LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kasıt ifadesini içeren 25 kelime bulundu...

adem-i kast

  • Kasıt olmaksızın, bilmeden.

amd / عمد

  • Kasıt, istek.
  • Niyet, kasıt, istek, arzu.
  • Direk koymak.
  • Kasıt. (Arapça)

amden / عمدا

  • Kasıtlı olarak. (Arapça)

an-kasdin

  • Kasıtlı olarak.

ankasdin / عن قصد

  • Kasıtlı olarak, bile bile. (Arapça)

bilkasd

  • Kasıt ile, gaye edinerek.

bilkast

  • Bilerek, kasıtlı olarak.

ehdaf

  • (Tekili: Hedef) Hedefler, nişan alınan yerler.
  • Yüksek yerler.
  • Meramlar, talebler, arzular, istekler, gayeler, maksadlar, kasıtlar.

eser-i kast

  • Kasıt ve isteğin sonucu, bilerek ve isteyerek ortaya çıkan bir durum.

garaz

  • (Çoğulu: Ağraz) Maksat, niyet, gaye, kasıt. Kötü niyet. Kin.
  • Ok atılan nişan.
  • Izdırab. Acı.
  • Zelillik.

kasd / قصد

  • Kasıt. (Arapça)
  • Dövme. (Arapça)

kasden / قصدا

  • Kasıtlı olarak. (Arapça)

kasdi / kasdî

  • Kasıtlı olarak, kasıtla ilgili.

kasta makrun

  • Kasten, kasıt ile beraber.

kasten

  • Maksatlı, kasıtlı olarak.

mahdud / محدود

  • Sınırlı, kasıtlı. (Arapça)

mahz-ı irade

  • Tam bir irade, saf kasıt.

niyet

  • Kasıt, amaç.

nur-i kasd

  • Kasd ve irâdenin nuru. Kasd ve iradeden gelen parlaklık. Bir istek ve kasıtla yapıldığına âit alâmet ışığı.

şemh

  • Uzak niyet ve kasıt.
  • Tekebbür etmek, kibirlenmek.

şuunat

  • Şuunlar. Keyfiyetler, haller.
  • Emirler. Kasıtlar. Talepler.

taammüd

  • (Amd. den) Bilerek ve isteyerek suç işlemek. Kasıt ve niyet etme, bilerek ve isteyerek bir iş yapma.

taammüden / تعمدا

  • Bilerek, kasıtlı olarak. (Arapça)

taammüdi / taammüdî

  • (Teammüdiyye) Kasıt ve niyet ile olan, taammüdle alâkalı.

vezn-i kasdi / vezn-i kasdî

  • Kasıtlı, bir hedefe yönelik yapılan ölçü.