LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Görmez ifadesini içeren 16 kelime bulundu...

dahya'

  • (Çoğulu: Duhâ) Hayız görmez kadın.
  • Ağaç ismi.

dolap

  • (Çoğulu: Devâlib) Kuyudan su çıkarıp bahçeleri sulamaya mahsus döner makine.
  • Her çeşit döner çark, çıkrık.
  • İçine eşya vesaire konulan raflı veya rafsız göz.
  • Eskiden selâmlık ile harem arasında eşya alıp vermeye mahsus döner dolap ki, veren ile alan birbirlerini görmez

gıyabi / gıyâbî

  • Görmeziye.

iğmaz / iğmâz / اغماض

  • Görmezden gelme, göz yumma. (Arapça)

kaneşvere

  • Hayız görmez kadın.

kat-ı nazar

  • Görmezden gelme.

musamaha

  • İyilikle, lütufla muamele.
  • İdare edip, kusuru görmezden gelme.

müsamaha / müsâmaha

  • Hoş görme, kusuru görmezlikten gelme.

müsamahat

  • (Tekili: Müsamaha) (Semâhat. dan) Müsamahalar, göz yummalar, görmezden gelmeler, hoş görmeler. Aldırış etmemeler.

müsi'

  • (Sev'. den) Yaramaz, itaatsiz, iş görmez. Kötülük işleyen.

na-bina

  • (Çoğulu: Na-binayan) Kör, a'mâ, gözleri görmez. Anadan doğma kör.

sarf-ı nazar

  • Görmezlikten gelmek.

taammi

  • Kör olma. Görmez hale gelme.

teami / teâmî

  • Görmez gibi görünme. Yalandan görmezliğe gelme.
  • Görmez gibi görünmek, görmezden gelmek.

tegafül-ü ani's-sani / tegafül-ü ani's-sâni

  • Varlıkları mükemmel san'atlarla yaratan Allah'tan gaflet etmeye çalışma, Onu görmezlikten gelme.

tenbel-hane / tenbel-hâne

  • Memurları iş görmez olan dâire; fertleri tenbel olan ev. Tenbeller yuvası. (Farsça)