LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te KÖMÜR ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

ahger

  • Ateş koru. Yanar halde olan kömür. (Farsça)

alas

  • Odun kömürü.

alavere

  • Vapurlara kömür vermek için bordaya kurulan kademeli iskele.
  • Tulumbanın basıp emme suretiyle işlemesi.
  • Herc ü merc. Karışıklık, kargaşalık.
  • Bir şeyin elden ele verilerek veya atılarak aktarılması.

barut

  • yun. Güherçile ile kükürt ve kömürden mürekkeb, alev alıcı bir maddedir ki, toz halinde olup, umumiyetle ateşli silahlarda ve taş kırmak gibi işlerde kullanılır.
  • Mc: Çabuk kızan, şiddet ve hiddete kapılan.

bücal

  • Ateş koru. (Farsça)
  • Kömür. (Farsça)

cemre

  • (Çoğulu: Cimâr) Şiddetli karanlık.
  • Ateşli kömür parçası, kor.
  • İlkbaharda suya, yere, havaya düştüğü söylenen sıcaklık.
  • Hacıların Mina Vâdisinde şeytan taşlamaları.

engişt

  • Kömür. (Farsça)

eşbu / eşbû

  • Odunluk, kömürlük. Kömür ve odun konulacak yer. (Farsça)

fahham

  • Kömürcü.

fahm

  • Kömür, karbon.
  • Kömür.
  • Kömür. Karbon.
  • Susmuş. Nefesi kesilmiş.

fahm-i hayvani / fahm-i hayvanî

  • Hayvan kemikleri yakılarak elde edilen hayvan kömürü.

fahm-i ma'deni / fahm-i ma'denî

  • Mâden kömürü.

fahm-i nebati / fahm-i nebatî

  • Bitkisel kömür.

fahmi / fahmî

  • (Fahmiyye) Kömürümsü, kömürle alâkalı.

fahmiyyet

  • Karbonat. Kömürleşmiş olan şey.

fehim / fehîm

  • Kömür.

fehme

  • (Çoğulu: Fuhem-Fuhum) Kömür.
  • Karanlık.

humeme

  • (Çoğulu: Humem) Kömür.
  • Kara kül.
  • Her ateşte yanan nesne.

jügal

  • Kömür. Maden kömürü. (Farsça)

karbon

  • Lât. Basit olup kömürleşmiş hâlde bulunan bir temel unsur. Kömür. Billurlaşmış halde kömürleşmiş cisim.
  • Bir element, kömür.

kor

  • t. Her tarafı iyice yanıp içine kadar ateş hâline gelmiş kömür veya odun parçası.
  • Askeriyede kolordu.

mahrukàt / mahrûkàt

  • Odun kömür gibi yakılacak şeyler.

mefhum

  • Kömürleşmiş olan.

mufahham

  • (Fahm. dan) Kömürleşmiş, kömür halini almış.

müfehham

  • Kömürleşmiş. Kömür halini almış.

nigal / nigâl

  • Ateşli kömür parçası. (Farsça)

nikal / nikâl

  • Ateşli kömür parçası. (Farsça)

tefahhum

  • Kömürleşme. Kömür hâline gelme.

tefhim

  • Kömürleştirme.

vakud

  • Odun, kömür gibi yakılacak şeyler.

yehmum

  • Kömür gibi simsiyah olan şey.
  • Zifir ve kara duman.
  • Cehennem ahalisini ihata eden perde.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR