LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Gözcü ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

asr

  • Muttali olmak. Gözcülük etmek.

dide

  • Göz, ayn, çeşm. (Farsça)
  • Görmek. (Farsça)
  • Gözcü. (Farsça)
  • Göz bebeği. (Farsça)
  • Göz ucu. (Farsça)

dide-ban / dide-bân

  • Gözcü, bekçi, nöbetçi.

dideban / dîdebân

  • Gözcü, gözleyen.

girdeban

  • Gözcü, gözetici. (Farsça)

haris / hâris

  • Muhafız. Bekçi.
  • Gözcü. Himaye eden. Bekleyen.

mirba

  • Gözcülerin üstüne çıkıp baktıkları yüksek yer.

mubassır

  • Gözcü, bakıcı.

nezzare / nezzâre

  • Gözcü, seyirci.

nigahban / nigâhban

  • Bekçi. Gözcü. Gözleyen.

nigahbani / nigâhbanî

  • Bekçilik, gözcülük. (Farsça)

nigahdar / nigâhdar

  • Bekçi, gözcü. (Farsça)
  • Koruyucu, muhafaza eden, saklayıcı. (Farsça)

nigehban / nigehbân

  • Gözcü, gözetici, bekçi. (Farsça)

nigehbani / nigehbânî

  • Bekçilik, gözcülük. (Farsça)

nigehdar / nigehdâr

  • Gözcü, bekçi. (Farsça)
  • Saklayıcı, koruyucu. (Farsça)

pasdari / pasdarî

  • Bekçilik, gözcülük. (Farsça)

rebie

  • (Çoğulu: Rabâyâ) Gözcülük eden kişi.

sahıb

  • Yoldaş, yol arkadaşı.
  • Gözcü. (Çoğulu: Sıhab-suhban)

usur

  • Gözcülük etmek.