LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Filo ifadesini içeren 44 kelime bulundu...

ağleb-i hukema

  • Filozofların çoğunluğu.

ağleb-i hükema

  • Bilginlerin çoğu, filozofların ekseri.

ahlak

  • (Hulk.C.) Huy, tabiat. İnsanın davranış tarzı, tutum ve tavrı, bir cemiyette makbul ve iyi sayılan davranış kuralları. Bu kural ve kaideleri inceliyen ilim. Ahlâkın kaynağı ve mahiyetini inceliyen felsefe.Filozoflar hangi hareketlerin iyi, hangilerinin kötü olduğu ve insanın neden ahlâk kaidelerine

akl-ı evvel

  • "İlk akıl, Allah'ın yarattığı ilk mahlûk" mânâsında bazı eski filozofların görüşü.

akliyyun

  • (Rasyonalistler) Herşeyin hakikatını akıl ile bulma iddiasında olan, hadiseleri yalnız akıl ile araştırıp hakikat ve hikmetlerini tam bulamayıp, aklına güvenip dine tâbi olmayan filozoflar ve onların yolunda kalarak dalâlete gidenler. Bunlar iki kola ayrılır. Uluhiyeti ve vahyi inkâr eden birinci kı

aristo

  • (Doğum : M.Ö. 384) Yunan filozoflarından olup Eflatun'un talebesidir. Mantık, ahlâk, siyaset, iktisad, felsefe kitapları vardır. Ruhun bakiliğine inanırdı. Tecrübeden ziyâde akla fazla kıymet verdiğinden çok yanılmıştır.
  • Eski bir filozof.

avrupa hükeması

  • Avrupalı filozoflar, felsefeciler, Batılı ilim adamları.

calinos

  • (Kalinos) yun. İlk devirlerde yaşamış olan bir Yunan Filozofunun adı.
  • Eski bir filozof.

eflatun / eflâtun

  • Plâton. (M.Ö. 429 - 347) Aristo'nun üstadı, Sokrat'ın talebesi, eski Yunan filozofudur.
  • Eski bir filozof

ehl-i felsefe ve hikmet

  • Felsefeyle uğraşanlar, filozoflar.

ekser-i hükema

  • Aklı temel alan bilginlerin, filozofların çoğunluğu.

eski hikmet

  • İlk dönem İslâm filozoflarının yorumları.

farabi / farabî / farâbî

  • (Mi: 870-950) Aristo felsefesinin İslâm âleminde yayılmasına yol açmış bir filozoftur. Aristo'dan sonra gelen mânasına, kendisine Muallim-i Sâni nâmı verilmiştir. Eserlerinin İbn-i Sina üzerinde büyük te'siri vardır. "Kanun" denilen bir çalgı âletinin mucididir. Asıl adı Ebu Nâsır Muhammed'dir.
  • Aristonun tesirinde kalan bir filozof.

felasife / felâsife / فلاسفه

  • Felsefeciler. Filozoflar, felsefe ile uğraşanlar.
  • Düşüncesiz, kaygısız, rahat yaşayanlar.
  • Dinsizler.
  • Filozoflar, felsefe ile uğraşanlar, âlimler, bilginler.
  • Filozoflar, felsefeciler. (Arapça)

feylesof / فيلسوف

  • Filozof, felsefeci.
  • Filozof, felsefe ile uğraşan kişi.
  • Filozof, felsefeci. (Arapça)

feylesofane / feylesofâne

  • Filozofça.

hakim / hakîm

  • Filozof, bilge.
  • Âlim, bilgin.
  • Doktor.
  • Hikmeti bilen, filozof. (Allah'ın isimlerinden)

hukema

  • Filozoflar.

hükema / hükemâ

  • Hakîmler, bilginler, filozoflar.
  • Filozoflar.

hükema ve ulema

  • Filozoflar, felsefeciler ve ilim adamları.

hükema ve ulema-yı zahiri / hükemâ ve ulemâ-yı zâhirî

  • Zahire ve dış görünüşe göre hüküm veren alimler ve filozoflar.

hükema-i ilahiyyun / hükema-i ilâhiyyûn

  • İlâhiyatçı felsefeciler; Allah'ın varlığına inanan filozoflar.

hükema-i islamiye / hükema-i islâmiye

  • Müslüman felsefe âlimleri, filozofları.

hükema-i işrakıyyun / hükema-i işrâkıyyun

  • Bilginin kaynağının mânevî aydınlanma, sezgi ve ilham olduğu görüşünü savunan filozoflar.

hükema-i kadime / hükemâ-i kadime

  • Eski filozoflar.

hükema-i meşaiyyun / hükemâ-i meşaiyyun

  • Aristo felsefesi yolunda olan ve derslerini gezerek veren meşaiyyun filozofları.

hükema-i mü'minin / hükema-i mü'minîn

  • Müslüman âlimler, iman etmiş filozoflar.

hükema-yı felasife / hükemâ-yı felâsife

  • Felsefe bilginleri, düşünürleri; filozoflar.

hükema-yı hakikiye

  • Gerçek filozof ve bilginler.

hükema-yı işrakıyyun / hükema-yı işrâkıyyun

  • Bilginin kaynağının mânevî aydınlanma, sezgi ve ilham olduğu görüşünü savunan İslâm filozofları.

ibn-i rüşd

  • (Kadı Muhammed Bin Ahmed) (Hi: 514-595) Endülüs Devleti zamanında yetişen bir filozoftur. Kurtuba'da doğmuştur.

ibn-i sina

  • (Hi: 370-428) Buhara'lı olup zamanının en büyük âlimi, doktor ve filozofudur. Avrupa'da, Avicenna diye tanınmıştır.

ilahiyat

  • Hikmet ilminin dinden ve sadece Cenab-ı Hak'tan bahseden kısmı. Filozoflarca fikir olarak ileri sürülen dine dâir nazariyeler, düşünceler.

ilahiyyun

  • İlâhiyatçılar.
  • Fls: Sadece Allah'ın varlığından bahseden filozoflar. Sadece akıllarına güvenerek Cenab-ı Hak'tan bahseden bir kısım filozoflar.

kalender

  • Dünyayı terkederek elini çekip Allah yolunda giden kimse. (Farsça)
  • Dünyâdan elini çekip herşeyi hoş gören kimse. (Farsça)
  • Dünya alâkalarından uzak, alâyişe aldanmaz hakikat adamı. Filozof. (Farsça)

karlayl

  • (Thomas Carlyle) (Hi: 1210-1298) İskoçya'da doğmuş, Londra'da ölmüştür. İskoç tarihçisi ve filozofudur. Babası dindar bir duvarcı ustası idi, oğlunu papaz yapmak istiyordu. Onun dinî şüpheleri papaz olmasına mâni oldu. Yedi sene manevî mücahededen sonra imanî mes'elelerde istikrar elde edebilmiştir.

mahz-ı hikem

  • Akıllılığın ve filozofluğun ta kendisi. Hikmetlerin ta kendisi.

meleke-i feylesofane

  • Filozoflar gibi ilimle bağlantılı meleke elde etme.

menahic-i hükema / menâhic-i hükema

  • Bilgin ve filozofların metodları.

mütefelsif

  • (Mütefelsef) Filozoflaşmış. Felsefe ile aklını karıştırmış.
  • Felsefe ile uğraşmış olan, filozoflaşmış.
  • Filozoflaşmış, felsefe ile fikri bulanmış.

mütefelsifane / mütefelsifâne / متفلسفانه

  • Bir filozof gibi. (Arapça - Farsça)

sofizm

  • Hakikatı tanımayan şüpheci filozofların felsefesi.

sokrat

  • Eski bir filozof.

tefelsüf

  • Filozoflaşma, felsefe yapma.
  • Filozoflaşma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın