LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Kabih ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

akbeh

  • (Kabih. den) En çirkin. Çok kabih.

avra

  • Şaşı. Kör kadın. Tek gözlü.
  • Mc: Kör fikir.
  • Çirkin ve kabih söz.
  • Sâdece dünyayı düşünüp âhireti unutan.

bed-kar / bed-kâr

  • Kötü iş yapan. Fena hareketli kimse. Fiil ve ameli kabih olan. (Farsça)

bezie

  • Çirkin, kabih. Otsuz yer.

istikbah

  • (Kabih. den) Çirkin görme, ayıplama, kabih sayma.

kabaih

  • (Tekili: Kabayih) (Kabiha) Kabahatlar. Çirkin işler, kabih haller.

kabih

  • (Kabiha) Çirkin, fena, kötü, yakışıksız, ayıp.

kıbah

  • (Tekili: Kabih) Çirkinler, kabihler.

makbah

  • (Çoğulu: Mekâbih) Çirkin olmak. Çirkin olacak yer.

makbaha

  • (Çoğulu: Makabih) Kabih, yakışıksız ve çirkin hareket.

makbuh

  • Beğenilmeyen. Çirkin ve kabih görülen.

makbuha

  • Kabih olan ve hoşa gitmeyip beğenilmeyen hâl veya iş.

müstakbeh

  • (Kubh. dan) Tiksinilen, beğenilmeyen, kabih görülen.

şetim

  • Küfredilmiş sövülmüş kimse.
  • Kerih ve kabih olan, çirkin.

sev'e

  • Kabiha ve fâhişe hasleti.
  • Ut yeri.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın