LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Külah ifadesini içeren 18 kelime bulundu...

arakiyye

  • Yünden yapılan bir cins külâhtır ki, bilhassa dervişler kullanırlar.

arakıyye / عرقيه

  • Derviş külahı. (Arapça)

hartavi / hartavî

  • Tar: Sipahilerin yeniçeri keçesine mümasil olarak giydikleri toparlak keçe külâh.

hilal / hilâl

  • Yeni ay şekli. Yeni ay.
  • Fık: Yay şeklinde görülen her yeni aya ve her ayın üçüncü gecesine kadar aya hilâl denir. 26 ve 27 nci gecelerdeki aya da hilâl, onda sonrakileri kamer denir.
  • Cami kubbeleri ve minâre külâhları tepesine konulan alemlerin hilâl şeklinde olan uç kısmı.

hırvati / hırvatî

  • Tar: Sipahilerin başlarına giydikleri külâh tarzındaki başlık.

imame

  • İslâma mahsus baş kisvesi olan sarık. Zırhlı külâh.
  • Çubuk ve sigaralığın başına takılan ağızlık.
  • Tesbihin başındaki ve ipin iki ucu içinden geçen uzunca tane.

kalanis / kalânis

  • Takkeler, külâhlar.

kalansuve

  • (Çoğulu: Kalânis-Kalânis-Kılâs) Takke, külâh, kavuk.

kalensüve

  • Üzerine sarık sarılarak başa giyilen külâh.
  • Mantarın başlığı, tablası.

keçeli

  • Tar: Yeniçerilerden keçekülâh giyenler.

keckülah

  • Eğri külâhlı, külâhı eğri olan. (Farsça)
  • Mc: Hoppa. (Farsça)

küleh / كله

  • Külah, şapka. (Farsça)

lule / lûle / لوله

  • Boru. (Farsça)
  • Lüle, kağıt külah. (Farsça)

lüle / لوله

  • Boru. (Farsça)
  • Lüle, kağıt külah. (Farsça)

serpuş

  • Başa giyilen başı örten külâh, takke, sarık. (Farsça)

sikke / سكه

  • Damga. Nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işaret, mühür. Umumi damga.
  • Dirhem.
  • Para üstüne vurulan damga.
  • Düz, doğru yol.
  • Mevlevilerin keçe külâhlarının ismi.
  • Basılmış madeni para.
  • Madenî para. (Arapça)
  • Mevlevî külahı. (Arapça)

tekemküm

  • Başına külâh giymek.

turbuş

  • Takke, külah. Başa giyilen örtü. Fes.