LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kutsal ifadesini içeren 156 kelime bulundu...

ahd-i atik

  • Eski ahd. Hıristiyanlarca Mûsâ aleyhisselâma inen kitab. Bu ismi ilk olarak hıristiyanlar kullanmışlardır. Hıristiyanların Kitab-ı mukaddes denilen kitabları Ahd-i Atîk ile Ahd-i Cedîd'den meydana geldiğinden onlar da Ahd-i Atîk'i kutsal kabul etmekt edirler. Yahûdîler, Ahd-i Atîk yerine Tanah demek

ahd-i cedid / ahd-i cedîd

  • Hıristiyanların kutsal kitabı olan Kitâb-ı mukaddes'in ikinci bölümü.

ahkam-ı kudsiye / ahkâm-ı kudsiye

  • Kutsal hükümler.

ahram / ahrâm / احرام

  • Kutsal yerler. (Arapça)
  • Haremler. (Arapça)
  • Hanımlar, eşler. (Arapça)

akdes / اقدس

  • En kutsal. (Arapça)

arz-ı mukaddes

  • Kutsal ülke. Kudüs, Filistin.

asar-ı kudsiye / âsâr-ı kudsiye

  • Kutsal eserler.

aşk-ı lahuti / aşk-ı lâhûtî

  • Cenâb-ı Hakkın Zâtına mahsus kutsal aşkı.

aşk-ı mukaddes

  • Kutsal aşk.

ayet-i kudsiye / âyet-i kudsiye

  • Kutsal âyet.

bakiyat-ı salihat / bâkiyat-ı salihat

  • Ebedî âlemde sevap olarak bâki kalan kutsal sözler, dine uygun iyi ve yararlı işler.

burhan-ı kudsi / burhan-ı kudsî

  • Kutsal, mukaddes delil, Kur'ân.

celal-i kudsiyet / celâl-i kudsiyet

  • Kutsal büyüklük, haşmet.

cemal-i mukaddes / cemâl-i mukaddes

  • Kutsal ve kusursuz güzellik.

cihad etmek

  • Allah için, kutsal değerleri korumak için savaşmak.

cümle-i kudsiye

  • Kutsal cümle.

daire-i kudsiye

  • Kutsal daire.

deha-yı kudsi / deha-yı kudsî

  • Kutsal deha, zekâ.

derece-i kudsiyet

  • Kutsallık derecesi.

desatir-i kudsiye-i kur'aniye / desâtir-i kudsiye-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın kutsal prensipleri.

eczahane-i kudsiye

  • Mânevî ve kutsal eczane.

ehl-i salip

  • Haçlılar, haçı kutsal sayan Hıristiyanlar.

emakin-i mukaddese / emâkin-i mukaddese

  • Mukaddes yerler, kutsal mekânlar.

emanat-ı mübareke / emânât-ı mübâreke / امانات مباركه

  • Kutsal emanetler. (Arapça - Farsça)

esma-i kudsiye / esmâ-i kudsiye

  • Allah'ın kutsal isimleri.

esma-i kudsiye-i ilahiye / esmâ-i kudsiye-i ilâhiye

  • Allah'ın kutsal isimleri; Allah'ın her türlü kusur ve eksiklikten yüce olan isimleri.

evamir-i kudsiye / evâmir-i kudsiye

  • Kutsal emirler.

evrad-ı kudsiye

  • Kutsal virdler, devamlı tekrarlanan kutsal zikirler.

evrad-ı kudsiye-i şah-ı nakşibendi / evrâd-ı kudsiye-i şah-ı nakşibendî

  • Şah-ı Nakşibendî'nin sürekli olarak okuduğu kutsal virdler, zikirler.

ezan-ı muhammedi / ezân-ı muhammedî

  • Hz. Muhammed'in (a.s.m.) tebliğ ettiği dinin ezanı; tevhidi ilân etmek amacıyla yüksek sesle yapılan kutsal davet.

ezan-ı muhammedi (a.s.m.) / ezan-ı muhammedî (a.s.m.)

  • Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği dinin ezanı; tevhidi ilân etmek amacıyla yüksek sesle yapılan kutsal davet.

ferman-ı kudsi / ferman-ı kudsî

  • Kutsal bir makamdan gelen buyruk.

fihriste-i mukaddese

  • Kutsal liste.

gıda-yı kudsi / gıda-yı kudsî

  • Kutsal gıda.

hacerü'l-esved

  • Kabe'nin doğu köşesinde olup, yerden bir buçuk metre yükseklikte bulunan semavî, kutsal siyah taş.

hadise-i kudsiye

  • Kutsal olay.

hak-i harim / hâk-i harîm

  • Kutsal toprak.

hakaik-i kudsiye-i ilahiye / hakaik-i kudsiye-i ilâhiye

  • Allah'a ait olan kutsal hakikatler, gerçekler.

hakaik-ı kudsiye-i imaniye / hakaik-ı kudsiye-i imâniye

  • Kutsal iman hakikatleri, esasları.

hakaik-i kudsiye-i imaniye

  • İmanın kutsal hakikatleri, esasları.

hakaik-i kudsiye-i imaniye ve kur'aniye / hakaik-i kudsiye-i imaniye ve kur'âniye

  • Kur'ân'ın ve imanın mukaddes ve kutsal hakikatleri.

hakikat-ı kudsiye

  • Kutsal gerçek.

hakikat-i kudsiye

  • Kutsal hakikatler.

hakikat-i kudsiye-i kur'aniye / hakikat-i kudsiye-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın kutsal gerçeği, özü.

halim-i alihimmet / halîm-i âlihimmet

  • Yumuşak huylu olmasının yanı sıra kutsal değerler uğruna gayret gösteren.

hamiyet

  • Din ve vatan gibi kutsal değerleri ve kendi yakınlarını koruma duygusu ve gayreti.

haremgah-ı ilahi / haremgâh-ı ilâhî

  • Cenâb-ı Hakkın mübarek kıldığı ve özel kimselerden başkasına açmadığı kutsal mekân.

harim / harîm / حریم

  • Kutsal. (Arapça)
  • Harem. (Arapça)
  • Avlu. (Arapça)

harim-i ismet / harîm-i ismet / حریم عصمت

  • Kutsal saha. (Farsça)

harim-i kudsi / harîm-i kudsî

  • Herkesin bilemeyeceği gizli kutsal harem.

harita-i kudsiye

  • Kutsal harita.

hayat-ı kudsiye-i islamiye / hayat-ı kudsiye-i islâmiye

  • İslâmiyetin tesis ettiği kutsal hayat.

hazain-i kudsiye / hazâin-i kudsiye

  • Mukaddes, kutsal hazineler.

hazine-i kudsiye

  • Kutsal hazine.

hediye-i kudsiye

  • Kutsal hediye.

hikmet-i kudsiye-i kur'aniye / hikmet-i kudsiye-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın kutsal hikmeti, onun hikmet ilmi.

himemat-ı kudsiye

  • Kutsal himmetler, mânevî yardımlar.

hırka-i seadet / hırka-i seâdet

  • Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâb-ı kirâmdan (Peygamberimizin arkadaşlarından), Kâ'b bin Züheyr'e, yazdığı güzel kasîdesinden dolayı hediye ettiği bu hırka, İstanbul'da Topkapı Sarayı Müzesi Hırka-i Seâdet dâiresinde diğer kutsal emânetlerle birlikte muhâfaza edilmektedir.

hizmet-i kudsiye

  • Kutsal hizmet.

hizmet-i kudsiye-i kur'aniye / hizmet-i kudsiye-i kur'âniye

  • Kutsal olan Kur'ân hizmeti.

huruf-u kudsiye-i şifre-i ilahiye / hurûf-u kudsiye-i şifre-i ilâhiye

  • Birer İlâhî şifre olan kutsal harfler.

hüsn-ü mukaddes

  • Kutsal ve kusursuz güzellik.

ilan-ı kudsi / ilân-ı kudsî

  • Kutsal ilân.

ism-i mukaddes

  • Kutsal isim (kutsal olan "şeriat" ismi).

kabe-i muazzama / kâbe-i muazzama

  • Büyük ve kutsal Kâbe.

kabe-i mükerreme / kâbe-i mükerreme

  • Müslümanların kıblesi olan kutsal yapı.

kal'a-i kudsiye

  • Kutsal kale.

kelam-ı akdes / kelâm-ı akdes

  • Kutsal söz; Kur'ân.

kelam-ı kudsi / kelâm-ı kudsî

  • Kutsal kelâm, söz.

kelimat-ı kudsiye / kelimât-ı kudsiye

  • Kutsal kelimeler.

kelime-i kudsiye

  • Kutsal kelime.

kelime-i kudsiye-yi tevhidiye

  • Cenâb-ı Hakkın birliğini ifade eden kutsal kelime.

kemal-i şuun / kemâl-i şuûn

  • Zâtî niteliklerin mükemmelliği; yaratıcılık ve rızık vericilik gibi Cenâb-ı Hakkın Zâtında bulunan kutsal özelliklerin mükemmelliği.

kitab-ı sübhani / kitab-ı sübhânî

  • Her türlü eksiklikten sonsuz derecede yüce olan Allah'a ait kutsal kitap.

kitabet-i kudsiye

  • Kutsal yazılımlar, yazılar.

kudsi / kudsî / قدسى

  • (Kuds. dan) Mukaddes, kutsal, muazzez.
  • Kutsal, melekut ve lâhut âlemine mahsus.
  • Kutsal, temiz, arınmış, yüce.
  • Kutsal. (Arapça)

kudsi cümle-i kur'aniye / kudsi cümle-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın kutsal cümlesi; âyet.

kudsi hakaik / kudsî hakaik

  • Kutsal hakikatler, esaslar.

kudsi hikmet / kudsî hikmet

  • Maddî manevî herşeyin kutsal gaye ve faydalarını öğreten ilim.

kudsi kelam / kudsi kelâm

  • Kutsal kelime, söz.

kudsi milliyet / kudsî milliyet

  • Kutsal İslâm milliyeti.

kudsi üstad / kudsî üstad

  • Kutsal, kutsal kaynaktan güç ve ilim alan üstad, Resul-i Ekrem Efendimizdir (a.s.m.).

kudsiye

  • Kutsal.
  • Mukaddes, kutsal.

kudsiyet / قدسيت

  • Kutsallık; Cenâb-ı Hakka mensup ve doğrudan Ona bağlı olma; Kur'ân gibi.
  • Kutsallık, yücelik, temizlik.
  • Kutsallık. (Arapça)

kudsiyet-i hizmet

  • Hizmetin kutsallığı.

kudsiyetşiken / قدسيت شكن

  • Kutsallığı bozan; kutsal olan şeylere karşı saygısız. (Arapça - Farsça)

kudsiyye

  • Kutsal, kusursuz ve yüce.

kütüb-i münzele

  • Allah tarafından indirilmiş olan kutsal kitaplar.

kütüb-ü mukaddese

  • Kutsal kitaplar—Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'ân-ı Kerim.

kütüb-ü mukaddese-i semaviye / kütüb-ü mukaddese-i semâviye

  • Vahye dayanan kutsal kitaplar—Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'ân-ı Kerîm.

kütüb-ü sabıka / kütüb-ü sâbıka

  • Peygamberimizden önceki peygamberlere Allah tarafından gönderilmiş kutsal kitaplar.

kütüb-ü semavi / kütüb-ü semâvi

  • Vahye dayanan kutsal kitaplar.

kütüb-ü semaviye / kütüb-ü semâviye

  • Allah'ın gönderdiği kutsal kitaplar; vahiy ile gelen Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'ân-ı Kerim.

kuvve-i kudsiye

  • Kutsal güç.

kuvvet-i kudsiye

  • Kutsal bir güç.

lazımın lazımı / lâzımın lâzımı

  • Lâzımdan ayrı düşünülemeyen ve lâzımdan da önce gelen şey; meselâ Kur'ân için kutsallık, yani Kur'ân'ın Cenâb-ı Hakkın kelâmı olması.

lezzet-i kudsiye

  • Kutsal lezzet.

maani-i kudsiye / maânî-i kudsiye

  • Kutsal anlamlar.

maden-i kudsi / mâden-i kudsî

  • Mukaddes, kutsal mâden, kaynak.

mahiyet-i kudsiye-i ahmediye

  • Hz. Muhammed'in (a.s.m.) mukaddes, kutsal mahiyeti, mânevî özü, gerçeği.

makam-ı kudsi / makam-ı kudsî

  • Kutsal makam, derece.

makdis

  • Kutsal yer.

mal-ı mukaddes / mâl-ı mukaddes

  • Kutsal mal.

mana-yı kudsi / mânâ-yı kudsî

  • Kutsal mânâ.

marifet-i kudsiye / mârifet-i kudsiye

  • Allah'ı tanıma ve bilmeden gelen kutsal bilgi, marifet.

meclis-i meb'usan-ı mukaddese

  • Kutsal vekiller meclisi.

merhamet-i kudsiye

  • Kutsal merhamet, acıma.

mesail-i kudsiye

  • Kutsal meseleler.

mescid-i mukaddes

  • Kutsal mescid.

mesele-i kudsiye

  • Kutsal mesele.

mesele-i kudsiyesi

  • Kutsal mesele.

meslek-i kudsi / meslek-i kudsî

  • Kutsal yol, metod.

meyve-i kudsiye

  • Kutsal, kusursuz ve yüce meyve.

meziyet-i mukaddese

  • Kutsal meziyet, vasıf.

millet-i kudsiye

  • Kutsal millet olan İslâmiyet.

milliyet-i kudsiye

  • Kutsal İslâm milliyetçiliği.

muhaberat-ı kudsiye / muhâberât-ı kudsiye

  • Kutsal haberleşmeler.

mukaddes / مقدس

  • Mübârek, kutsal. Ayb, çirkin ve kötü şeylerden uzak; temiz.
  • Kutsal olan.
  • Kutsal. (Arapça)

mukaddes rejim

  • Dinî yönetim; İslâmın ve Kur'ân'ın kutsal hükümlerinin uygulandığı yönetim.

mukaddesat / mukaddesât / مقدسات

  • Kutsal olanlar.
  • Mukaddes olan şeyler, kutsal değerler.
  • Kutsal değerler. (Arapça)

mukaddesat-ı beşeriye / mukaddesât-ı beşeriye

  • İnsanların kutsal değerleri.

mukaddesat-ı diniye / mukaddesât-ı diniye

  • Dine ait kutsal değerler.

mükaleme-i kudsiye / mükâleme-i kudsiye

  • Karşılıklı kutsal konuşma.

mütekaddis

  • (Kuds. den) Çok temiz olan. Takaddüs eden, kutsal olan.

nasayih-i kudsiye / nasâyih-i kudsiye

  • Kutsal nasihatler, öğütler.

naşir-i küfr-ü küfran / nâşir-i küfr-ü küfran

  • Küfür ve küfranı yayan; kutsal şeylere karşı inkarcılığı ve nimetlere karşı nankörlüğü yayan.

netice-i kudsiye

  • Kutsal sonuç.

nümune-i kudsi / nümune-i kudsî

  • Kutsal örnek.

ruh-u kudsi / ruh-u kudsî

  • Kutsal ruh.

saltanat-ı kudsiye

  • Kutsal saltanat, egemenlik.

sava / savâ

  • Kutsal sayılan ve Peygamberimizin doğduğu gece kuruyan bir göl.

şifa-yı kudsiye

  • Kutsal bir kaynaktan gelen şifa.

sıfat-ı kudsiye / sıfât-ı kudsiye

  • Kutsal vasıflar ve özellikler.

sıfat-ı mutlaka-i muhita / sıfât-ı mutlaka-i muhîta

  • Allah'ın yüce Zâtını niteleyen ve bütün kâinatı kuşatan sınırsız ve sonsuz kutsal özellikler.

sıfat-ı seb'a-i kudsiye / sıfât-ı seb'a-i kudsiye

  • Kutsal yedi sıfat.

şifre-i kudsiye-i ilahiye / şifre-i kudsiye-i ilâhiye

  • Kutsal İlâhî şifreler.

sırr-ı kudsi / sırr-ı kudsî

  • Mukaddes, kutsal sır.

sure-i kudsiye / sûre-i kudsiye

  • Kutsal sûre.

şuun

  • Cenâb-ı Hakkın yüce sıfatlarının mahiyetlerinde bulunan ve onları tecellîye sevk eden Zâtına ait kutsal özellikler.

şuunat-ı rububiyet / şuûnât-ı rububiyet

  • İdare ve terbiye edici Rabbimizin zâtına mahsus kutsal özellikler, temel nitelikler.

şuunat-ı sübhaniye / şuûnât-ı sübhâniye

  • Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah'ın yüce sıfatlarının mahiyetlerinde bulunan ve onları tecelliye sevkeden Zâtına ait kutsal özellikler.

şuunat-ı uluhiyet / şuûnât-ı ulûhiyet

  • İlâhlığın şe'nleri, kutsal özellikleri.

şuunat-ı zatiye / şuûnât-ı zâtiye

  • Cenâb-ı Hakkın yüce sıfatlarının mahiyetlerinde bulunan ve onları tecellîye sevk eden Zâtına ait kutsal özellikler.

taht-ı mukaddes

  • Kutsal taht, makam.

takaddüs

  • Kutsal olma, yüce ve temiz olma.

tanzif-i kudsi / tanzif-i kudsî

  • Kutsal temizleme.

teşbih-i latif-i kudsi / teşbih-i lâtif-i kudsî

  • Kutsal ve güzel bir benzetme.

tiryak-ı kudsi / tiryak-ı kudsî

  • Kutsal ilâç.

unvan-ı mukaddes

  • Kutsal unvan.

üstad-ı kudsi / üstad-ı kudsî

  • Kutsal üstad, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (a.s.m.).

vaftiz

  • Hıristiyanların dine gireni kutsal suya sokma merasimi.

vazife-i kudsiye

  • Kutsal vazife.

vazife-i kudsiye-i imaniye

  • Mukaddes iman vazifesi, kutsal imanî görev.

vazife-i mukaddese

  • Kutsal vazife.

vaziyet-i kudsiye

  • Yüce, kutsal durum.

zevat-ı kudsiye / zevât-ı kudsiye

  • Kutsal, yüce zâtlar.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR