LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Hey kelimesini içeren 41 kelime bulundu...

cemil-i zülcelal / cemîl-i zülcelâl

  • Heybeti ve yüceliği sınırsız, güzelliği sonsuz olan Allah.

derece-i haşmet

  • Heybet ve görkemin derecesi.

emr-i müheyyic

  • Heyecan verici iş.

enban / enbân / انبان

  • Heybe. (Farsça)

eyvah

  • Heyhât, yazık. (Farsça)

hakibe / hakîbe

  • Heybe.

haşmetkarane / haşmetkârâne

  • Heybetli, görkemli bir şekilde.

hemyan / hemyân / هميان

  • Heybe. (Farsça)

hey'at

  • Hey'etler. Ayrı ayrı mânalar. Kısımlar.

hey'et

  • Heyet, kurul, meclis.

heyakil / heyâkil / هياكل

  • Heykeller.
  • Heykeller, putlar.
  • Heykeller. (Arapça)

heybetnüma / heybetnümâ

  • Heybetli.

heyecanat / heyecânât

  • Heyecanlar.

heykelperest

  • Heykel düşkünü.

heykeltıraş / هيكل تراش

  • Heykel yapan.
  • Heykelci, heykeltıraş. (Arapça - Farsça)

heykeltraş

  • Heykel yapan kimse.

hiss-i heyecan

  • Heyecan veren his.

kuhnümun

  • Heybetli, azametli. Dağ gibi görünen. (Farsça)

medar-ı müheyyic / medâr-ı müheyyic / مَدَارِ مُهَيِّجْ

  • Heyecanlandıran sebeb.

mehabet / mehâbet / مهابت

  • Heybet, büyüklük.
  • Heybetlilik. (Arapça)

mehib / mehîb / مهيب

  • Heybetli, azametli.
  • Heybetli. (Arapça)

mibnah

  • Heybe.

müheykel

  • Heykelleşmiş.

müheyyic

  • Heyecanlandıran.

müheyyiç

  • Heyecan verici.

müheyyic / مهيج

  • Heyecan verici. (Arapça)

mühib / mühîb / مُه۪يبْ

  • Heybetli.
  • Heybetli.
  • Heybetli.

mukazzez

  • Heyeti hafif olan kimse.

müteheyyib

  • Heybetlenen. Heybetli. Korku ve hürmet hissini veren.

müteheyyic

  • Heyecana gelen, coşan, coşkun, heyecanlı.
  • Heyecanlı.

nefr

  • Heyecan verici bir emirden dolayı bir yerden bir yere fırlayıp çıkmaktır. Ürkmek demek olan "Nüfur" da bu mânâdandır. Fakat "Nüfur" tek başına kaçıp kurtulmak için menfi bir harekette kullanıldığı hâlde; "nefr", düşmana karşı gaza için fırlayıp çıkmakta kullanılır. Ve böyle çıkıp toplanan cemaate "n

pür-heyecan / pür-heyecân

  • Heyecan dolu. Çok heyecanlı. (Farsça)

put

  • Heykel, büst.

sefihan

  • Heybe gibi çatıp içine birşeyler konulan iki çuval.

şevket

  • Heybet, böyüklük.

şure

  • Heyet.

teheyyüc / تهيج

  • Heyecanlanma. Coşma. Deprenme. Harekete gelme.
  • Heyecanlanma. (Arapça)

tehyic / tehyîc

  • Heyecanlandırma.

tehyiç / tehyîç

  • Heyecanlandırma, harekete geçirme.

tehyiç etme

  • Heyecanlandırma, heyecana getirme, çoşkunluk verme.

veyh

  • Heyhât!

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın