LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te HAİN ifadesini içeren 36 kelime bulundu...

bed-buk

  • Hâin, korkak. (Farsça)

bi-dadger / bî-dadger

  • Gaddar, zâlim, hain. (Farsça)

bi-dadgeri / bî-dadgerî

  • Gaddarlık, hainlik, zâlimlik. (Farsça)

efarit

  • (Tekili: İfrit) İfrit gibi, ifrite benzer adamlar. Hilekârlar, kurnazlar, cüretliler.
  • Pek hain cinler.
  • Şeytanlar, iblisler.

eles

  • Hâinlik yapmak. Hıyanet etmek.
  • Mecnun olmak.

gaddar / gaddâr

  • Kahredici, öldürücü. Ahdine vefâ etmeyip hıyânet eden. Hâin, zâlim, çok zulmeden.
  • Hain, zalim.

gadr

  • Hâinlik, vefâsızlık, merhametsizlik. Muâmelede aldatmak.
  • Hainlik, vefasızlık, zulüm, merhametsizlik, haksızlık.

gall

  • Girmek, sokmak, akmak.
  • Boynunu, elini zincir ile bağlamak.
  • Hâinlik yapmak. Hıyanet etmek.
  • Ganimet malından hırsızlık etmek.

gaşş

  • Hâin.

gışş

  • Hıyânet etmek, hâinlik yapmak.
  • Yaramaz olmak.
  • Saf olmayıp karışık olmak.

hain / hâin / خائن

  • Hain. (Arapça)
  • Acımasız. (Arapça)

hain-i bidin / hâin-i bîdin

  • Dinsiz hâin.

hain-i din / hâin-i din

  • Din hâini.

hainane / hâinâne / خائنانه

  • Hâincesine, hâin bir kişiye yakışır şekil ve surette.
  • Haince, sinsice.
  • Haince.
  • Haince. (Arapça - Farsça)

hanasire

  • Hıyânet ehli, hâinler.

havene

  • (Tekili: Hâin) Hâinler, hıyânet edenler.

havn

  • Hıyanet etmek, hâinlik yapmak.

hıyanat

  • (Tekili: Hıyanet) Hıyanetler, hâinlikler, kahpelikler.

hıyanet / hıyânet

  • Hâinlik. Vefasızlık. İtimadı kötüye kullanmak. Sözünde durmayıp oyun etmek.
  • Hâinlik. Birine kendini emîn tanıttıktan sonra, o emniyeti bozacak iş yapmak; vefâsızlık, îtimâdı kötüye kullanmak, sözünde durmamak.
  • Hâinlik, ihanet.
  • Hainlik.

hiyanet

  • Hainlik yapma, ihanet etme.

hıyanet / hıyânet / خيانت / خِيَانَتْ

  • Hainlik. (Arapça)
  • Hâinlik, emanet ve söze vefasızlık gösterme.

hıyanet-i vatan

  • Vatan hainliği. Vatana hıyanet etme.

hıyanet-i vataniye

  • Vatan hainliği.

hıyanetkar / hıyanetkâr / hıyânetkâr / خيانتكار

  • Hıyanet eden. Hâin.
  • Hain. (Arapça - Farsça)

huvvan

  • (Tekili: Hâin) Hıyanet edenler, hâinler.

ihanet / ihânet / اهانت

  • (Hevn. den) Alçak ve hakir addedip itibar etmemek, kıymet vermemek.
  • Hainlik. Haksızlık. Kötülük.
  • Hâinlik etmek, güveni kötüye kullanmak, sadâkat göstermemek.
  • İsyân etmek, karşı gelmek.
  • Küçük düşürmek, tahkîr etmek, hafife almak.
  • Hainlik.
  • Hainlik. (Arapça)

ihanetkar / ihânetkâr

  • İhanetçi, hain.

merdud

  • Reddolunmuş. Kabul edilmemiş. Geri döndürülmüş. Kovulmuş. (Namaz kılmayan hâindir, hâinin hükmü merduddur.)

muhavven

  • Hâinleşen. Tahvin edilen.

mühin / mühîn

  • (Hevn. den) İhanet eden. Tahkir ve tezlil eden.
  • Hor, hakir, alçak. Hâin.

muhtan

  • Kendisine hıyanet edilen kimse.
  • Hâin. Hıyanet eden.

nemek-haram

  • Tuz haini. (Farsça)
  • Mc: Nankör. (Farsça)

sitem-amiz / sitem-âmiz

  • Hâin. İnsafsız, haksız. (Farsça)

tahvin

  • (Çoğulu: Tahvinât) Birisine hâin deme. Hıyânet nisbet etme.

tufan-ı gadir / tûfan-ı gadir

  • Hainlik tufanı.

vatd

  • İsbat etmek.
  • İhânet etmek, hâinlik yapmak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR