LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Insanlik ifadesini içeren 82 kelime bulundu...

ademi / âdemî / آدمى

  • İnsanoğlu. (Arapça - Farsça)
  • İnsanlık. (Arapça - Farsça)

ademiyet / âdemiyet / اٰدَمِيَتْ

  • İnsanlık.
  • İnsanlık.
  • İnsanlık.

ademiyyet / âdemiyyet / آدميت

  • İnsanlık. Namuslu bir insana yakışır hâl ve tavır.
  • İnsanlık. (Arapça)
  • Adamlık. (Arapça)

ademoğlu / âdemoğlu

  • İnsanlık, insanlar.

alem-i beşer / âlem-i beşer

  • İnsanlık âlemi, dünyası.

alem-i beşeriyet / âlem-i beşeriyet

  • İnsanlık âlemi.

alem-i insani / âlem-i insanî

  • İnsanlık âlemi.

alem-i insaniyet / âlem-i insâniyet

  • İnsanlık âlemi.

alem-i islamiyet ve insaniyet / âlem-i islâmiyet ve insaniyet

  • İnsanlık ve İslâm âlemi.

ashab / ashâb

  • (Tekili: Eshâb) (Sahib) Arkadaş olanlar. Sahip olanlar, kullanma yetkisine sahip kişiler.
  • Halk, ahali.
  • Sahabeler, yani Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (A.S.M.) görmüş ve mü'min olarak ona ve onun mesleğine bağlı kalmış olan zatlar. Bu kişiler, insanlık, doğruluk ve her türlü faz

beni adem / benî âdem

  • İnsanoğlu, insanlık.

beni-adem / benî-âdem

  • Âdemoğlu, insanlık.

beşer / بشر

  • İnsan, insanlık.
  • İnsan. (Arapça)
  • İnsanlık. (Arapça)

beşeri / beşerî / بشری

  • İnsanlıkla ilgili, insanî. (Arapça)

beşeriyet / بَشَرِيَتْ

  • İnsanlık.
  • İnsanlık.
  • İnsanlık.

beşeriyyet / بشریت

  • İnsanlık.
  • İnsanın yaratılış özellikleri.
  • İnsanın tab' ve hilkati ve fıtrî halleri. İnsanlık.
  • İnsanlık. (Arapça)

çağdışı

  • Askerliğe alınma çağı dışında.
  • Çağın fikirlerine felsefesine uymayan. Bu mânada bazı kimselerin kelimeyi hakaret olarak kullanmaları dar görüşlülüğün ve cehaletin neticesidir. Çünkü çağın insanlık için zararlı öyle fikirleri ve felsefeleri vardır ki, gelecek devirler bunu anladıkları

cemiyet-i beşeriye

  • İnsanlık topluluğu.

daire-i insaniye

  • İnsanlık dünyası.

deyr

  • (Çoğulu: Edyâr) Kilise, manastır.
  • Âlem-i insaniyet, insanlık âlemi.

el-i istiğrak

  • Tanımlama edatı olup başına geldiği isim, kendisiyle ilgili bütün mânâları içerir, örneğin el- insan = bütün insanlık.

harika-i beşeriye

  • İnsanlık harikası.

hasais-i insaniyye / hasâis-i insâniyye

  • İnsanlık hassaları.

hasb-el beşeriyye

  • İnsanlık hali olarak, insanlık dolayısıyla.

hasbe'l-beşeriye

  • İnsanlık cihetiyle, insanlık icabı.
  • İnsanlık gereği.

hasbelbeşeriye

  • İnsanlık icabı olarak.

hasbelbeşeriyye

  • İnsanlık dolayısıyla.

havarık-ı beşeriye / havârık-ı beşeriye

  • İnsanlık harikaları.

hayat-ı beşer

  • İnsanlık hayatı.

hayat-ı insaniye

  • İnsanlık hayatı.

hubb-u insaniyet

  • İnsanlık sevgisi.

ihtilal-i beşer / ihtilâl-i beşer

  • İnsanlıktaki bozukluk, karışıklık.

insani / insânî / انسانى

  • İnsanlık. (Arapça)
  • İnsan ile ilgili. (Arapça)

insaniyet / insâniyet / اِنْسَانِيَتْ

  • İnsanlık, vicdanlılık. İnsana yakışır hâl ve durum.
  • İnsanlık.
  • İnsanlık.
  • İnsanlık.

insaniyet-i kübra / insaniyet-i kübrâ / اِنْسَانِيَتِ كُبْرَا

  • Büyük ve en makbul olan insânlık, yâni, İslâmiyet.
  • En büyük insanlık.
  • En büyük insanlık.

insaniyeten

  • İnsanlık bakımından.

insaniyetperver

  • İnsanlıksever.

insaniyyet / insâniyyet / انسانيت

  • İnsanlık. (Arapça)

kafile-i beni-adem / kafile-i benî-âdem

  • İnsanlık topluluğu.

kemal-i merhamet ve mürüvvet / kemâl-i merhamet ve mürüvvet

  • Mükemmel bir şefkat ve insanlık.

kervan-ı beni beşer / kervân-ı benî beşer

  • İnsanlık kervanı, dünya yolculuğunu sürdüren insanlık kafilesi.

mahiyet-i beşeriyet

  • İnsanlık mahiyeti, özelliği.

makasıd-ı insaniyet / makasıd-ı insâniyet

  • İnsanlık maksadları. İnsanlığın gayeleri.

medeniyet-i insaniye

  • İnsanlık medeniyeti, uygarlığı.

merdi / merdî

  • Erlik, erkeklik. (Farsça)
  • Merdlik, cesurluk, yiğitlik. (Farsça)
  • İnsanlık, hamiyet. (Farsça)

merdümi / merdümî / مردمى

  • Adamlık, insanlık. (Farsça)
  • İnsanlık. (Farsça)
  • Yiğitlik. (Farsça)

mesele-i insaniye

  • İnsanlık meselesi.

mide-i insaniyet

  • İnsanlık midesi, insanî değerlerle doyan mide.

millet-i insaniye

  • İnsanlık milleti, bütün insanoğlu.

muhabbet-i insaniye

  • İnsanlık sevgisi.

muhabbet-i insaniyet

  • İnsanlık sevgisi.

mukadderat-ı beşeriye

  • İnsanlığın kaderi; Allah tarafından insanlık için takdir olunmuş işler, başa gelecek olaylar.

mukteza-yı beşeriyet / muktezâ-yı beşeriyet

  • İnsanlık gereği, insan olmanın icabı.

mürue

  • Adamlık, insanlık.

mürüvvet / مروت / مُرُوَّتْ

  • İnsanlık, yiğitlik. Muhtâc olanlara, lâzım olan şeyleri vermek, başkalarına faydalı olmak, iyilik yapmak arzusu, insanlık. Adâleti yerine getirme ve hiç kimseden intikam almayı istememe.
  • İnsanlık. (Arapça)
  • İyilik. (Arapça)
  • Mertlik, insanlık.

na-merd

  • Korkak. (Farsça)
  • İnsaniyetsiz, sözünde durmayan. Alçak, insanlık hislerinden habersiz. (Farsça)

nasut

  • İnsanlık. İnsanlar ve onlarla alâkalı şeyler.

nasuti / nasutî / nâsûtî / ناسوتى

  • Dünya ile ilgili, insanlığa ait, insanlıkla ilgili.
  • İnsanlık ile ilgili. (Arapça)

nefs-i mutmainne

  • İyiliği kötülükten ayırt ettirerek insanlık vazifesini tanıttıran ve vicdanına rahatlık veren hâl. İnsanı Allah'a yaklaştıran hâl. Günaha meyleden kötü sıfatlardan temizlenmiş ve güzel ahlâk ile muttasıf olarak kurb-u İlâhiye itmi'nan ve istikrar kazanmış olan insan iradesi. Nefsin, Allah'ın emirler

nev'-i beni adem / nev'-i benî âdem

  • Âdemoğulları, insanlık türü.

nev'i beşer

  • İnsan türü, insanlık.

nev'in saadeti

  • İnsanlık türünün, insanlığın mutluluğu.

nev-i beni beşer / nev-i benî beşer

  • İnsanoğlu, insanlık türü.

nev-i insan

  • İnsan türü, insanlık.

nev-i insani / nev-i insanî

  • İnsan türü, insanlık.

nevibeşer

  • İnsan cinsi, insanlık.

nübüvvet-i mutlakanın mebhasi

  • Mutlak peygamberlik; peygamberliğin insanlık için zorunluluğunu ispat eden bölüm.

pür-şer beşer

  • Çok günahkâr insanlık.

şahsiyet-i beşeriyet

  • İnsanlık şahsiyeti, beşeri kişiliği.

saltanat-ı insaniyet

  • İnsanlık saltanatı; otorite ve egemenliği.

tabaka-i insaniye / tabaka-i insâniye

  • İnsanlık tabakası, derecesi.

tarih-i beşer

  • İnsanlık tarihi.

tarih-i beşeri / tarih-i beşerî

  • İnsanlık tarihi.

tarih-i beşeriye

  • İnsanlık tarihi.

tarih-i beşeriyet

  • İnsanlık tarihi.

taun-u beşeri / tâun-u beşerî

  • İnsanlık hastalığı.

uhuvvet-i insaniye

  • İnsanların birbirlerine olan kardeşliği, insanlık kardeşliği.

uruk-u insaniyetkarane / uruk-u insaniyetkârâne

  • İnsanlık değerlerini harekete geçiren damarlar, insanlık damarı, insanî duygular.

vazife-i beşeriye

  • İnsanlık görevi.

vazife-i insaniye

  • İnsanlık görevi.

vazife-i insaniyet / vazife-i insâniyet

  • İnsanlık görevi.

vaziyet-i insaniye

  • İnsanlıkgörevi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın