LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Hayranlık ifadesini içeren 34 kelime bulundu...

acaib vezaif / acaib vezâif

  • Acayip vazifeler, hayret ve hayranlık uyandıran görevler.

acaib-i san'at

  • Hayranlık uyandıran san'atlar.

aras

  • Yorgunluk, bitkinlik.
  • Hayranlık.

ares

  • Hayranlık.

beht

  • Yalan söylemek.
  • Ansızın bir şeyi almak.
  • Tenbellik galebe etmek.
  • Şaşkınlık. Hayranlık.
  • Şaşkınlık, hayranlık.

belağat-i harika / belâğat-i harika

  • Hayranlık verici belâğat.

beyanat-ı harika

  • Hayranlık veren açıklamalar, izahlar.

cezalet-i harika

  • Hayranlık verici düzgün ifade, güzel anlatım.

faaliyet-i hayretnüma / faaliyet-i hayretnümâ

  • Hayret veren, hayranlık uyandıran faaliyet.

fesahat-i harika

  • Sözün hayranlık verici şekildeki düzgünlük, açıklık ve akıcılığı.

fünun-u acibe / fünun-u acîbe

  • Şaşırtıcı ve hayranlık verici ilimler.

füsunkar / füsunkâr

  • Büyüleyici. Cezb ve celbedici. Hayranlık verici. (Farsça)

füsunperver

  • Büyüleyici, hayranlık verici, cezbedici, celbedici. (Farsça)

garabet-i san'at-ı ilahiye / garâbet-i san'at-ı ilâhiye

  • Allah'ın hayranlık uyandıran san'atı.

gıpta

  • Beğeni, hayranlık.

hadise-i harika / hâdise-i harika

  • Olağanüstü, hayranlık verici olay.

harika / hârika

  • İmkânların üstünde olan şey, hayret uyandıran, hayranlık vren. Büyük ve görülmedik eser. Görülmedik derecede kıymetli.
  • Olağanüstü, hayranlık veren.

harikulade / hârikulâde

  • Olağanüstü, hayranlık verici.

havarık

  • (Tekili: Hârika) Acib ve garip olan hâdise. İnsanda hayret ve hayranlık uyandıran şeyler.
  • Okun nişanı delerek öbür tarafından çıkıp gitmesi.

heyam

  • Hayranlık hâli.
  • Çok yumuşak kum.

hüvam

  • Hayranlık hâli.

muhayyirü'l-ukul

  • Akıllara hayret verip hayranlık uyandıran.

mütevellihane / mütevellihâne

  • Sersemlik ve hayranlıkla. (Farsça)

san'at-ı acibe / san'at-ı acîbe

  • Hayrette bırakan ve hayranlık veren san'at.

san'at-ı acip

  • İnsanı hayrette bırakıp hayranlık veren sanat.

sanayi-i garibe

  • Benzersiz ve hayranlık verici san'atlar.

saray-ı acib

  • Hayranlık uyandıran saray.

saray-ı acip

  • Hayranlık uyandıran saray.

sermest-i hayran

  • Hayranlıktan dolayı kendinden geçme.

tahayyür / تحير

  • Hayranlık. (Arapça)
  • Tahayyür etmek: Hayran kalmak, şaşakalmak. (Arapça)

tebarekallah / tebarekâllah

  • "Cenab-ı Hakk'ın (C.C.) ne bereketli, ne hayırlı işleri var, ne kadar bereketli!" diyerek hayret taaccübü. Allah'ın (C.C. ) yaptığı eserlerinden dolayı hayranlık hislerini ifade maksadıyla, Allah (C.C.) hakkında söylenen ve aynı zamanda dua için okunan bir kelâm.

teçhizat-ı harika

  • Hayranlık veren cihazlar, donanımlar.

temaşa eden / temâşâ eden

  • Hayranlıkla seyreden.

vezaif-i acibe / vezâif-i acibe

  • Hayrette bırakan vazifeler, hayranlık veren işler.