / azîmet

  • Kuvvetli irâde, istek, arzu. Haramlardan, dinde yasak edilen şeylerden sakınmakla berâber, mümkün olduğu kadar ruhsatlardan yâni dinde izin verilen kolaylıklardan uzak durup; evlâyı, en iyi olduğu bildirilenleri, nefse zor gelenleri yapmak; takvâ yol u.

berj

  • Kuvvetli kasırga. Su girdabı. (Farsça)

biyt

  • Kuvvet.

bürhan

  • Kuvvetli delil.

cemra

  • Kuvvetli dişi deve.

cühd

  • Kuvvet, tâkat.

derece-i kuvvet

  • Kuvvet derecesi.

emun

  • Kuvvetli, dayanıklı deve.

erk

  • Kuvvet, kudret, güç, iktidar, nüfuz.

esbab-ı müşeddide

  • Kuvvetlendiren, artıran sebepler. Cezâ hukukunda; cezâyı ağırlaştıran kanuni veya takdiri sebepler. (Esbâb-ı muhaffifenin zıddıdır.)

eyd

  • Kuvvet.

eyid

  • Kuvvetli, şiddetli kimse.

eyyid

  • Kuvvetlendir, teyid et, devam ettir (meâlinde).

fetat

  • Kuvvetli, genç kadın.

gücük

  • Kuvvetsiz, zayıf, gevşek.

havl

  • Kuvvet, korku.

hayl

  • Kuvvet. Havl.

hemisa' / hemîsa'

  • Kuvvetli adam.

herkül

  • Kuvvetiyle meşhur bir Yunanlı.

hissiyat-ı şedide / hissiyât-ı şedide

  • Kuvvetli duygular.

ıdtıla'

  • Kuvvetlendirmek.

ihtimal-i kavi / ihtimal-i kavî

  • Kuvvetli ihtimal.

ikad

  • Kuvvetlendirme, sağlam kılma.

iktiva'

  • Kuvvetlenme.

kavi / kavî / قوي / قَو۪ي

  • Kuvvetli.
  • Kuvvetli.
  • Kuvvetli.

kaviyen

  • Kuvvetle.

kaviyyen

  • Kuvvetle.
  • Kuvvetle, kat'i olarak. Şüphesiz olarak.
  • Kuvvetle.

kesb-i kuvvet

  • Kuvvet kazanma, kuvvetleşme.

kısved

  • Kuvvetli, boynu kalın olan kişi.

kuslub

  • Kuvvetli, dayanıklı, sağlam.

kuva / kuvâ

  • Kuvvetler, güçler; enerjiler.
  • Kuvveler.

kuvve

  • Kuvvet, düşünce, duygu, yetenek.

kuvvet-i sadakat

  • Kuvvetli, tam sadakat.

kuvvetperest

  • Kuvvete önem verme.

lüküs

  • Kuvvetli ışık veren, petrol veya gazla yanan bir tür lamba.

medar-ı kuvvet

  • Kuvvet kaynağı.

menabi-i kuvvet / menâbi-i kuvvet

  • Kuvvet kaynağı.

menba-ı kuvvet

  • Kuvvet kaynağı.

meradet

  • Kuvvetlilik, kavilik. Salâbet.

mezcu ittihad

  • Kuvvetli birlik ve beraberlik.

mihal / mihâl

  • Kuvvet. Azab. Ukubet.
  • Kuvvet.

mikyas-ı kuvvet

  • Kuvvet ölçer. Dinamometre.

mu'cize-i kuvvet

  • Kuvvet mu'cizesi.

müblenda

  • Kuvvetli, sağlam ve dayanıklı deve.

müekked

  • Kuvvetli, sağlam.

müekked sünnet

  • Kuvvetli sünnet. Peygamber efendimizin devamlı yaptıkları, pek az terkettikleri sünnet.

müeyyid

  • Kuvvet veren, destekleyen.

muhayyile

  • Kuvve-i hayâliye. Hayâl kurma merkezi. Zihinde bulunan hayal kuvveti.

muhkim

  • Kuvvetleştiren, sağlam kılan, ihkâm eden.

münasebat-ı şedide / münasebât-ı şedide

  • Kuvvetli bağlantılar.

müşeyyed

  • Kuvvetlendirilmiş, sağlamlaştırılmış.

naiz

  • Kuvvetlendiren. Kaldıran.

natiş

  • Kuvvet ve hareket.

natuvan / nâtuvan

  • Kuvvetsiz, çaresiz.

nekel

  • Kuvvetli kişi.

nevis

  • Kuvvet.

niru

  • Kuvvet, güç, zor. (Farsça)

nirumendi / nirumendî

  • Kuvvetlilik, zorluluk, güçlülük. (Farsça)

projeksiyon

  • Kuvvetli ışık âleti. (Fransızca)

rüstem

  • Kuvvetiyle meşhur bir efsane kahramanı.

sarf-ı kuva / sarf-ı kuvâ

  • Kuvvetlerin geri çevrilmesi, karşı tarafın gücünü etkisiz bırakma.

sened / سَنَدْ

  • Kuvvetli delil olabilecek söz veya yazı.

sukut-u kuvvet

  • Kuvvetten düşme.

tabah

  • Kuvvet.

tahkimen / tahkîmen

  • Kuvvetlendirerek.

tahşid

  • Kuvvetlendirme, destekleme.

takviye / تقویه / تَقْوِيَه

  • Kuvvetlendirme.
  • Kuvvetlendirme, destekleme.
  • Kuvvetlendirme. (Arapça)
  • Takviye edilmek: Kuvvetlendirilmek, desteklenmek. (Arapça)
  • Takviye etmek: Kuvvetlendirmek, desteklemek. (Arapça)
  • Kuvvetlendirme.

takviye eden

  • Kuvvetlendiren, güçlendiren.

takviye etme

  • Kuvvetlendirme, güçlendirme.

takviyet / تقویت

  • Kuvvetlendirme. (Arapça)

te'kid

  • Kuvvetlendirme.

te'yid

  • Kuvvetlendirme.
  • Kuvvetlendirme. Sağlamlaştırma.

tecahüd

  • Kuvvetini sarfedip uğraşmak. Çalışmak.

teeyyüd

  • Kuvvetlenme. Kuvvet ve metânet bulma. Te'yid olunma.

tekdih

  • Kuvvetle kaşımak.

tekedduh

  • Kuvvetle kaşımak.

tekid

  • Kuvvetlendirme.

teltim

  • Kuvvetle sille vurmak.

tesavi-i kuva / tesavi-i kuvâ

  • Kuvvetlerin müsaviliği, eşitliği.

turs

  • Kuvvet.

ucarim

  • Kuvvetli adam.

uklum

  • Kuvvetli deve.

vahy-i mahz

  • Kuvvetli ve sarih mertebede olan vahiy. Sırf vahiy olup, içinde Allah'ın bildirdiğinden başka bir şey katılmamış vahiy.

yal / yâl

  • Kuvvet, güç. Boyun, gerdan. (Farsça)

yemin / yemîn

  • Kuvvet. Bir haberi yâhut bir işi yapma veya yapmama husûsundaki azmi, iddiâyı (sözü); vallahi, tallahi şeklinde, Allahü teâlânın ism-i şerîfini anarak veya dînin izin verdiği sözlerle kuvvetlendirmek.

yümn-i iman

  • Kuvvetli imandan gelen bereket ve kuvvet, saadet.

zahr-ı kalb

  • Kuvve-i hâfıza. Ezber kuvveti. Ezbere.

zann-ı galib

  • Kuvvetli, hakikate en yakın olan zann.

zannıgalib / zânnıgalib

  • Kuvvetli zan.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın