LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Görünüşte ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

cereyan-ı suri / cereyan-ı surî

  • Görünüşteki akım, dönüş.

ene'l-hak

  • Hallâc-ı Mansûr tarafından "Ben yokum, Hak teâlâ vardır." mânâsında söylendiği hâlde, görünüşte; "Ben Hak'kım" manasına alınan söz.

hikmet-i muzahrefe

  • Görünüşte güzel ve süslü, gerçekte içi boş ve çürük felsefe.

hüsn-ü suret

  • Dış görünüşteki güzellik.

hüviyet-i suriye

  • Görünüşteki şahsiyet.

lezzet-i zahiriye / lezzet-i zâhiriye

  • Dış görünüşteki lezzet.

mümevveh

  • Sahte, samimi olmayan, içten değil. Görünüşte haklı olan. Gösterişle alâkadar.

münafık / münâfık

  • İki yüzlü, araya nifak sokan. Fitnekâr.
  • Ahdini bozan, yalan söyleyen, hıyanet eden.
  • Görünüşte müslüman olup hakikatte kâfir ve düşman olan.
  • İki yüzlü, fitneci, görünüşte Müslüman gerçekte kâfir.

resmen

  • Devlet namına, resmî olarak, devlet tarafından.
  • Kat'i olarak anlaşıldığına göre.
  • İsteye isteye. Bile bile.
  • Görünüşte, âdet yerini bulsun diye. Nezaket icabı olarak.

safsata / سَفْسَطَه

  • Yalan, uydurma, görünüşte doğru gerçekte yalan ve yanlış olan kıyas.
  • Görünüşte doğru gibi göründüğü halde gerçekte yanlış olan kıyas.

şahs-ı suri / şahs-ı surî

  • Görünüşteki maddî şahıs.

şaşaa-i suriye / şâşaa-i suriye

  • Görünüşteki parlaklık ve gösteriş.

suret-i basitane-i zahirane / suret-i basitâne-i zahirâne

  • Görünüşteki basit şekil.

sureta / suretâ / sûreta / sûretâ / صورتا

  • Görünüşte. Zâhiren.
  • Görünüşte, şeklen.
  • Görünüşte, görünüş olarak.
  • Görünüşte. (Arapça)

sureten / sûreten

  • Suret itibariyle, suret olarak, görünüşte. Sanki.
  • Görünüşte.
  • Sûretçe, biçimce, görünüşte.

suri / surî / sûrî

  • Dış görünüşe ait, görünüşte.
  • Sûrete ait, görünüşte.
  • Görünüşte.

tefavüt-ü cismi / tefâvüt-ü cismî

  • Görünüşteki farklılık.

tehekküm

  • İstihza.
  • Tevbih. Şiddetle azarlama. Görünüşte ciddi, hakikatta alaydan ibaret olan eğlenme.
  • Edb: Tarizin tesirli olan kısmı.
  • "Hekeme"den:
  • Alay etme, eğlenme.
  • Görünüşte ciddi, hakikatte alaydan ibaret olan eğlenme.

tezyinat-ı zahiri / tezyinat-ı zahîri

  • Dış görünüşte bulunan süslemeler.

vesait-i suriye

  • Görünüşteki vasıtalar, sebepler.

vesait-i zahiri / vesâit-i zâhiri

  • Dış görünüşte işleyen araçlar.

vücud-u zahiri / vücud-u zâhirî

  • Görünüşteki varlık.

zahirde / zâhirde

  • Görünüşte.

zahiren / zâhiren / ظاهرا

  • Dış görünüş itibariyle. Görünüşte.
  • Görünüşte, görünüşe göre. (Arapça)

zahiri / zahirî / zâhirî / ظاهری

  • Görünüşte.
  • (Zâhiriyye) Görünüşte olduğu gibi. Zâhire âit ve müteallik. Asıl ve hakiki olmayan.
  • Zâhiriyyun mezhebine âit olan.
  • Dış görünüş ile ilgili, görünüşteki. (Arapça)

zevahir / zevâhir

  • Dış görünüş; dış görünüşten anlaşılan mânâlar.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR