LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Katık ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

afar

  • Arap diyarında çok olan bir yeşil ağaç.
  • Hurma ağacını islah etmek.
  • Katıksız ekmek yemek.

bije

  • Safi, halis, katıksız, sade, sırf. (Farsça)
  • Hususiyle. (Farsça)

edmen

  • Hâlis ve katıksız misk. (Farsça)

halis / hâlis / خَالِصْ

  • Hilesiz. Katıksız. Saf. Duru. Saffetli.
  • Pek beyaz.
  • Evvelce karışık iken kusuru zâil olan.
  • Her ameli, yalnız Allah rızası için işleyen. (Müennesi: Hâlise'dir)
  • Katıksız.

halisen / hâlisen

  • Halis ve katıksız olduğu halde. Hilesizce, doğru olarak.

hüsn-ü mücerred / حُسْنُ مُجَرَّدْ

  • Saf katıksız güzellik.

idam

  • Katık. Ekmekle beraber yenen şey.

imtihaz

  • Hâlis, katıksız ve saf olma. Durulanma.

kafar

  • Katıksız ekmek.

kuhh

  • Halis, saf, katıksız.

mahic

  • Sâfi, saf, katıksız.

mahuza

  • Temiz. İtibarlı, şerefli, asil.
  • Saf, hâlis, katıksız.

mahz / محض

  • Safi ve hâlis. Katıksız. Sırf. Hâs. Hulus ile muhabbet.
  • Tâ kendisi.
  • Sadece.
  • Su katılmamış hâlis süt.
  • Katıksız.

mahza

  • Ancak. Yalnız. Tek.
  • Sâde. Hâlis. Katıksız. Tam.

muhlis

  • Hâlis olan. İhlâsı kazanmak için gayret gösteren, samimi ve itikadı doğru olan. Her hâli içten ve riyâsız olan. Katıksız.

mürhe

  • Karışmamış, saf, katıksız.

nab

  • Katıksız, hâlis, saf. (Farsça)
  • Oluk. (Farsça)
  • Berrak. (Farsça)

pak

  • Temiz, saf, katıksız. Hep, tamam, mübarek, kudsi. (Farsça)

pakize

  • Temiz, pak. Lekesiz. Hâlis, saf, katıksız. (Farsça)

revk

  • (Çoğulu: Ervâk) Perde, hicâb.
  • Boynuz.
  • Ev önü.
  • Saf, hâlis, katıksız.

sade

  • Basit, karışık olmayan, katıksız. (Farsça)
  • Saf, gösterişsiz, lüzumsuz bulunmayan. (Farsça)
  • Tek katlı. (Farsça)
  • Ancak, yalnız. (Farsça)
  • Süssüz. (Farsça)
  • Derin düşünemiyen, saf adam. (Farsça)

safi / sâfi / صافي

  • Duru, katıksız, temiz.
  • Katıksız.

safiyy

  • Temiz, pak. Hâlis, saf, katıksız.

sara

  • Hâlis, saf, katıksız. (Farsça)
  • Hz. İbrahim'in (A.S.) birinci zevcesinin ismi. (Farsça)

sard

  • Nüfuz etmek, sözü geçer olmak.
  • Katıksız, saf, hâlis.
  • Soğuk.

sıhtit

  • Katı, şiddetli, şedid.
  • Çok yükselen toz.
  • Katıksız kavut denilen kavrulmuş un.

vahy-i mahz

  • Tamamıyla Allah'ın vahyi olan, hâlis ve katıksız vahiy.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR