LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Hayret verici ifadesini içeren 61 kelime bulundu...

acaib

  • (Tekili: Acib) Şaşırtacak ve hayret verici şeyler.

acaibü'l-mahlukat / acâibü'l-mahlûkat

  • Yaratılmışların şaşırtıcı, hayret verici halleri.

acaip / acâip

  • Hayret verici ve şaşırtıcı.

acib / acîb

  • Hayret verici, şaşırtıcı.

acibe / acîbe

  • Alışılmış surette olmayan. Çok hârika. Acib ve garip, hayret verici, şaşılacak şey.

acip / acîp

  • Hayret verici, şaşırtıcı.

acube-i san'at

  • San'at yönüyle hayret verici olan.

ahval-i hayret-feza / ahval-i hayret-fezâ

  • Hayret verici haller.

ayat-ı acibe / âyât-ı acibe

  • Hayret verici deliller.

beda

  • (Bedâat) Hayret verici, yenilik ve iyiliklerde üstünlük. Acib ve garib olma. Yeni zuhur etme.

bedi'

  • (Bedia) Eşi, benzeri olmayan. Hayret verici güzellikte olan.
  • Garib. Acib.
  • Benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren. Kimseye benzemeyen. İcad edici olan.
  • Hâlık ve Hallak-ı Cihan olan.
  • Beğenilen.
  • Yeni bulunmuş ve görülmedik tarzda olan.
  • Edb: Sözün

ca-yı hayret / câ-yı hayret

  • Hayret verici nokta.

düstur-u acib

  • Hayret verici düstur.

efza

  • (Sonlarına eklenen kelimelere) Artıran, çoğaltan mânasını verir. Meselâ: Hayret-efzâ : Hayret verici, hayret artıran. (Farsça)

eksantrik

  • Lât. Merkezden uzakta kurulmuş.
  • Mat: İç içe olduğu hâlde merkezleri ayrı olan daireler.
  • Müstesna, taaccüb edilip şaşılacak, hayret verici.

fabrika-i acibe

  • Hayret verici, şaşılacak fabrika.

feya acaba / feyâ acaba

  • Hayret ve taaccüb ifadesi için söylenir; hayret verici.

feya li'l-aceb

  • Hayret verici, çok ilginçtir ki!.

feza

  • (Efzâ) Artıran, ziyadeleştiren, çoğaltan (mânâlarına gelip, kelime sonlarına getirilerek birleşik kelime yapılır.) Meselâ: Can-feza : Can verici. Hayret-feza : Çok hayret verici. Ruh-feza : Ruh verici. (Farsça)

füsun

  • Şaşırtıcı, hayret verici ve kendine cezbedici bir güzellik. (Farsça)
  • Büyü. (Farsça)

garabet / garâbet

  • Gariplik, hayret vericilik.

garaib-i fen / garâib-i fen

  • İlimdeki şaşırtıcı ve hayret verici şeyler.

garib

  • Hayret verici. Tuhaf.
  • Kimsesiz. Zavallı.
  • Gurbette olan.

garibüzzaman

  • Zamanın garibi; zamanın şaşırtıcı, hayret verici kişisi.

garip

  • Hayret verici, şaşırtıcı.

hakikat-i acibe

  • Hayret verici gerçek.

harekat-ı garibe / harekât-ı garîbe

  • Hayret verici, şaşırtıcı hareketler.

hayret-alud / hayret-âlûd

  • Hayret verici.

hayret-engiz

  • Hayret verici.

hayret-feza / hayret-fezâ

  • Hayret verici, şaşırtıcı.

hayret-nümun

  • Hayret verici, şaşırtıcı.

hayretbahş / حيرت بخش

  • Hayret verici. (Arapça - Farsça)

hayretbahşa / hayretbahşâ

  • Hayret verici.

hayretfeza / hayretfezâ

  • Hayret verici, şaşırtıcı.
  • Hayret verici.

hayretnüma / hayretnümâ

  • Hayret verici, şaşırtıcı.

inkılab-ı acibe / inkılâb-ı acibe

  • Acayip, hayret verici köklü değişim, dönüşüm.

inkılabat-ı acibe / inkılâbât-ı acîbe

  • Şaşırtıcı ve hayret verici değişimler.

istibdadat-ı acibe / istibdâdât-ı acîbe

  • Hayret verici baskılar, zulümler.

kavanin-i acibe / kavanîn-i acibe

  • Hayret verici kanunlar.

kıssa-i acibe-i meşhure / kıssa-i acîbe-i meşhure

  • Hayret verici meşhur kıssa.

mahall-i garaip

  • Hayret verici ve şaşırtıcı yerler.

mahşer-i acaip / mahşer-i acâip

  • Hayret verici şeylerin toplandığı yer.

makine-i acibe-i ilahiye / makine-i acîbe-i ilâhiye

  • Allah'ın hayret verici makinesi, eseri.

mecma-i garaip

  • Hayret verici şeylerin toplandığı yer.

müdheş

  • Hayret verici, hayret veren, şaşırtan.

nazm-ı garib-i hikmet

  • Hikmetin hayret verici düzeni.

nokta-i garabet

  • Hayret verici nokta.

şayan-ı hayret / şâyân-ı hayret

  • Hayrete değer, hayret verici.

şayan-ı hayret ve teemmül / şâyân-ı hayret ve teemmül

  • Hayret verici ve üzerinde etraflıca düşünmeye değer.

şayan-ı istiğrab / şâyân-ı istiğrab

  • Şaşkınlık sebebi, hayret verici, şaşırtıcı.

silsile-i acibe

  • Hayret verici haller ve durumlar zinciri, dizisi.

sırr-ı acip

  • Hayret verici sır; hakikat.

tahavvülat-ı garibe

  • Tuhaf, hayret verici dönüşümler.

tasarrufat-ı acibe / tasarrufât-ı acîbe

  • Hayret verici tasarruflar, işler.

tasarrufat-ı muntazama-i acibe / tasarrufât-ı muntazama-i acibe

  • Hayret verici ve düzenli işler, tasarruflar.

tebaüd-ü acib / tebâüd-ü acîb

  • Hayret verici ölçüde birbirinden uzaklaşma.

tevafuk-u acibe

  • Hayret verici, şaşırtıcı uygunluk, denk gelme.

tiryak-ı acip

  • Hayret verici ilâç.

u'cube-i hilkat

  • Yaratılıştan insanlara hayret verici olan. Şaşılacak, hayrete düşülecek hilkat garibesi.

üslub-u garip / üslûb-u garip

  • Hayret verici, şaşırtıcı ifade ve anlatım tarzı.

veleh-resan

  • Hayret verici, hayret edilen, şaşkınlık veren.