LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kiriş ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

ajeng / âjeng / آژنگ

  • Buruşuk, cilt kırışığı. (Farsça)

bang / bâng / بانگ

  • Ses. (Farsça)
  • Haykırış. (Farsça)

bezm

  • Yayın kirişini çekip, sonra salıverme.
  • Bir şeyi diş ucuyla ısırma.

buak

  • Şiddetli sel.
  • Şiddetli ses, sadâ. Haykırış.
  • Birden bire, ansızın gelen yağmur.

çile

  • Eziyet. Sıkıntı. (Farsça)
  • İplik. (Farsça)
  • Yay kirişi. (Farsça)
  • Tas: Dervişlerin kapalı bir yere çekilerek ibadetle geçirdikleri kırk gün. (Farsça)

çin / çîn / چين

  • Kırışık. (Farsça)

çin-i cebin / çin-i cebîn / چِينِ جَبِينْ

  • Alın buruşuğu. Alın kırışığı.
  • Alın kırışıklığı.

darbam

  • Direk, kiriş. (Farsça)

derek

  • Urgan ucuna eklenip, kovanın kulpuna bağlanan ip parçası (urgan suya değmesin diye)
  • Kiriş uçlarında olan halka (yayın başlarına geçirirler.)

feca

  • Kirişi çıkmış yay.

fecva

  • Kirişi çıkmış ve ayrılmış olan yay.

gamgama

  • Bağırtı, haykırış.

gıriv / gırîv / گریو

  • Haykırış, çığlık. (Farsça)

hamtar

  • Dolu kırba.
  • Yay kirişi.

hanire / hanîre

  • (Çoğulu: Hanâyir) Parmak başlarındaki boğum.
  • Kadınların yün ve pamuk attıkları yay.
  • Kirişi olmayan yay.

hasub

  • Kirişini atan yay.

ıtnabe

  • Gölgelik, sâyeban.
  • Keman teli, keman kirişi.

na're

  • Haykırış.

nakz

  • Bozmak. Çözmek. Kırmak.
  • Bir sözleşmeyi yok saymak.
  • Kalın bir şeridi çözüp dağıtmak.
  • Parmaklarda veya âzâda oynak yerler.
  • Kiriş.
  • Palan. Deri.

nevatır

  • Kirişi kesik olan yay.

ok

  • Yay veya keman denilen kavis şeklinde bükülmüş bir ağaç çubuğa gerili kirişe takılarak uzağa atılan ucu sivri demirli ince ve kısa değneğe verilen addır. Ok, silâhın icadından evvel insanlar tarafından kullanılmış ise de, en büyük mahareti Türkler, Araplar göstermişlerdir.

rasafe

  • (Çoğulu: Risâf) Ok üstüne sarılan kiriş.

rasf

  • Oka kiriş sarmak.
  • Birbirine zammetmek.
  • Kaldırım döşemek.

rud

  • Irmak, çay. (Farsça)
  • Saz teli, saz kirişi. (Farsça)
  • Kemençe. (Farsça)

sayha / صيحه

  • Haykırış. (Arapça)

sıyah

  • (Tekili: Sayha) Bağırmalar, çığlıklar, haykırışlar, feryadlar.

tefvik

  • Tar: Okçulukta, yayın sol el ile yukarıya kaldırılması.
  • Okun gezini yayın kirişine koymak.

tevtir

  • Yay gibi germek. Yaya kiriş germe.

velvele

  • Coşku, haykırış.

veşveşe

  • Hafiflik.
  • Kırış mırış olmak.

veter / وتر

  • Yay kirişi.
  • Yayın çilesi. İp ve kiriş.
  • Bir kavsın iki ucu arasına çekilen doğru çizgi.
  • Kasları hareket ettiren kalın sinir.
  • Kiriş. (Arapça)
  • Saz teli. (Arapça)