LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Goz yasi ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

ab-gine

  • Billur. (Fransızca)
  • Ayna. (Fransızca)
  • Kılınç. (Fransızca)
  • Göz yaşı. (Fransızca)
  • Şişe, sürahi, kadeh. (Fransızca)

ab-ı bade-reng / ab-ı bâde-reng

  • Kanlı göz yaşı.

ab-ı çeşm

  • Göz yaşı.

ab-ı ciğer

  • Ciğer suyu.
  • Göz yaşı.

ab-ı şor

  • Acı su.
  • Göz yaşı.

abre

  • Göz yaşı.

dam'

  • (Çoğulu: Dümu-Edmu) Helâk olmak.
  • Göz yaşı.

dem'

  • Göz yaşı, göz yaşı dökme, ağlama.
  • Göz yaşı. Sürurdan veya keder sebebiyle ağlama neticesi gelen göz yaşı.

dem'a

  • Bir damla göz yaşı.

dima'

  • Göz yaşı akan yerlerin izi.

garb

  • (Çoğulu: Gurub) Güneşin battığı taraf. Batı.
  • Sığır derisinden yapılan büyük kova.
  • Sakaların su koydukları büyük tulum.
  • Atıldıktan sonra bulunmayan ok.
  • Yürügen at.
  • Nasır acısı (gözde olur).
  • Göz yaşı.
  • Göz yaşının geldiği damar.
  • Ke

girye-dar

  • Ağlamış, göz yaşı dökmüş. (Farsça)

hemr

  • Su dökmek.
  • Göz yaşı akıtmak.
  • Süt sağmak.
  • Atâ etmek, hediye vermek.

hemu'

  • Göz yaşı akmak.

hetalan

  • Akmak.
  • Göz yaşı ve yağmur pespeşe gelmek.

ibtika'

  • (Bükâ. dan) Ağlama, göz yaşı dökme.

inbika

  • (Bükâ. dan) Ağlama, göz yaşı dökme.

inhimal

  • İhmal etme, önem vermeme.
  • Mühlet alma.
  • Göz yaşı dökme.
  • Ciddi bir şekilde çalışma, uğraşma.

intiyah

  • Ağlama, göz yaşı dökme.

intizac

  • Çok ağlama, fazlaca göz yaşı dökme.
  • Tıb: Çıbanın olgun hâle gelmesi.

irka'

  • Akan kan veya göz yaşını silme, dindirme.

lahh

  • Göz yaşının çok olması.

mukarre

  • Göz yaşının durması.

nekf

  • Göz yaşını yanağından parmağıyla silip gidermek.
  • Kuyudan su çekmek.
  • Arlanmak.

nem-i dide

  • Göz yaşı.

özr

  • Abdesti bozan bir şeyin bir namaz vakti durdurulamayıp, devâm etmesi. İdrârını tutamama, iç sürmesi, yel kaçırmak, burun kanaması, yaradan kan, sarı su akması, ağrı ile göz yaşı akması birer özür olup, özürlü erkeğe mâzûr, kadına ma'zûre denir.
  • Mâzeret. Af talebi, engel.

sirişk

  • Göz yaşı. (Farsça)
  • Ateş şeraresi. (Farsça)

tedmi'

  • Göz yaşı dökmek.

yakut-u müzab

  • Erimiş yakut.
  • Göz yaşı.
  • Kan.
  • Kırmızı şarap.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın