LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kasîr ifadesini içeren 33 kelime bulundu...

afur

  • Belâ kasırgası.

akser

  • (Kasir. den) (Çoğulu: Akasır) En kısa, çok kısa.

bad-gerd

  • Kasırga. (Farsça)

berj

  • Kuvvetli kasırga. Su girdabı. (Farsça)

bevj

  • Şiddetli kasırga, su çevrintisi, girdap. (Farsça)

devr-i kasır

  • (Devre-i kasire) Fiz: Kısa devre.

div-bad

  • Şiddetli rüzgâr, kasırga, fırtına. (Farsça)
  • Divanelik, delilik, cinnet. (Farsça)

easir

  • (Tekili: İ'sâr) Şiddetli fırtınalar, kasırgalar.

ermiye

  • (Tekili: Remi) Remiler, kasırga bulutları ki, bu bulutlardan dolu yağar.

evavin

  • (Tekili: İyvan) Büyük salonlar, sofalar, holler. Kasırlar, köşkler.

girdbad / girdbâd / گردباد

  • Kasırga. (Farsça)

girdibad

  • (Gird-bâd) Kasırga. Yel çevrintisi. Tehlike. Girdap. (Farsça)

guref

  • (Tekili: Gurfe) Köşkler, kasırlar, çardaklar.

i'sar

  • İkindi zamanında bulunmak.
  • Kızın gelinlik çağına gelmesi.
  • Kasırga.

kah / kâh / كاخ

  • Köşk, kasır. (Farsça)
  • Tek oda. Bir gözlü oda. (Farsça)
  • Yüksek binâ. (Farsça)
  • Köşk, kasır. (Farsça)

kasıf

  • Kasırga. Rastladığı şeyi kıran şiddetli rüzgâr.
  • Şiddetle seslenen. Çok gürleyen.

kasr / قصر

  • Kasır, köşk. (Arapça)

kesra

  • (Çoğulu: Ekâsire) Acem meliklerinin lâkabı.

kısar

  • (Tekili: Kasir) Kısalar. Kasr olanlar.

kusur / kusûr / قصور

  • Kasırlar. (Arapça)
  • Eksiklik, hata, ihmal. (Arapça)

maksara

  • (Çoğulu: Mekâsır-Mekâsir) Köşk, kasr.

maksure

  • (Çoğulu: Makasir) Câmilerde etrafı parmaklıkla çevrilmiş biraz yüksekçe yer.

mecadil

  • (Tekili: Micdel) Köşkler, kasırlar.

micdel

  • (Çoğulu: Mecâdil) Köşk, kasır, kâşâne.

mu'sırat

  • Sıkım zamanı gelmiş üsâreliler. (Üzüm gibi)
  • Bora ve kasırgalar.
  • Yetişkin kızlar.

mücezzer

  • Zeval.
  • Kısa, kasir.

mükettel

  • Kısa, kâsır.

mütekasır

  • (Çoğulu: Mütekasirîn) (Kasr. dan) Kısalık gösteren.
  • Elinden gelip gücü yettiği hâlde iş yapmıyan.

mütekasırin / mütekasırîn

  • (Tekili: Mütükasır) Kısalık gösterenler.
  • Ellerinden geldiği, becerebildikleri halde iş yapmayanlar.

sa'sea

  • Âciz olmak.
  • Sözünde kasır olmak.

sarsar

  • Gürültü ile gelen pek soğuk rüzgâr, yel. Kasırga.
  • Ağustos böceği.

sarsar-ı ilhad

  • İnançsızlık ve inkâr kasırgası.

tündbad / tündbâd / تندباد

  • Sert rüzgâr, kasırga. (Farsça)
  • Kasırga. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR