LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te HEMS ifadesini içeren 12 kelime bulundu...

cemaat

  • Topluluk. Bir yere toplanmış insanlar. Takım, bölük.
  • Fık: Bir imama uyup namaz kılan müslümanların heyeti. Bir mezhebe tâbi bir heyet teşkil eden ahali.
  • Aralarındaki münasebetleri din, örf ve âdetlere göre tanzim eden, akrabalık, komşuluk, hemşehrilik gibi rabıtalarla birbiri

ehl-i memleket

  • Aynı memleketten, hemşehri.

eyyim

  • Bekâr, dul. Eyyim; gerek bikir, gerek seyyib olsun zevci olmayan kadına ve zevcesi olmıyan erkeğe denir ki, buna bekâr denir. Bundan başka eyyim; hür kadına ve bir kimsenin kızı, hemşiresi, teyzesi gibi yakın hısmına da ıtlak edilir.

haher

  • Kızkardeş. Hemşire. (Farsça)

haher-zade

  • Hemşirezade, kızkardeş çocuğu. Yeğen. (Farsça)

haheri / haherî

  • Hemşirelik, kızkardeşlik. (Farsça)

hem-cay

  • Aynı yerde oturan. Hemşehri. (Farsça)

hemşehri / hemşehrî / هم شهری

  • Hemşeri. (Farsça - Arapça)
  • Yurttaş. (Farsça - Arapça)

hemşeri

  • Bk. hemşehrî.

merhemsaz / merhemsâz

  • Merhemsâz olmak: Çare bulmak.

pur-i duht

  • Hemşirezâde, yeğen.

rihve-i mehmuse harfleri

  • "Fe, ha, se, he, şın, hı, sad, sin" Bu harflerde sesin kemâli ile nefes birlikte akar. Rehavet ve hems sıfatı, zayıf sıfatlardır, bunun için rehavet sesin kâmilen akmasını, hems de nefesin kâmilen akmasını icabettirir.