LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kalemi ifadesini içeren 30 kelime bulundu...

arda

  • Çıkrıkçı kalemi.

ceffe-l kalem

  • Düşünmeksizin, birden, hemen.
  • Kalemin yazısı kurumuş, silinmez.
  • Kat'i olan şey.

divit

  • Yazı yazmak için kullanılan hokka ve kalemi bir arada ihtiva eden mahfaza.

hame-i edeb / hâme-i edeb

  • Edebiyat kalemi.

hame-i şekva / hâme-i şekvâ

  • Şikâyet kalemi. şikâyet yazan kalem.

hame-i zerrin-i kudret / hâme-i zerrîn-i kudret

  • Kudretin altın kalemi.

i'lamat-ı şer'iye mümeyyizi

  • Şeyh-ül İslâm kapısındaki fetvahanenin üç kaleminden biri olan "İlâmat Odası"nın başındaki memurun ünvanı idi. Kadılar tarafından verilen ilâmları tetkik vazifesiyle mükellef olduğu için, bu memuriyete, ulemadan tanınmış olanlar tâyin edilirdi.

kalem-i hüsrevi / kalem-i hüsrevî

  • Hüsrev'in kalemi.

kalem-i ilim

  • İlim kalemi.

kalem-i kader / قَلَمِ قَدَرْ

  • Kader kalemi; Allah'ın olacak hâdiseleri olmadan önce bilip belirlemesi.
  • (Allahın) Kader kalemi.

kalem-i kader-i ilahi / kalem-i kader-i ilâhî / قَلَمِ قَدَرِ اِلٓه۪ي

  • Allah'ın kader kalemi; Allah'ın olacak hadiseleri olmadan önce bilip yazması.
  • Allahın kader kalemi.

kalem-i kudret / قَلَمِ قُدْرَتْ

  • (Allahın) Kudret kalemi.

kalem-i kudret-i samedaniye / kalem-i kudret-i samedâniye

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın kudret kalemi.

kalem-i sun-u ilahi / kalem-i sun-u ilâhî

  • Cenâb-ı Hakkın san'at kalemi.

kalem-i tahsin ve tezyin

  • Güzelleştirme ve süsleme kâlemi.

kalemgir

  • Yazı yazarken kalemin kâğıda takılmadan rahatlıkla kayması. (Farsça)

kalemi / kalemî

  • (Kalemiyye) Kalemle alâkalı. Kalemle münâsebet ve alâkası olan.

maktaa

  • Eskiden üzerinde kamış kalemin ucu kesilerek düzeltilen kemikten veyâ mâdenden yapılmış âlet.

minkar

  • (Çoğulu: Menâkir) Yırtıcı kuşların gagası.
  • Taşçı kalemi. Taş yontmağa mahsus kalem.

minser

  • (Çoğulu: Menâsir) Yırtıcı kuşların gagası.
  • Taşçı kalemi.
  • Yüz ile ikiyüz adet arasında olan asker.
  • Önlerinde ne bulunur yıkıp yakıp târumar eden asker.
  • Otuz ile kırk arasında olan at.
  • Kırktan elliye veya altmışa; ve yüzden ikiyüze kadar olan at.

mümsiha

  • Hattatların, kalemin mürekkebini silmekte kullandıkları bez.

nakş-ı kalem

  • Kalemin nakşı.

nakş-ı kalem-i kudret

  • Kudret kalemiyle yapılan nakış.

nakş-ı kilki / nakş-ı kilkî

  • Kalemin ucuyla yapılan nakış.

nukuş-u kalem-i kudret

  • Allah'ın kudret kaleminin işlemeleri.

sür'at-i kalem

  • Kaleminin hızlı olması, hızlı yazı yazma.

üstad-ı kader

  • Kader Üstadı; Allah'ın meydana gelecek hâdiseleri olmadan önce bilmesi, takdir edip, plânlaması demek olan kader ilmi, kader kalemi.

vahdet-i kalem / وَحْدَتِ قَلَمْ

  • Kalemin birliği.

zade-i tab / zâde-i tab

  • Bir kimsenin düşünce mahsûlü olarak kaleminden çıkan, doğan.

zalim / zâlim

  • Zulm eden, müslümanlara ve İslâmiyet'e; eli ile, dili ile ve kalemi ile zarar veren, başkalarının hakkına tecâvüz eden.
  • Allahü teâlâya inanmayan kâfir.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın