LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Hiçbir şey ifadesini içeren 78 kelime bulundu...

ayine-i ehad ve samed / âyine-i ehad ve samed

  • Tek ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'a ayna olan.

ayine-i samed / âyine-i samed

  • Samed aynası; Kendisinin hiçbir şeye ihtiyacı olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Cenâb-ı Hakkın tecellî ettiği ayna.

ayine-i samedani / âyine-i samedânî

  • Herşeyin kendisine muhtaç olduğu halde, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın isim ve sıfatlarını yansıtan ayna.

ayine-i samedaniye / âyine-i samedâniye

  • Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın eserlerini gösteren ayna.

ayine-i samediyet / âyine-i samediyet

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın tecellîlerini gösteren ayna.

bargah-ı samediyet / bârgâh-ı samediyet

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın huzuru, yüce katı.

basar

  • (Çoğulu: Ebsâr) Görme duygusu.
  • Kalble hissetme. Kalb gözü.
  • Gözün görmesi.
  • İdrak. Fikir.
  • İlm-i Kelâm'da: Kendi şânına lâyık bir vecih ile Cenab-ı Hakk'ın "görme sıfatı"dır. Kâinatta hiçbir şey O'nun görmesinden hâriçte kalamaz.

bi-çun vebi-çigune / bî-çûn vebî-çigûne

  • Hiçbir şeye benzemeyen, nasıl olduğu anlaşılamayan. Allahü teâlânın nasıl olduğunun bilinemeyeceğini ve akıl ile anlaşılamayacağını, idrâk olunamayacağını ifâde eden bir terim.

bil-ıtlak

  • Mutlak olarak. Hiçbir şeye bağlı olmaksızın.

bila teşbih vela temsil / bilâ teşbih velâ temsil

  • Benzetme ve temsil olmaksızın; Allah'ın zâtını hiçbir şeye benzetmemekle beraber.

celal / celâl

  • Allahü teâlânın kahr ve gazab sıfatlarından. Azamet, büyüklük, ululuk, hiçbir şeye muhtâç olmamak.

cilve-i samediyet

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın isim ve sıfatlarının varlıklar üzerindeki yansımasının görünümü.

dergah-ı samedaniye / dergâh-ı samedâniye

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın yüce katı.

ebu-la-şey

  • Hiçbir şeyin babası. Hiç bir şeyi olmayan.

ebulaşey / ebulâşey

  • Hiçbir şeyi olmayan.

fail-i ferd-i samed / fâil-i ferd-i samed

  • Kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığı fakat her şeyin Kendisine muhtaç olduğu ve her şeyi tek başına yapan Allah.

ferd-i samed

  • Bir ve tek olan ve Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.

gani / ganî

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiçbir zamanda, hiçbir mekânda, hiçbir hâlde, hiçbir şeye muhtâc olmayan. Allahü teâlâya, hiçbir şekilde başkasına muhtaç olmayan mânâsına Ganiy-yi mutlak da denir.

ganiyy-i muğni / ganiyy-i muğnî

  • Bütün varlıkların ihtiyaçlarını karşılayan ve her varlığın zenginliği Kendisinin tükenmez hazinesinden çıkan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan sınırsız zenginlik sahibi Allah.

ganiyy-i mutlak

  • Hiçbir şeye hiçbir şekilde muhtaç olmayan ve bütün varlıkların her türlü ihtiyaçları gayb hazinelerinde bulunan sınırsız zenginliğe sahip olan Allah.

habir-i basir / habîr-i basîr

  • Kendisine hiçbir şey gizli kalmayacak şekilde bilen, herşeyden haberdar olan ve her şeyi gören Allah.

hatem-i samediyet / hâtem-i samediyet

  • Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olmasını gösteren damga.

havl ve kuvvet-i samedani / havl ve kuvvet-i samedanî

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın güç ve kuvveti.

hikmet-i samedaniye / hikmet-i samedâniye

  • Herşey Ona muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın kâinatta gözettiği gaye ve fayda.

hudur / hudûr

  • Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbde bulunmaması. Allahü teâlâ ile berâber olmak, O'nu unutmamak.

huzur / huzûr

  • Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbde bulunmaması.
  • Nezd, yan.
  • Rahat, gönül ferahlığı seâdet.

icaa

  • (Cu. dan) Yemek içmek için hiçbir şey vermiyerek aç bırakma.

ilm-i allamü'l-guyub / ilm-i allâmü'l-guyûb

  • Gayb âlemini ve herşeyi bilen ve kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan Allah'ın ilmi.

inayet-i samedani / inâyet-i samedânî

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın yardımı.

ism-i evvel

  • Allah'ın her şeyin aslını ve başlangıcını ezelî ilmiyle tespit eden ve Kendisinden önce hiçbir şeyin olmadığını ifade eden ismi.

istidad-ı isyan ve tehevvür

  • Maddî veya mânevî hiçbir şeyden korkmama ve isyan etme yeteneği.

istiğna-yı kemal / istiğnâ-yı kemâl / اِسْتِغْنَايِ كَمَالْ

  • Mükemmelliğini hiçbir şeye muhtaç olmaması.
  • Mükemmellikten dolayı hiçbir şeye ihtiyaç duymama.

istiğna-yı mutlak / istiğnâ-yı mutlak / اِسْتِغْنَايِ مُطْلَقْ

  • Sınırsız zenginlik, hiçbir şeye muhtaç olmayış, tokgönüllülük.
  • Hiçbir şeye ihtiyaç duymama.

istiğna-yı zati / istiğnâ-yı zâtî / اِسْتِغْنَايِ ذَاتِي

  • Kendi zâtında hiçbir şeye ihtiyaç duymama.
  • (Allah'ın) Zatı itibarıyla hiçbir şeye ihtiyaç duymaması.

kalem-i kudret-i samedaniye / kalem-i kudret-i samedâniye

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın kudret kalemi.

kani'

  • (A, uzun okunur) Kanaat eden. Kendinde olan helâla razı olup, başkasının hiçbir şeyine göz dikmeyen.
  • Kanmış. İnanmış. Tatmin olmuş.

kitab-ı hikmet-i samedaniye / kitab-ı hikmet-i samedâniye

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan ancak herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın hikmetlerle dolu kitabı, İlâhî amaç ve hikmetleri gösteren kitap.

kitab-ı samedani / kitab-ı samedânî

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın bir yazı gibi yarattığı kitap.

kıyam bi nefsihi / kıyâm bi nefsihî

  • Allahü teâlânın zâtî (zâtına âit) sıfatlarından; varlığı kendinden olan, hiçbir şeye muhtâc olmayan.

kudret-i ehad-i samed

  • Bir ve tek olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Cenâb-ı Hakkın kudreti.

kudret-i samedaniye / kudret-i samedâniye

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı ve herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın sonsuz kudreti.

kur'an-ı samedani / kur'ân-ı samedânî

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın Kur'ân'ı, kâinat kitabı.

la meşhude illa hu / lâ meşhude illâ hû / lâ meşhûde illâ hû

  • Allah'tan başka görülen hiçbir şey yoktur.
  • Allah'tan başka görülen hiçbir şey yoktur.

mektubat-ı samedaniye / mektubât-ı samedâniye

  • Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını, her şeyin O'na muhtaç olduğunu gösteren mektuplar.

melik

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Zâtında, sıfatlarında, hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şey varlığında ve varlıkta kalmasında O'na muhtaç olan, her şeyin sâhibi, yaratıcısı.
  • Pâdişâh, hükümdar.

mevsuf-u vacibü'l-vücud / mevsuf-u vâcibü'l-vücud

  • Varlığı zorunlu olan ve var olmak için hiçbir şeye ihtiyacı olmamakla nitelenen Allah.

mu'cize-i kudret-i samedaniye / mu'cize-i kudret-i samedâniye

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın kudret mu'cizesi.

muhatab-ı samedaniye / muhatab-ı samedâniye

  • Her şeyin Kendine muhtaç olduğu, fakat Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın muhatabı.

mühr-ü samediyet

  • Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını, fakat her şeyin Kendisine muhtaç olduğunu gösteren mühür.

mukarreb

  • Yakınlaştırılmış.
  • Cennette dereceleri en yüksek olan.
  • Tasavvufta, nefslerinin sevgisinden kurtulmuş, kalbinde Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayan, yalnız Allahü teâlâyı isteyen.

müstağni-yi alelıtlak / müstağnî-yi alelıtlak

  • Her cihetle ve hiçbir kayda, şarta bağlı olmaksızın zengin olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah.

naşie-i zatiye / nâşie-i zâtiye

  • Bizzat zâtından çıkan ve zâtından başka hiçbir şeyden kaynaklanmamış olan.

ne halt edebilir?

  • Ne yapabilir ki… hiçbir şey yapamaz.

nur-u samedani / nur-u samedânî

  • Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şey Kendisine muhtaç olan Allah'ın nuru.

rıza-yı samedani / rızâ-yı samedânî

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın rızası.

rıza-yı samedaniye / rızâ-yı samedanîye

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın rızası, razı olması.

salibe-i külliye / sâlibe-i külliye

  • Olumsuz tümel önerme "Allah hiçbir şeyin hâlıkı değildir." gibi.

samed / صَمَدْ

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiçbir kimseye, hiçbir şeye ihtiyâcı olmayan, bütün mahlûkâtın (yaratılmışların) kendisine muhtaç olduğu yüce Allah.
  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.
  • Allahın, "herşey kendisine muhtaç olduğu hâlde kendisi hiçbir şeye muhtaç değil," mânâsındaki ismi.
  • Hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde, her şey kendisine muhtaç olan (Allah).

samedani / samedânî

  • Hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin kendisine muhtaç olduğu Allah'a ait olan.

samedaniyet / samedâniyet

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmaması.

samediyet / صَمَدِيَتْ

  • Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olması.
  • Allah'ın (C.C.) hiç bir şeye muhtaç olmadığı gibi hazinesinden hiçbir şey eksilmemesi ve kudretine de hiç bir şey ağır gelmemesi.
  • Allahın hiçbir şeye ihtiyacı bulunmaması ve bütün varlıkların kendisine muhtaç olması hakikatı.
  • (Allahın) hiçbir şeye muhtaç olmadığı hâlde, her şeyin kendisine muhtaç olması.

samediyet-i ilahiye / samediyet-i ilâhiye

  • Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Ona muhtaç olması.

saray-ı samedani / saray-ı samedânî

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan fakat her şeyin Kendisine muhtaç olduğu Cenâb-ı Hakkın sarayı; kâinat.

sıfat-ı samedaniye / sıfât-ı samedâniye

  • Her şey Kendisine muhtaç iken Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın sıfatları.

sikke-i samediyet / سِكَّۀِ صَمَدِيَتْ

  • (Allahın) Hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde, her şeyin kendisine muhtaç olması mührü.

tabir-i samedani / tabir-i samedânî

  • Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın yüce ifadesi, tabiri.

tecelliyat-ı samedaniye / tecelliyât-ı samedâniye

  • Allah'ın herşeyin Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösteren yansımaları.

tehevvür

  • Korkusuzlukla düşünmeden hareket etmek. Sonunu düşünmeden birden bire karar vermek.
  • Kuvve-i gadabiyenin ifrat mertebesi; maddi mânevi hiçbir şeyden korkmamak hâleti.

tevfikat-ı samedani / tevfikat-ı samedanî

  • Hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın yardımları, muvaffakiyet bahşetmesi.

tevfikat-ı samedaniye

  • Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şey Kendisine muhtaç olan Allah'ın başarılı kılması.

turra-i samediyet / طُرَّۀِ صَمَدِيَتْ

  • Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Ona muhtaç olması mânâsındaki sıfatını gösteren özel işaret mühür.
  • Hiçbir şeye muhtaç olmayan Allahın mührü.

vacid / vâcid

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Ma'bûd, Rab, ilâh olan, zâtında bulunması lâzım ve lâyık olan bütün sıfatları kendisinde bulunan, hiçbir şeye muhtaç olmayan, kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan.

vahid-i ehad-i samed / vâhid-i ehad-i samed

  • Bir ve tek olan, birliği bütün varlıkları kuşattığı gibi herbir varlıkta da tecellî eden, hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.

vahid-i vacib / vahid-i vâcib

  • Varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir şeye ve sebebe ihtiyacı olmayan ve herbir varlıkta birliği görünen Allah.

vücud-u vücubi / vücud-u vücubî

  • Varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir şeye ve sebebe ihtiyacı olmayan ve diğer varlıkların var olması Kendisine bağlı olan, yokluğu düşünülemeyen varlık, Allah.

zat-ı ehad-i samed / zât-ı ehad-i samed

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan ve birliği herbir şeyde görünen Allah.

zat-ı ferd-i ehad-i samed / zât-ı ferd-i ehad-i samed

  • Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, bir ve benzersiz olup ortağı olmayan Zât, Allah.

zat-ı ganiyy-i ale'l-ıtlak / zât-ı ganiyy-i ale'l-ıtlak

  • Her cihetle hiçbir şeye muhtaç olmayan Zât, Allah.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR