LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KAMÇI ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

ahadid

  • Sopa ve kamçı gibi şeylerin vücudda bıraktığı izler.

bad-per

  • Kağıttan yapılmış olan uçurtma. (Farsça)
  • Hodbin, kendini beğenen ve öven kimse. (Farsça)
  • Kamçı topacı. (Farsça)

celd

  • Lügat mânası, deri üzerine vurmaktır.
  • Fık: Muhsen olmayan mükellef zâni veya zâniyenin muayyen uzuvlarına vech-i mahsus üzere değnek veya kamçı ile vurmaktır. Bu ceza, mücrimin cildi yani derisi üzerine tatbik edildiği cihetle "celde" adını almıştır.

celde

  • Fık: Suç işleyen birisine kamçı veya değnekle bir vuruş.
  • Kamçı ile vücuda vuruşlardan her bir vuruş. (Fıkhî ıstılah)

cezme

  • Kamçı.
  • Ağaç parçası.
  • İp parçası.

cilaz

  • Kamçının ucuna bağlanan kayış.

cilz

  • Süngü demiri.
  • Kamçının ucundan tuttukları yer.

güllabici

  • Tar: Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar. Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da mecaz yoliyle güllâbici denilirdi.

had'a

  • Kamçıdan çıkan ses.

intikamcu / intikâmcû / انتقام جو

  • İntikamcı. (Arapça - Farsça)

kafil / kafîl

  • Kuru ağaç.
  • Parça parça olmuş ot.
  • Kamçı. Bir otun adı.

kamçı-yı teşvik

  • Teşvik kamçısı, unsuru.

kati'

  • (Çoğulu: Ekâti-Aktâ-Kutân) Kamçı.
  • Deve ve koyun sürüleri.

meşn

  • Kamçı ile vurmak.
  • Deri yüzmek.

muntakim

  • İntikamcı, intikam davası güden.

savt

  • (Çoğulu: Siyât-Esvât) Kamçı, kırbaç.
  • Bir şeyi diğerine karıştırmak.

seb'

  • İçmek için şarap satın almak.
  • Yakmak.
  • Bir kimseyi değnek veya kamçı ile dövmek.

siyat

  • (Tekili: Savt) Kırbaçlar, kamçılar.

taziyane

  • Sebeb. Vasıta. (Farsça)
  • Kırbaç, kamçı. (Farsça)

taziyane-i ta'zib

  • Azab vermek, azablandırmak kamçısı.

taziyane-i teşvik / tâziyâne-i teşvik

  • Teşvik kamçısı.

te'ziyane-i tazip / te'ziyâne-i tâzip

  • Ceza ve azap kamçısı.

tura

  • (Aslı: Tuğra) t. Topuz gibi yapılmış mendil, kuşak gibi oyun âleti. Kös, davul, trampet gibi şeylere vurmaya mahsus ip veya çomak.
  • Kamçı, örme kırbaç.
  • Demet, bağ, paket.

uhdud

  • (Çoğulu: Ahâdid) Çukur.
  • Uzun hat.
  • Yeryüzündeki uzun yarık ve çatlak.
  • Hendek.
  • Kamçı vurulmasından vücutta hâsıl olan yara ve iz.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR