LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kop kelimesini içeren 51 kelime bulundu...

asıl maa-suret

  • Kopyasıyla beraber aslı.

beküsiste

  • Kopuk, kopmuş. Düşük, düşmüş. Gevşek, çözük. (Farsça)

berkende

  • Koparılmış, sökülmüş, kökünden çıkarılıp atılmış. (Farsça)

cisr / جسر

  • Köprü.
  • Köprü. (Arapça)

dereke-i kelbiyet

  • Köpeklik derecesi, seviyesi.

engiz

  • Koparan, karıştıran, tahrib eden. (Farsça)

fakfaka

  • Köpeğin korkudan ürümesi.

hablü'l-metin-i milliyet / hablü'l-metîn-i milliyet

  • Kopmaz bir bağ ile insanları birbirine bağlayan milliyet, millî özellikler.

halta

  • Köpeklere takılan boyun halkası. Tasma.

hashas

  • Koparılmış olmak.

herr

  • Köpek uluması, köpek hırlaması.

icfa'

  • Koparmak.

iczab

  • Koparmak.

intiza'

  • Koparıp alma, çekip koparma.

ıztılam

  • Koparmak. Kat'etmek, kesmek.

kal' / قلع

  • Koparma, koparılma, sökme, sökülme, çıkarılma, temelinden çekip atma.
  • Koparma.
  • Koparma, sökme. (Arapça)

kantara

  • Köprü.
  • Köprü, geçit.

kef / كف

  • Köpük.
  • Köpük. (Farsça)
  • Köpük. (Farsça)

kelb / كلب

  • Köpek.
  • Köpek.
  • Köpek.
  • Köpek. (Arapça)

kelbi / kelbî

  • Köpeğe ait, köpekle alâkalı. Köpek cinsinden olan ve köpeğe müteallik.

kelbiyet

  • Köpeklik.

kelp

  • Köpek.

kilab / kilâb / كلاب

  • Köpekler.
  • Köpekler. (Arapça)

lecz

  • Köpeğin kab kacak yalaması.

lenfisam / lenfisâm

  • Kopmaz olan.

müsir

  • Koparan, kaldıran.

mütekalibane / mütekâlibâne

  • Köpek gibi birbirinin üstüne sıçrayarak. (Farsça)

müzbid

  • Köpüklenen.

nebh

  • Köpeğin ürüyüp uluması.

nibah

  • Köpek havlaması.

nüsha / نُسْخَه

  • Kopya.
  • Kopya.

pül

  • Köprü. (Farsça)

reşn

  • Köpeğin, başını kaba sokması.

rezn

  • Koparmak.

sa'sae

  • Köpek eniğinin gözü açılmadan gözünü depretip bakmak istemesi.

sacur

  • Köpeğin boynuna takılan tasma.

şagr

  • Köpeğin bir ayağını kaldırıp bevletmesi.

seg / سگ

  • Köpek, kelb. (Farsça)
  • Köpek. (Farsça)

segpeçe

  • Köpek yavrusu. (Farsça)

tekebküp

  • Köpekleşme.

teklib

  • Köpeğe av öğretmek.

terkuve / ترقوه

  • Köprücük kemiği. (Arapça)

tevbis

  • Köpek yavrusunun gözlerini açması.

tezebbüd

  • Köpürme, köpüklenme. Kaymaklanma, kaymak bağlama.

üren kelb

  • Köpek ürümek, havlamak.

urvetü'l-vüska / urvetü'l-vüskâ

  • Kopmaz sağlam tutanak.

velg

  • Köpeğin kap içinden su içmesi veya bir şey yeyip yalaması.

vülug

  • Köpeğin su içmesi.

yeşk

  • Köpek dişi adı verilen sivri diş. (Farsça)

za'c

  • Koparmak.

zebed

  • Köpük.
  • Köpük.