LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KANAL ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

abrah / âbrâh / آبراه

  • Su yolu, kanal. (Farsça)

ahadi / âhâdî

  • Bir kişi kanalıyla gelen haber veya hadis.

ark

  • Su yolu, kanal.

asmıha

  • (Tekili: Sımah) Kulak kanalları.

atba'

  • (Tekili: Tıb') Akarsular, çaylar, dereler, kanallar, sel yatakları.

cedavil / cedâvil

  • Kanallar, arklar.
  • Cedveller, kanallar, listeler.

cedavil-i ekvan / cedâvil-i ekvan

  • Kâinattaki cedveller, kanallar.

cedvel

  • Liste.
  • Su kanalı. Kanal.
  • Doğru, düz çizgiler çizmeğe mahsus âlet.
  • Liste, kanal, cetvel.

haber-i vahid

  • Bir kişi kanalıyla gelen haber veya hadîs.

halic / halîc

  • Liman. Boğaz. Kanal. Körfez. Koy. Denizin kara içine nehir gibi uzanmış kısmı.
  • Irmak.
  • Büyük çanak.
  • İp.
  • Deve ağzı.

kanat / kanât / قنات

  • (Çoğulu: Kanavât) Yeraltına döşenmiş olan künk. Küçük kanal, su borusu.
  • Sopa, mızrak.
  • Yeraltı su kanalı. (Arapça)

kariz / kâriz / كاریز

  • Yeraltı su kanalı. (Farsça)

matbaa lisanı

  • Basın yayın kanalı.

mecra / mecrâ

  • Suyun aktığı yol. Su yolu. Kanal.
  • Cereyan eden yer.
  • Bir haberin yayılma yolu.
  • Bir şeyin dolaştığı yer.
  • Su yolu, kanal.

mecra açmak / mecrâ açmak

  • Kanal açmak.

mecra-yı tabii / mecrâ-yı tabiî

  • Tabii yol, doğal akım kanalı.

mesil / mesîl

  • Kanal, benzer.

mukannit

  • Yer altından kanalla su akıtan kişi.
  • Muti kimse, itaat eden, emre boyun eğen kişi.

nakl-i sahih

  • Bir hadis-i şerifin Peygamber Efendimizden (a.s.m.) doğru ve sağlam kanallarla aktarılması.

nakl-i sahih-i

  • Bir hadis-i şerifin Peygamber Efendimizden (a.s.m.) doğru ve sağlam kanallarla aktarılması.

nakl-i sahih-i kat'i / nakl-i sahih-i kat'î

  • Bir hadis-i şerifin Peygamber Efendimizden (a.s.m.) doğru ve sağlam kanallarla aktarılması.

süveyş

  • Akdeniz'le Kızıl Deniz'i birbirine bağlayan büyük kanal.

tarik / tarîk

  • Yol, hadis veya haberin geliş kanalı.

tür'a

  • (Çoğulu: Türa' - Türüât) Kanal.
  • Suyun taştığı yer.
  • (Çoğulu: Türa') Kapı. Derece.
  • Bağ ve bostan.
  • Kanal.
  • Suyun taştığı yer. Su arkının ağzı.

türa'

  • (Tekili: Tür'a) Kanallar.
  • Suyun taştığı yerler.

türüat

  • (Tekili: Tür'a) Kanallar.
  • Suyun taştığı yerler.

vasıtasıyla

  • Aracılığıyla, kanalıyla.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın