LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kepaze ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

erzal

  • (Tekili: Rezil) Reziller. Kepâzeler. Herkesten hakaret ve nefret görenler.

fenh

  • Kahretmek. Zelil kepaze etmek.

ihza'

  • Rezil ve rüsvay etme. Kepâze etme.

irtihaz

  • Rezil rüsvay olma. Kepaze olma.İRTİKA' : Yükselme, yukarı çıkma.
  • Daha yüksek yerlere ve mevkilere erişme. Yüksek derecelere ulaşma.

istirzal

  • (Rezalet. den) Rezil sayma. Kepaze, bayağı ve aşağılık görme.

lüvam

  • Melâmetlik, rüsvaylık, rezil kepaze olmaklık.

mahazi

  • Rezalet ve kepazelik sebebi olan kötü huylar.

mahazil

  • (Tekili: Mahzul) Rezil ve kepaze olmuş kimseler.

mahruz

  • Kepâze, rezil, rüsvay, aşağılık, âdi. İtibarsız.

mahzi / mahzî

  • Kepâzelik ve rüsvaylığa sebep olan huy. Rezil olmağa sebebiyet veren kötü huy.

mahzulen

  • Hakir, kepaze, rezil ve rüsvay olarak.

mashara

  • Maskara, soytarı.
  • Tuhaflıklar yapan kimse.
  • Komik, gülünç.
  • Zevklenme, eğlenme.
  • Kepaze, utanmaz, rezil.

mashara-i alem / mashara-i âlem

  • Âlemin maskarası. Kepaze, rezil.

mefzaha

  • Rezilliğe ve kepâzeliğe sebebiyet veren şey.

merzul

  • Rezil ve kepaze edilmiş.

müftazıh

  • Rezil ve kepaze olmuş adam.

munfazih

  • Rezil ve kepaze olmuş.

mürtehiz

  • Rezil ve kepaze olan. İrtihaz eden.

müsterzil

  • (Rezil. den) Rezil sayan, kepaze kabul eden.

rezil ü rüsva

  • Kusur ve ayıpları meydana çıkarılmış, kepâze olmuş olan.

rüsva

  • (Rüsvay) Rezil, kepaze, maskara, ayıpları meydana çıkarılmış. (Farsça)

sünyan

  • (Çoğulu: Süniyye) Ednâ, alçak, rezil, kepâze.

ta'bid

  • Mükerrem etmek.
  • Katran bulaştırmak.
  • Hizmet etmek.
  • Zelil etmek.
  • Zelil etmek, kepaze yapmak.

tafazzuh

  • Rezillik, kepazelik. Rüsvaylık.

tahazül

  • Birbirini rüsvay etmek, kepaze etmek.

tahyis

  • Zelil etmek, kepaze etmek.
  • Boyun eğdirmek. Muti etmek.

tergim

  • Yere sürtme.
  • Zelil etmek, hor ve hakir etmek. Rezil, kepaze etmek.

tezriye

  • Savurmak.
  • Koyunun yününü kırkıp arkasında bir miktarını bırakmak.
  • Zelil etmek, kepâze yapmak.

ze'b

  • Ayıp.
  • Reddetmek. Hor ve hakir etmek, kepaze yapmak.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın