LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Keyif ifadesini içeren 37 kelime bulundu...

ayş / عيش

  • Yaşama, keyif alma, gününü gün etme. (Arapça)

bade-i ikbal / bâde-i ikbal

  • İkbal şarabı. Yüksek mevkide bulunmanın verdiği geçici neşe ve keyif.

efran

  • Neş'eli, keyifli, sevinçli olan kimse. Mesrur.

esrar

  • (Tekili: Sır) Sırlar. Gizli hikmetler ve mânalar. Bilinmeyen şeyler.
  • Keyif veren zehir. Uyuşturucu madde.
  • Elinde ve el ayasında olan hatlar.

heşş

  • Gevrek, kolayca kırılabilir olan.
  • Keyifli, şen.

ıtrab

  • (Tarab. dan) şevke getirme, keyiflendirme.

keyf / كيف

  • Keyif, afiyet. (Arapça)

mizacgir

  • Mizâc ve keyiflere göre hareket eden. (Farsça)

müfterih

  • (Ferah. dan) Keyifli, neşeli. Şen, ferah içinde olan.

mükeyyif / مكيف

  • Keyif verici, neşelendirici şey. Sarhoşluk veren.
  • Klima cihazı.
  • Keyif verici. (Arapça)

mükeyyifat / mükeyyifât

  • Keyif verici, sarhoşluk verici şeyler.

münharif-ül mizac

  • Rahatsız, keyifsiz.

mütebehhic

  • Şen ve keyifli olan. Sevinç içinde olan.

mütekeyyifane

  • Keyiflenerek.

na-mizac

  • Keyifsiz, rahatsız, hasta. (Farsça)

na-mizaci / na-mizacî

  • Keyifsizlik, rahatsızlık, hastalık. (Farsça)

neş'e-yab

  • Keyifli, neşeli, sevinçli. (Farsça)

neşe

  • Keyif, sevinç.

neşve

  • (Nişve - Nüşve) Sevinç, keyif.
  • Büyümek ve yetişmek.
  • Koklamak.
  • Rayiha.
  • Bir şeyi tekrarlamak.
  • Mest ve sarhoş olmak.
  • İyice duyup vâkıf olmak.

neşvebahş

  • Keyif ve neşe veren. Neşelendiren. (Farsça)

neşvedar / neşvedâr

  • Keyifli, neşeli. (Farsça)

neşvegah / neşvegâh

  • Neşe ve keyif yeri. (Farsça)

neşvemend

  • Keyifli, neşeli. (Farsça)

neşvet

  • Keyif, neşe. Sevinç sarhoşluğu.

neşveyab

  • Neşeli, keyifli. (Farsça)

nuş etmek / nûş etmek

  • İçmek, keyiflenmek.

sa'teri / sa'terî

  • şen ve keyifli kimse.
  • Kekik otu ile alâkalı.
  • Soytarı.

safa-yı kebir

  • Büyük zevk, keyif.

sakamet

  • Bozukluk, ziyan, noksan, zarar, eksiklik.
  • Keyifsizlik.
  • Dert.

sakim

  • Hasta, keyifsiz, sağlam olmayan.
  • Yanlış.

şevk-alud / şevk-âlud

  • Şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli. (Farsça)

tatarrub

  • Şevke gelme, coşma, neşelenme, keyiflenme.

tatrib

  • Zevklendirme, neşelendirme, keyiflendirme.

tekeyyüf / تكيف

  • Bir keyfiyet kabul etmek. Eksiltmek veya noksan etmek. Keyfiyetlenmek.
  • Keyiflenmek.
  • Keyiflenme. (Arapça)

teneşşut

  • (Neşat. dan) Ferahlanma, keyiflenme.

tenşit

  • (Çoğulu: Tenşitât) (Neşât. dan) Keyiflendirme, şenlendirme.

tiryaki

  • Afyon kullanmağa alışmış, afyonkeş.
  • Keyif verici şeyler kullanmağa alışık olan.
  • Mc: Huysuz, aksi, titiz.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR