LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kosa ifadesini içeren 50 kelime bulundu...

adiyat / âdiyât

  • (Adiv. den ism-i faildir) Hızla koşmak, seyirtmek. (At, deve v.s. koşanların hepsine ıtlak olunabilir.)
  • Mc: Düşmanlık, zulüm.
  • Dâima muharebeye koşup hücum eden cemaat.
  • Uzaklık. (Kamus)

advan

  • Çok koşan kimse.

bad-reftar

  • Rüzgâr gibi hızlı yürüyen. Çabuk ve hızlı koşan, sür'atli. (Farsça)

bad-seyr

  • Hızlı yürüyen, rüzgâr gibi koşan, ayağına çabuk. (Farsça)

bahire / bâhire

  • Dikenli ağaç.
  • Çok koşan cins bir deve.
  • Çok koşan cins deve.
  • Dikenli ağaç.

cevval / cevvâl / جوال

  • Çok hareketli, koşan. (Arapça)

dabh

  • Atların koşu esnasındaki nefeslerinin sesleridir ki, sahil denilen kişnemek değil, yemi ve sahibini gördüğü zaman yaptığı gibi hamhame denilen sesi de değil; hızlı nefes sesi olan bir harıltı ve hohlamadır. Denilmiştir ki: Dabh, bir at ve bir de köpek koşarken olur.

dadres / dâdres / دادرس

  • İmdada koşan. (Farsça)

devan

  • Hızlı yürüyen, koşan, seğirten. (Farsça)

edeyan

  • Çok koşan hayvan. (Farsça)

eferr

  • Çok koşan, pek çok kaçan.

ehl-i heva / ehl-i hevâ

  • Nefsine uyan, nefsinin arzu ve istekleri peşinde koşan.
  • Bid'at (dinde olmayan inanış ve işler) sâhibi.

ehl-i nur

  • Nura doğru koşanlar.

ehl-i şirk / اَهْلِ شِرْكْ

  • Allah'a ortak koşanlar.
  • Allaha ortak koşanlar.

ehl-i şirk ve dalalet / ehl-i şirk ve dalâlet / اَهْلِ شِرْكْ وَ ضَلَالَتْ

  • Allah'a ortak koşanlar ve hak yoldan sapmış inançsız kimseler.
  • Allaha ortak koşanlar ve haktan sapanlar.

ehl-i şirk ve tuğyan / ehl-i şirk ve tuğyân / اَهْلِ شِرْكْ وَطُغْيَانْ

  • Allah'a ortak koşanlar, isyan ve inançsızlıkta çok ileri gidenler.
  • Ortak koşanlar ve azgınlık yapanlar.

ehlişirk

  • Allaha ortak koşanlar.

feryad-res

  • Feryâd edenin imdâdına koşan, yardımına gelen. (Farsça)

feryadres / feryâdres / فریادرس

  • İmdada koşan. (Farsça)

hafi / hâfî / حافى

  • Yalın ayak yürüyen veya koşan.
  • Çok ikram eden insan. İnsanı güler yüzle karşılayan.
  • Yalınayak koşan. (Arapça)

hafif / hafîf

  • Kuş uçarken, at koşarken veya rüzgâr eserken meydana gelen hışırtı, hışlama.

hatib-i rabbani / hatib-i rabbânî

  • Allah'ın bir hutbecisi, Onun adına koşan.

hayalperest / hayâlperest

  • Hayâl peşinde koşan.

hebhebi / hebhebî

  • Çoban.
  • Hizmete koşan yiğit.

hevaperest / hevâperest / هواپرست

  • Yasak arzuları peşinde koşan.
  • Nefsinin istekleri peşinde koşan. (Arapça - Farsça)

hevaperestane / hevâperestâne

  • Yasak arzuların peşinde koşarcasına.

hezim / hezîm

  • Sağanaklı yağmur.
  • Gök gürültüsü.
  • Koşarken kişneyen at.

ivgen

  • Koşan, acele eden.

lazy

  • Hiçbir dîne inanmıyanlar ile müşriklerin (Allahü teâlâya ortak koşanların) azâb görecekleri, Cehennem'in altıncı tabakası.

lezzetperest

  • Maddî mânevi zevk ve lezzet peşinde koşan, zevk ve lezzete düşkün.

mededres / مددرس

  • Yardıma koşan, imdada koşan. (Arapça - Farsça)

muakkib

  • Ardına düşen, takib eden, ardından koşan.
  • Tağyir ve ibtal eden.

muakkibin / muakkibîn

  • Tâkipçiler, arkasından koşanlar, ardından gelenler.

mucib-i muğis / mucîb-i muğîs

  • Yardıma muhtaç olan ve kendinden yardım dileyen varlıkların imdadına koşan, ihtiyaçlarına cevap veren, Allah.

mugis / mugîs

  • Yardım eden, yardıma koşan. Medet edici. Muin.

müşrik / مُشْرِكْ

  • Allah'a şirk koşan.
  • Allah'a ortak koşan.
  • Allahü teâlâya şirk (ortak) koşan. Allahü teâlâyı mâbûd bildiği hâlde put veya benzeri şeyleri de ilâh, tanrı edinen.
  • Allaha ortak koşan.
  • Allah'a ortak koşan.

müşrik-i kureyş

  • Allah'a ortak koşan Kureyşli müşrikler, kâfirler.

müşrikin / müşrikîn

  • Müşrikler, Allah'a ortak koşanlar.
  • (Tekili: Müşrik) (şirk. den) Müşrikler, Allah'a şirk koşanlar.

müteserri'

  • (Sür'at. den) Koşan, acele davranan, sür'atli hareket eden.

nefs-i pürheves

  • Heveslerinin peşinde koşan nefis.

pertab

  • Atılma, sıçrama. (Farsça)
  • Hız almak için geriden koşarak atılma. (Farsça)
  • Uzağa düşen ok veya başka bir şey. (Farsça)

pürheves

  • Heveslerinin peşinde koşan.

puyan / pûyân / پویان

  • Koşan. Seğirten. (Farsça)
  • Koşan, hızla giden. (Farsça)
  • Geçip giden. (Farsça)
  • Pûyân olmak: Geçip gitmek. (Farsça)

puyende

  • Koşan. Seğirtici. Koşucu. (Farsça)

sabur / sabûr

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi vakti gelince ve belli miktarı ile yaratan, bu hususta acele etmeyen, kendisine şirk (ortak) koşan ve başka günâhları işleyerek isyân edenleri cezâlandırmaya kâdir (gücü yetici) iken, cezâ vermekte acele etmeyen.

sebük-inan / sebük-inân

  • Çabuk koşan. (Farsça)

şitaban / şitâbân / شتابان

  • Koşan, seğirten. (Farsça)
  • Şitâbân olmak: Koşmak, seğirtmek. (Farsça)

tekapu / tekâpu

  • Öteye beriye seğirtme. Telâşla koşarak birşeyler araştırma. (Farsça)
  • Dalkavukluk. (Farsça)

tere'

  • Dolu nesne.
  • Kötülüğe ve şerre koşan kimse.

yele

  • Kuvvetle saldıran. (Farsça)
  • Otlağa salınmış hayvan sürüsü. (Farsça)
  • Koşan, koşucu, seğirten. (Farsça)
  • Bazı hayvanların ensesindeki kıllar. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın