LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Galiz ifadesini içeren 34 kelime bulundu...

aglaz

  • (Galiz. den) kaba ve galiz şeyler.

aglez

  • (Galiz. den ism-i tafdil) Pekçok kaba ve galiz.

ahder

  • (Çoğulu: Ehadir) Kavi ve galiz olmak. Kaba olmak.
  • Şaşı adam.

aşevzen

  • Galiz, katı nesne.

ca'zeri / ca'zerî

  • Kısa boylu, galiz, sitemkâr kimse.

cebub

  • Sağlam yer. Muhkem.
  • Yeryüzü.
  • Katı ve galiz yer.

celis

  • Galiz, kaba nesne. Büyük ve sağlam olan şey.

cem'are

  • Galiz, kaba nesne. Yüksek taşlar.
  • Kabile ismi.
  • Küçük kuş.

ceşib

  • Kaba ve galiz nesne.

cu'şum

  • Galiz, kısa boylu adam.

demles

  • Kaba, galiz nesne.

deyyas

  • Kaba, galiz olan kimse.

fürakıs

  • Galiz ve şiddetli nesne.

galize / galîze

  • (Bak: GALÎZ)

gılaz

  • (Tekili: Galiz) Şedid. Sert. Kalın ve kaba şeyler.

gılzet

  • Kabalık, sertlik.
  • Kalınlık, galizlik.

hıbher

  • Galiz, kaba.

iglaz

  • (Galiz. den) Kaba ve fenâ söyleme.

iglazat

  • (Tekili: İglaz) Kaba ve galiz söyleme.

istiglaz

  • Bir şeyi galiz saymak, galiz bilmek.
  • Satın almaktan vazgeçmek.

necaset-i kalile

  • Katı şeylerden ise miskalden; sıvı ise el ayası sahasından geniş olan necaset, namaza mânidir. Bu miktardan fazlası necaset-i galizadır.

pest

  • Alçak, aşağı. Hafif, yavaş ses. (Farsça)
  • Sesi galiz, kalın ve korkunç olan. (Farsça)

samd

  • Kasdetmek.
  • Yüksek yer.
  • Galiz, yoğun.

satim

  • (Çoğulu: Sutem) Galiz, kaba.

sayda'

  • Çömlek yapılan toprak.
  • Kaba ve galiz yer.
  • Belde ismi.

şenes

  • Galiz. Kaba.

şeres

  • Elin yarılması.
  • Kaba ve galiz olmak.

şerz

  • (Çoğulu: Şerâriz-Şevâriz) Şiddet.
  • Zorluk.
  • Kuvvet.
  • Kalabalık, galizlik. Kat'etmek, kesmek.

sev'eteyn

  • Kadın ve erkeğin galiz yâni kaba avret mahalli, ön ve arka uzuvları; iki abdest bozma uzvu.

şütum-i galiza

  • Galiz ve kaba küfürler.

tagliz

  • (Gılzet. den) Kabalaştırma. Kaba ve galiz yapma.
  • Kaba söyleme.
  • Pahalanma.

tasir

  • Galiz süt.

uhah

  • Susuzluk.
  • Galiz, kaba, yoğun.

utull

  • Soğuk, sert ve cimri insan. Câhil ve hayırdan men'eden. Galiz ve bahil kimse.