LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Haberci ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

berid

  • Postacı. Haberci. Elçi.
  • Sürücü.
  • Dört fersah mesâfe.

harbe

  • Tar: Kısa mızrak tarzında bir nevi silâhın adıdır. Eskiden "Köylü" adı verilen yangın habercisinin taşıdığı ucu demirli değneğe de harbe denilirdi. Eski tüfekleri doldurmağa mahsus demirden yapılmış âlete de "tüfek harbisi" adı verilirdi.

hüdhüd

  • Süleyman aleyhisselâmın haberci kuşu.

kahin / kâhin

  • Karışık ve tahmini sözlerle gaibden haber verdiği söylenen kimse. Haberci. Falcı.
  • Âlim.

kasid

  • (Çoğulu: Kasidân) (Kasd. dan) Tasarlıyan, kasdeden.
  • Haberci, postacı.

muhabir / muhâbir / مخابر

  • Haberci.
  • Haber veren, haberci.
  • Gazeteye havadis gönderen kimse.
  • Haberci.
  • Haberci. (Arapça)

muhbir / مخبر

  • Haber veren. Haberci. Haber toplayan.
  • Birisinin fenâlığını alâkadar makama haber veren. Jurnalcı.
  • Haber veren, haberci.
  • Bir gazete için haber taşıyıp ulaştıran.
  • Haberci.
  • Haber veren, haberci. (Arapça)

münhi / münhî

  • (Çoğulu: Münhiyân) (Nehy. den) Haberci. Haber getiren.

münhiyan

  • (Tekili: Münhi) Haberciler. Haber getirenler.

münhiye

  • Haber veren, haberci.

nabi

  • Haber veren, haberci.
  • Urfa'lı kıymetli bir şâirin ismi. (Mi: 1626- 1712)

nakale

  • (Tekili: Nâkıl) Haberciler, nakledenler.

pervane

  • Fırıldak çark. (Farsça)
  • Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. (Farsça)
  • Haberci, kılavuz. (Farsça)

peyemres

  • Haber getiren, haber ulaştıran, haberci. (Farsça)

peygamaver

  • (Peygam-âver) Haber getiren, haberci. (Farsça)

peygamber / پيغمبر

  • Peygamber. (Farsça)
  • Haberci. (Farsça)

resul / resûl

  • Elçi, haberci.
  • Kendisine kitap ve şeriat verilen peygamber.
  • Yaratılışı, huyu, ilmi, aklı ve her bakımdan zamânında bulunan bütün insanlardan üstün olan ve yeni bir din ile gönderilen peygamber.
  • Elçi, haberci.

resül

  • Peygamber. Yeni bir kitap ve yeni bir şeriat ile bir ümmete veya bütün beşeriyete Allah tarafından Peygamber olarak gönderilmiş olan zât. Mürsel de denir. Yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resülün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettirirse, ona Nebi denir.
  • Haberci

risalet

  • Elçilik, habercilik.
  • Peygamberlik.

saiyan

  • (Tekili: Sâi) Haberciler, haber götürenler.
  • Çalışanlar.

sifare

  • Habercilik.