LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kamb ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

ahdeb / احدب

  • Kambur.
  • Kambur. (Arapça)

akves

  • Sıkıntılı an.
  • İhtiyarlıktan beli bükülmüş kimse. Kamburu çıkmış ihtiyar kişi.

arzu

  • Meşhur halk hikâyelerinden olan Arzu ile Kamber hikâyesinin kadın kahramanı.

banka

  • İtl. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlerini gören ticari kuruluş.Faiz dinimizde günahtır. Bankalar dar gelirlilerin paralarını faiz karşılığı toplar, zenginlere daha yüksek faizle verir. Bunlar dar gelirlilerin tasarruf ettikleri paralarla bir iş yeri açar, bir mal üretir ve bu mal

cena'

  • Arka yumruluğu. Kamburluk.

dena'

  • Arkanın yumru olması, kamburluk.

domaniç

  • Kambur. Tümsekli, fırlak.

ecnef

  • Haktan, doğruluktan, adaletten uzaklaşan, ayrılan adam.
  • Beli eğri, kambur olan adam.

edfa

  • (Edfâk) Beli kamburlaşıp bükülmüş kimse.
  • Uzun boynuzlu keçi.
  • Kanadı uzun kuş.

efrez

  • Arkası kambur gibi olan (adam.)

hadbe

  • Arka yumruluğu, kamburluk.

hadeb / حدب

  • Kambur olma, kamburluk.
  • Kamburluk. (Arapça)

hadebe

  • Kambur, yumru.
  • Vücuttaki kamburluk.

hadebiyyet

  • Yumruluk, kamburluk.

hamide

  • Kambur, eğrilmiş, kemerli. (Farsça)

hamidegi / hamidegî

  • Kamburluk, eğri büğrü olmaklık. (Farsça)

hidab

  • (Hadeb. c.) Kamburluklar, tümsekler, yumruluklar.

hidb

  • Arkası yumru kimse, kambur.

hüdu'

  • Kamburluk.

inhidab

  • (Hadeb. den) Kamburlaşma, yumrulaşma.
  • Kamburluk, yumruluk.

kuhan

  • Kambur. (Farsça)
  • Eyer, at eyeri. (Farsça)
  • Sığır veya deve hörgücü. (Farsça)

kuz

  • Kambur. (Farsça)

muhaddeb

  • Kamburlu, tümsekli, üstü yumru olan. Dürbin camı gibi yumru olan.

münhadib

  • (Hadeb. den) Kamburlaşmış, eğri.

münhani / münhanî

  • Eğri, kamburlu, eğilen, eğrilen. Beli bükülmüş yaşlı kişi.

mütehaddib

  • Kamburlaşan. Kambur olan.

tahaddüb / تحدب

  • (Çoğulu: Tahaddübât) (Hadeb. den) Kamburlaşma.
  • Tümsekleşme. (Arapça)
  • Tahaddüb etmek: Tümsekleşmek, kamburlaşmak. (Arapça)

tahdib

  • Kamburlaştırma. Kubbelendirme.

tehadüb

  • Kamburlaşma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın