LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KAPANMA ifadesini içeren 25 kelime bulundu...

hapis / حبس

  • Bir yere kapatma veya kapanma. (Arapça)

hark ve iltiyam / hark ve iltiyâm

  • Delinme ve deliğin kapanması.

i'tikaf / i'tikâf / اعتكاف

  • Bir yere kapanma, köşesine çekilerek yaşama. (Arapça)

ikbab

  • Yüzüstü düşme, kapanma.
  • Bir şeyin üstüne fazla düşme. Olması için aşırı derecede çalışma.

iltiham / iltihâm / التهام

  • Yaranın iyi olup ağzının kapanması, etlenerek iyileşmesi.
  • Muharebenin kızışması.
  • Yara kapanması. (Arapça)

iltiyam

  • İyileşme, yaranın kapanması.

iltiyam-napezir / iltiyam-nâpezir

  • İyi olmaz, kapanmaz yara. (Farsça)

indimal

  • Yara iyi olma, kapanma.

inkibab

  • Yüzüstü düşme, yere kapanma.

insidad

  • (Sedd. den) Tıkanma, kapanma.

isti'kaf / isti'kâf / اسعكاف

  • Bir yere kapanma. Bir yerde kendini hapsetme.
  • Bir yere kapanma. (Arapça)

istihsan

  • Korunmak. Korumak, müdâfaa etmek, karşı koymak.
  • Sağlam bir yere kapanmak.

istitar / istitâr

  • Kapanmak, örtünmek.
  • Örtünmek, kapanmak.

itbak

  • (Itbak) Kaplamak. Kapamak. Kapaklamak.
  • İttifak etmek.
  • Tecvidde: Harf okunduğunda, dilin üst damağa kapanması. (Bu halde okunan harfler sad, dât, tı, zı harfleridir.

mü'sade

  • (İsad. dan ism-i mef'uldür) "Asadet-ül bab" denir ki; kapıyı kapadım, sımsıkı kilitledim demektir. Üzerlerine ateşin yakılıp fırın gibi kapısının kapanması ateşin şiddetini icab edeceğinden, Cehennemde azabların şiddet ve ebediyetinden kinayedir.

müntabıka

  • Söylenirken dilin üst damağa kapanması. Bu hâlde ağızdan çıkan harfler; sad, dad, tı, zı.

murakabe

  • Kontrol etmek. İnceleyip vaziyeti anlamak. Teftiş etmek.
  • Kendini kontrol etmek. İç âlemine bakmak. Gözetmek.
  • Hıfz etmek.
  • Beklemek. İntizar.
  • Dalarak kendinden geçmek.
  • Tas: Kendisini tamamen nâfile ibâdet ve itaate vermek için mâbede kapanmak.

rek'at

  • (Rik'ât) Huzur-u İlâhîde beli eğip yüzü üzeri kapanmak.
  • Bir kıyam, bir rüku' ve iki secdeden ibaret olan namazın bir rüknü.

secde

  • Namazda yere kapanmak.
  • Namazda yüzünü yere koyma, yere kapanma.

sücud / sücûd / سجود

  • Namazda yere kapanma, secde etme.
  • Secde etme, yere kapanma. (Arapça)

tahassun

  • Bir kaleye kapanmak. Korunmak. İstihkâma çekilmek. Tahkim edilmiş bir yere sığınmak.

tarfet-ül ayn

  • Göz kapağının bir kere açılıp kapanması kadar geçen kısa ân.

tehendüm

  • Kapanmak.

teneddüb

  • (Nedbe. den) (Yara) kapanma.

teseccüd

  • (Secde. den) (Çoğulu: Teseccüdât) Secde etme, secdeye kapanma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın