LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kaybolan ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

afil

  • Uful eden. Gurub eden. Batan.
  • Görünmez olan. Kaybolan.
  • Fâni, geçici.

atyer

  • Çabuk uçan. Derhal kaybolan.

fani

  • Muvakkat, kaybolan, gelip geçici, devamlı olmayan, misâfir.

fecr-i kazib / fecr-i kâzib

  • Fecr-i sâdıktan iki derece kadar önce doğuda görülen ve sonra kaybolan geçici beyazlık. İmsak vakti.

lehef

  • Kaybolan bir şeyden dolayı müteessir olup üzülme.

lehfe

  • Kaybolan veya yok olan birşey için üzülme.

ma-fat

  • Kaybolan. Fevt olan. Elden çıkan şey. Kaybedilen.

mafat / mâfât

  • Kaybolan, elden çıkan.

mualleka

  • (Çoğulu: Muallekat) Askılar. Henüz karar verilmemiş olanlar.
  • Kocası kaybolan kadın.
  • İslâmiyet'ten evvel Arabların meşhur edib ve şâirlerinin Kâbe duvarına astıkları yazılar ve şiirler.

mütegayyib

  • (Gayb. dan) Gözden kaybolan, görünmez olan, uzaklaşan.

neşd

  • Talep etmek, istemek.
  • Yüksek yerde düz yer olmak.
  • Kaybolan şeyi aramak.
  • Bir şeyi gereği gibi bilmek.

nişdet

  • Araştırıp sorma.
  • Kaybolan bir şeyi arama.

şihab

  • Parlak yıldız.
  • Kıvılcım.
  • Yıldızdan fırladığı zannedilen ve dünyanın atmosferinde bir an görünüp kaybolan gök taşı.

tenasuh / tenâsuh

  • Kaybolan birşeyin başka bir şekle bürünerek tekrar ortaya çıkması. Reenkarnasyon.

zayi / zâyi / ضايع

  • Elden çıkan, kaybolan.
  • Kaybolan.
  • Kaybolan.

zayi olan / zâyi olan

  • Elden çıkan, kaybolan.

zayi' / zâyi' / ضایع

  • (Ziya'. dan) Elden çıkan. Kaybolan. Yitik. Zarar, ziyan.
  • Elden çıkan, yitik, kaybolan.
  • Kaybolan. (Arapça)
  • Zâyi' etmek: Kaybetmek, yitirmek. (Arapça)
  • Zâyi' olmak: Kaybolmak, yitmek. (Arapça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın