LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kadr ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

ali-kadr / âli-kadr

  • Çok takdir edilen. Yüksek değer sahibi. Kadr ü kıymeti yüksek.
  • Meşhur bir çeşit lale.

alikadir / âlikadir

  • Kadri yüce, yüksek kişilik sahibi.

cah

  • (Câhe) Makam, mansıb. Kadr, itibar. (Farsça)

cell

  • (Çoğulu: Cülûl) Yerden birşey toplamak.
  • Gemi yelkeni.
  • Yaşlı olmak.
  • Kadr ve mertebesi büyük olmak.
  • Celil, büyük, ulu.

erc

  • Kıymet, kadr, değer. (Farsça)
  • Gergedan. (Farsça)

fahamet

  • (Fehâmet) Büyüklük. Kadr ü şânı yüksek. (Eskiden büyük zatlara veya sadrazamlara karşı kullanılan hitab şekli idi. Fehametli Sultânım... gibi)

giran-kadr

  • Kadr u itibar sahibi. Hürmet edilen kimse. (Farsça)

hasb

  • (Haseb) Birisinin sülâlesi cihetinden iftihar yolu ile saydığı iyilik. Mal, din, millet. Kerem, fiil ve amelde yüksek şeref, iyi iş, sâlih amel. Şeref, asalet, şan, kadr ve haysiyet.
  • Dolayı, cihetiyle, gereğince.

keter

  • (Çoğulu: Ektâr) Kadr, mertebe, derece.

mukadder

  • Kıymeti biçilmiş, kadri, değeri bilinmiş.
  • Alın yazısı.

mülkiye

  • Yönetim daireleri ve kadroları.

namık kemal

  • (Mi: 1840 - 1888) Tekirdağ'lı olup İslâm mücahidlerindendir. Yeni Osmanlılık hareketine vatan mefhumunu sokmuş, "Firâki, hapsi, nefyi kadr-i nâmusumla gördüm hep" diye haklı olduğunu dâima müdâfaa etmiştir. Ehl-i kemâl bir zat olduğu, davasının istikameti ve samimiyetinden anlaşılır.Hayatının sonlar

peygamber-i azimü'l-kadr / peygamber-i azîmü'l-kadr

  • Kadri yüce olan peygamber.

refi'-ül kadr

  • Şanı, kadri, değeri yüce olan.

salef

  • Kibirlilik. Tekebbürlük hali.
  • Kin tutmak, buğz etmek.
  • Zevci indinde zevcenin kadri olmamak.
  • Misafir için olan yemeğin yetmemesi.

tasgir

  • Küçültmek. Cirm ve kadrini eksiltmek. Hakir eylemek.

ulüvv

  • Büyüklük, yükseklik.
  • Bir şeyin yukarısına çıkma.
  • Şan, şeref ve kadr sahibi olma.

valakadr / vâlâkadr

  • Değeri yüksek, kadri yüce. (Farsça)

zevv

  • Irak diyarında bir dağın adı.
  • Kadr, kıymet.
  • Miktar.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın