LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Karşılık verme ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

bilmukabele

  • Karşılık vermekle.

fidye

  • Bir şeyin yerine geçmek üzere verilen bedel.
  • Çok yaşlı ve hasta olan kimsenin tutamadığı oruç, ölüm hastalığına yakalananın kılamadığı namaz, vefât etmiş kimsenin namaz ve oruç borçları için ve hacda, ihramlının hastalık özründen dolayı ihramın bâzı yasaklarını işlemesine karşılık vermesi ge

hecr-i cemil

  • Kalben ve fikren onlardan uzak durup fiillerinde onlara uymamakla beraber, kötülüklerine karşılık vermeğe kalkışmayıp müsamaha, idare ve güzel ahlâk ile hüsn-i muhalefet etmek.

hul

  • (Tekili: Hâyil) Bela. Zahmet.
  • Mukabele etmek, karşılık vermek.

iade-i ziyaret / iâde-i ziyâret

  • İâde-i ziyâret etmek: Ziyarete karşılık vermek.

iaza

  • (İvaz. dan) Bedel ve karşılık vermek. Bedel vermek.

inhizal

  • Beli kırılmış gibi ağır yürüme.
  • Soruya karşılık verme.

isabet

  • Ecir, mükâfât, karşılık vermek.
  • Doldurmak.

mücazat / مجازات

  • Cezalandırma. (Arapça)
  • Karşılık verme. (Arapça)

mukabele / مقابله

  • Karşılık verme.
  • Karşılık verme.

mukabele etmek / mukâbele etmek

  • Karşılık vermek.

mukabele-i bilmisil

  • Misilleme yaparak karşılık verme.

mukabele-i rahmani / mukabele-i rahmânî

  • Rahmân olan Allah'ın Zâtına has ve yaraşır şekilde karşılık vermesi.

mukabelesiz

  • Karşılık vermeksizin.

mükayele / mükâyele

  • (Mükâyelet) Bir kimsenin davranışına aynıyla karşılık verme.
  • Ölçülmek.

redd-i kelam / redd-i kelâm

  • Söze itiraz etme, karşılık verme.

şekt

  • Bedel etmek, karşılık vermek.