LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kerih ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

abese

  • (Abs. den) Çehresini çattı, sureti kerih oldu (meâlinde).

atb

  • Hışım etmek.
  • Fesad.
  • İkrah olunan, kerih görülen.

ekreh

  • Çok iğrenç, en kerih.

ekreh-i mahlukat

  • Mahlukların en kerihi, en iğrenci.

eza

  • Ticarette kaybetme, zarar etme.
  • Kibir ve gururunu bıraktırma.
  • Sıkıntı, eziyet, zulüm, cevr, sitem, renc, incinmek. İnsanın kerih görüp mahzun olduğu şey.
  • Hayır ve sadaka yoluyla mal vermede gururlanmak. Tetavül etmek.

fezaze

  • Ahlâkı kaba ve kerih olmak.

istikrah / istikrâh

  • Beğenmeme, kötü ve kerih görme.
  • Bir şeyi kötü ve kerih görmek. Beğenmemek, nefret etmek. Bir şeyi cebir ve ikrah ile işlemek.
  • Kerih ve kötü görmek, tiksinmek bir şeyi beğenmemek, bir şeyi zorla yapma.

istisgar

  • Küçümsemek. Küçük görmek. Kerih görmek.

kerahiyyet

  • Mekruh oluş. Kerih ve çirkin olan işin hâli.

keraih

  • (Tekili: Kerihe) Nefret edilecek ve iğrenç şeyler.

kerh

  • İğrenme, hoşlanmayıp tiksinme.
  • Zorlama.
  • Bir şey sonradan nâ-hoş ve kerih olmak.

maal-kerahe

  • Kerih, çirkin, kötü olmakla beraber. Kerahetle beraber. Mekruh olarak.

müstekrih

  • (Kerâhet. den) İğrenen, tiksinen, istikrah eden, kerih gören, nefret eden.

mütekerrih

  • (İkrah. dan) Kerih gören, tekerrüh eden, ikrah eden. Tiksinen.
  • Surat asan.

netn

  • Fena kokmak. Kötü, kerih koku.

rağm

  • (Ragm) Bir şeyden hoşlanmayıp kerih görmek. Bir işi birisine zor ile tutturmak. Züll ve hakaret. Kahretmek.

şetim

  • Küfredilmiş sövülmüş kimse.
  • Kerih ve kabih olan, çirkin.

takazzür

  • İstikrah etmek, kerih görmek, beğenmemek.

tekerrüh

  • (Kerh. den) İğrenme, kerih görme.

telcie

  • İkrah etmek, iğrenmek, tiksinmek, kerih görmek.

tenzihen mekruh

  • Nehyine dair şer'î bir delil olmamakla beraber işlenmesi kerih görülen iş. (Helâle yakın iş)

ze'r

  • Kerih görmek. İğrenmek. Nefret etmek.

zıd

  • Aksi, muhâlif, zıt.
  • Nefret edilen, kerih şey.