LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ip kelimesini içeren 52 kelime bulundu...

ahyat / ahyât / اخياط

  • İplikler. (Arapça)

assab / assâb

  • İplikçi.

atlas

  • İpekten yapılmış kumaş.

cerevhak

  • İplik yumağı.

diba / dîbâ / دیبا

  • İpekli kumaş. (Farsça)

dive

  • İpek böceği. (Farsça)

dud-i harir

  • İpek böceği.

ebrişüm / ابریشم

  • İpek, bükülü ipek. (Farsça)

fesh / فسخ

  • İptal etme, kaldırma, bozma. (Arapça)

gazl

  • İplik eğirmek, bükmek.

habl / حبل

  • İp, urgan, halat.
  • İp. (Arapça)

habt

  • İptal etme, bozma, bozulma.

harir / harîr / حریر

  • İpek. (Arapça)

hariri / harîrî / حریری

  • İpekli. (Arapça)

hatt-ı butlan

  • İptal etmek gayesiyle bir kaydın veya künyenin üzerine çekilen çizgi.

hayt

  • İplik, lif, tel.
  • İp, bağ.

huyut / huyût

  • İpler, teller.

ibrişim / ابریشم

  • İpekten yapılmış iplik.
  • İpek, ibrişim. (Farsça)

idhad

  • İptal etmek, hükümsüz bırakmak.

iğtizal

  • İplik eğirme.

istebrak

  • İpekten mâmul ve sırma ile işlenmiş bir çeşit kumaş. Kalın ipek kumaş.

karain / karâin / قرائن

  • İpuçları, karineler. (Arapça)

karine / karîne / قرینه / قَر۪ينَه

  • İpucu. (Arapça)
  • İp ucu.

kazzaz

  • İpekçi. İpek yapan veya satan kimse.

kelave

  • İpek veya iplik saracak çark.

kirm-i ebrişem / kirm-i ebrîşem / كرم ابریشم

  • İpek böceği.

kirm-i ebrişim

  • İpekböceği.

kitaf

  • İp.

mensucat-ı haririyye / mensucât-ı haririyye

  • İpek dokumalar.

mesd

  • İp bükmek.

midkas

  • İpek.

mubtal

  • İptal edilmiş.

mubtıl

  • İptal eden.
  • İptal eden, bozup yanlışa düşüren, batıl ve boş şey ortaya çıkaran.

mübtil

  • İptal eden.

müerneb

  • İpliği tavşan yünüyle karışık nesne.

münharıt

  • İpliğe dizilmiş. Biçilmiş.

müzelzel

  • İpekten dokunmuş.

perendin

  • İpek elbise, ipek kumaş veya ipek mendil. (Farsça)

pile

  • İpek kozası. İpek. (Farsça)

rebika

  • İp ile bağlanan davar.

resenbaz

  • İple oynayan. İp cambazı. (Farsça)

risman

  • İp, halat. (Farsça)

rişte-füruş

  • İplik satan. İplikçi. (Farsça)

serrişte

  • İp ucu, söyleyip durma.
  • İpucu, tutamak, bahane.

sevai / sevaî

  • İpek kumaş.

sicim

  • İp.

sündüsmisal

  • İpekten yapılmış kumaş gibi.

temhik

  • İptal etme.

tentene

  • İplik gibi şeylerle örülmüş delikli bez, perde v.s. Dantela.

tevettür-ü habl

  • İpin gerilmesi.

urgan

  • İp. Halat. (Türkçe)
  • İp, halat.

zera'

  • İplik eğirmekte elleri çabuk olan.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR