LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KİLİM ifadesini içeren 22 kelime bulundu...

agser

  • Boz ve esmer renkli, çok tüylü abâ, kilim.
  • Kurbağa yosunu.
  • Karabatak kuşu.
  • Aşağılık ve âdi (adam).

berced

  • Kalın kilim.
  • Halı.

bett

  • (Çoğulu: Betût) Kesmek, kat'.
  • Kilim.

bettat

  • Kilim satıcı.
  • Kesici.

bicad

  • Hz. Abdullah'ın lâkabı.
  • Çizgili olarak yol yol dokunmuş aba, kilim, halı.

bisat

  • (Çoğulu: Büsüt) Döşek.
  • Döşeme, kilim, minder.

büls

  • İçine incir koyulan kilimden dokunmuş büyük çuval.

busat

  • (Tekili: Bisat) Bisatlar, döşekler, kilimler, minderler, keçe yaygıları.

ferraş

  • Cami, mescid, imaret gibi müesseselerin temizliğini sağlamak; ve kilim, halı ve hasır gibi mefruşatını yayma hizmetleriyle vazifeli olan kişiler hakkında kullanılır bir tâbirdir. Ferraş; arapçada, yayıcı, hizmetçi, döşeyici anlamlarına gelir. Yeniçeri teşkilâtında bu işi görenlerle, Kâbe'yi süpürenl

haliçe

  • Küçük halı. Kilim. Seccâde. (Kaliçe de yazılır.)
  • Kilim, halı.

haliçe-i zemin

  • Yeryüzü halısı, kilimi.

hasıraltı etmek

  • Ist: Unutmak, saklamak, gizlemek, terviç etmemek manasında kulanılan bir tâbirdir. Hasır, eskiden halı ve kilim yerinde kullanıldığı ve onun altında kalan şeyler unutulup gittiği için bu tâbir meydana gelmiştir.

ıdric

  • İbrişim kilim.

karkar

  • Kilim veya halı ucu.
  • Hışımla gürleyerek çağır demek.

meczum

  • Kat'i niyet edilmiş, cezmolunmuş. Kat'i karar verilmiş.
  • Gr: Son harfi harekesiz okunan kelime. Cezimli kelime. (İlim, kilim, kitab kelimelerinin son harflerinin okunduğu gibi.)

medd-i bisat

  • Kilim yayma, halı serme.

mefruşat

  • (Ferş. ten) Ev döşemeğe yarayan şeyler. Kilim, halı v.s.

mihşah

  • (Çoğulu: Mehâşi) Kaba kilim.

nah

  • İp, ince ip. (Farsça)
  • Tel. (Farsça)
  • Halı, kilim. (Farsça)

pelas / پلاس

  • Çul, aba. (Farsça)
  • Eski kilim, keçe vs. (Farsça)
  • Kilim. (Farsça)
  • Çul. (Farsça)

seccade / seccâde

  • Genellikle üzerinde secdeye varmakta yâni namaz kılmakta kullanılan küçük halı, kilim cinsinden sergi.
  • Yere serilip üzerinde namaz kılınan küçük halı, kilim, hasır, bez gibi temiz sergi, namazlık.

şemle

  • (Çoğulu: şümül) Kilim.
  • Az miktar su.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın