LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kum kelimesini içeren 35 kelime bulundu...

akmişe / اقمشه

  • Kumaşlar. (Arapça)

bur / bûr / بور

  • Kumral. (Farsça)

cer'a

  • Kumlu, otsuz yer.

cerge / جرگه

  • Küme. (Farsça)

cünbüde

  • Kümbet, kubbe.

dübsiyy

  • Kumruya benzer bir kuş.

eşme

  • Kumsal yerde kaynayan pınar.

günbed / گنبد

  • Kümbet, kubbe, üst tarafı yuvarlak şekilde olan bina veya çıkıntı. (Farsça)
  • Kümbet. (Farsça)

havzaa

  • Kumluktan alınmış bir miktar kum.

hıkf

  • Kumun bir yere toplanıp yığılarak tepe gibi olması.

huleke

  • Kum içinde olan küçük bir hayvan.

ihtibak

  • Kumaş ve bez dokuma.

kesib

  • Kum tepesi.

kevme

  • Küme.

kımar

  • Kumâr.

kıyadet

  • Kumandanlık, seraskerlik. Kumanda.

kuddüs kuşu

  • Kumru.

kumar / kumâr / قمار

  • Kumar. (Arapça)

kumarbaz

  • Kumar oynayan. Kumarcı.

kumaş / kumâş / قماش

  • Kumaş. (Arapça)

kumistan / kumistân

  • Kumluk çöl veya arâzi. (Farsça)
  • Kumluk, çöl.
  • Kumluk yer, çöl.

kumri / kumrî / قمری

  • Kumru. (Arapça)

kuvvad

  • Kumandanlar, seraskerler, komutanlar.

mahur

  • Kumarhâne. Meyhâne. (Farsça)

mişa'

  • Kumsuz yer.

mukamere

  • Kumar oynama.

mukamir

  • Kumarbaz. Kumar oynatan.

revasib-i remliye

  • Kum tortuları.

serdar

  • Kumandan.

takamür

  • Kumar oynamak.

tarfes

  • Kum yığını.

timsal / timsâl

  • Kumaşa, kâğıda, duvara ve başka yerlere yapılmış canlı resimler.

velec

  • Kumlu yerde olan yol.

yesur

  • Kumarbaz.

zalef

  • Kum ve taş olmayan sağlam yer.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın