LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KAM kelimesini içeren 46 kelime bulundu...

ahdeb / احدب

  • Kambur.
  • Kambur. (Arapça)

belita

  • Kamış kap.

büra

  • Kamıştan yapılan hasır.

cebelü'l-kamer

  • Kamer Dağı; Nil Nehrinin çıktığı dağ.

celde

  • Kamçı ile vücuda vuruşlardan her bir vuruş. (Fıkhî ıstılah)

cilaz

  • Kamçının ucuna bağlanan kayış.

domaniç

  • Kambur. Tümsekli, fırlak.

efkar-ı amme / efkâr-ı âmme / افكار عامه

  • Kamuoyu.

efkar-ı amme-i millet / efkâr-ı âmme-i millet

  • Kamuoyu, milletin fikir ve düşünceleri.

efkar-ı umumi / efkâr-ı umumî

  • Kamuoyu; genelin fikir ve düşünceleri.

efkar-ı umumiye / efkâr-ı umumiye

  • Kamuoyu, genelin fikir ve düşünceleri.

enzar-ı amme / enzâr-ı âmme

  • Kamuoyu; herkesin gözü önüne sunma.

had'a

  • Kamçıdan çıkan ses.

hadeb / حدب

  • Kambur olma, kamburluk.
  • Kamburluk. (Arapça)

hamide

  • Kambur, eğrilmiş, kemerli. (Farsça)

hamidegi / hamidegî

  • Kamburluk, eğri büğrü olmaklık. (Farsça)

hıyre-gi / hıyre-gî

  • Kamaşıklık, donukluk (göz hakkında). Şaşkınlık. (Farsça)

hüdu'

  • Kamburluk.

hukuk-u amme / hukuk-u âmme

  • Kamu hakları.

hukūk-u amme / hukūk-u âmme / حُقُوقُ عَامَّه

  • Kamu hukuku.

hukuk-u umumiye

  • Kamu hukuku.

istimlak / istimlâk / استملاک

  • Kamulaştırma.
  • Kamulaştırma. (Arapça)
  • İstimlâk edilmek: Kamulaştırılmak. (Arapça)
  • İstimlâk etmek: Kamulaştırmak. (Arapça)

kamıh

  • Kam' eden, ezip kıran, mahveden, perişan eden. Kahreden, yok eden. Alçaltan, zelil eden.

kamilane / kâmilâne

  • Kâmilce.

kamilin / kâmilîn

  • Kâmiller.

kasba

  • Kamış. Kamışlık.

kemalat-perver / kemalât-perver

  • Kâmil ve olgun insan. Kemalât sahibi. (Farsça)

kilk / كلك

  • Kamış kalem. (Farsça)

kımt

  • Kamıştan yapılan evlerin kamışlarını bağladıkları ip.

külliyen

  • Kâmilen, tamamen. Cüz'î olmamak üzere. Büsbütün. Tamamıyla, toptan, kâffesi.

kümmelin / kümmelîn

  • Kâmiller; büyük mâneviyat ve fazilet sahibi olgun kimseler.

kuz

  • Kambur. (Farsça)

maslahat-ı amme / maslahat-ı âmme

  • Kamu işler.

muhaddeb

  • Kamburlu, tümsekli, üstü yumru olan. Dürbin camı gibi yumru olan.

mütehaddib

  • Kamburlaşan. Kambur olan.

nayin

  • Kamıştan yapılmış, sazdan yapılmış. (Farsça)

neyistan

  • Kamışlık, sazlık. (Farsça)

neypare

  • Kamış parçası. (Farsça)

neyzar

  • Kamışlık, sazlık. (Farsça)

sene-i kameriyye / سنهء قمریه

  • Kamerî yıl.

siyasetü'l-medeniyye

  • Kamu yönetimi.

tahdib

  • Kamburlaştırma. Kubbelendirme.

takvimci kandil

  • Kamer, ay.

tehadüb

  • Kamburlaşma.

teveccüh-ü amme / teveccüh-ü âmme

  • Kamuoyunun teveccühü, halkın ilgisi.

zemar

  • Kamışa (ney'e) üfleyen.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın