LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KİLİT ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

aglak

  • (Tekili: Galak) Kilitler.
  • Kapalı, anlaşılmaz şeyler.

akfal

  • (Tekili: Kufl) Kilitler. Kapı kilitleri.

eglak

  • (Tekili: Galak) Kilitler, kilitli şeyler. Mc: Anlaşılması zor olan ifadeler.

feraşe

  • Pervane denilen kelebek.
  • Kilit damağı.
  • Su gittikten sonra yer üstünde kalıp kuruyan balçık.
  • Az su.
  • Hafif kimse.

galk

  • Kapıyı kapamak, kapıyı kilitlemek.

ıkfal

  • Kilitlemek.

ikfal

  • Kilitlenmek, kilitlemek, kilit takmak.

iskendan

  • Kilit. (Farsça)

istikfal

  • Çekmecede, kasada veya kilitli bir yerde bulundurma.

kam / kâm

  • İstek. Arzu. Maksad. Murad. Dilek. Lezzet. (Farsça)
  • Ağzın üstü. Damak. (Farsça)
  • Koyun, sığır ağılı. (Farsça)
  • Ağaç kilit. (Farsça)

ketife

  • Hased.
  • Kapıya çakılan yassı büyük demir kilit.

kufl / قفل

  • (Çoğulu: Akfâl) Kilit, sürgü.
  • Kilit. (Arapça)

kuful

  • (Tekili: Kufl) Kilitler.
  • Seferden veya yolculuktan dönme.

magalık

  • (Tekili: Mağlak) Kilitler, sürmeler.

maglak

  • Kilitlenecek yer.

magluk

  • Kapalı. Kilitli.

mahatim

  • (Tekili: Mahtum) Bağlanmış ve kilitlenmiş şeyler.
  • Mühürlenmiş şeyler.

mahtum

  • Mühürlenmiş. Damgalanmış.
  • Kilitlenmiş.
  • Bağlanmış.

makalid

  • (Ka, uzun okunur) Hazineler.
  • Kilitler. Anahtarlar.
  • Kilitli yerler.

makalid-i inkıyad

  • İnkıyad, bağlılık kilitleri.

medenk

  • Kapı sürgüsü. Kilit. (Farsça)

meflul

  • Kınında bulunan kılınç.
  • Kapalı, kilitli.

mekfuf

  • Kulplarından sıkıca bağlanıp heybe gibi asılmış.
  • Kilitlenmiş.
  • Heybe.
  • Dürülmüş, toplanmış.
  • Men olunmuş. Yasak edilmiş.

miglak

  • (Çoğulu: Megalik) Kilit, mandal.

mıhsal

  • Kilit.
  • Zenbil.

mıklad

  • (Çoğulu: Mekâlid) Anahtar, miftah. Kilit dili.
  • Hazine.

mizlac

  • El ile açılan kilit.

mu'sade

  • (İ'sad. dan) Sımsıkı kapatılmış, kilitlenmiş olan.

mü'sade

  • (İsad. dan ism-i mef'uldür) "Asadet-ül bab" denir ki; kapıyı kapadım, sımsıkı kilitledim demektir. Üzerlerine ateşin yakılıp fırın gibi kapısının kapanması ateşin şiddetini icab edeceğinden, Cehennemde azabların şiddet ve ebediyetinden kinayedir.

muglak

  • (Galak. den) Kapalı, kilitli.
  • Anlaşılmaz, çapraşık söz.

mukaffel

  • (Kufl. den) Kilitlenmiş, kilitli.

müngalika

  • Kapalı, mesdud.
  • Kilitli.

retc

  • Kapıyı sürgülemek. Kapının kilitlenmesi.

reyc

  • Akça, para, pul.
  • Örtülmüş ve kilitlenmiş olan büyük kuyu.

rezze

  • İçine kilit sokulan kapı razzesi.

taglik

  • (Çoğulu: Taglikat) (Galak. dan) Kapama, kapanılma.
  • Kilitleme.
  • Edb: Muğlak ve kapalı söz söyleme.

tağlik / تغليق

  • Kilit vurma. (Arapça)
  • Kapama. (Arapça)

takaffül

  • Kapamak.
  • Kilitlemek.
  • Tilki eniği.

takfil

  • (Kufl. dan) Kilitleme veya kilitlenme.