LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Fetih ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

ahir-i feth / âhir-i feth

  • Kur'ân-ı Kerimin 48. sûresi olan Fetih Sûresi'nin sonu.

ahir-i sure-i feth / âhir-i sûre-i feth

  • Kur'ân'ın 48. suresi olan Fetih Sûresinin sonu.

arazi-i meftuha / arâzi-i meftûha

  • Huk: Fetih hakkının taalluk ettiği yerler.

ayet-i feth / âyet-i feth

  • Fetih Sûresinin âyetleri

biat-ı rıdvan

  • Kur'an-ı Kerim'in 48. Sûresi olan Fetih Sûresinde zikri geçen, Hz. Peygamber'e (A.S.M.) bağlılıklarını bildiren sahabelerin biatlarıdır. 1400 veya daha fazla olduğu bildirilir. Bu cemaata Ashab-ı Rıdvan da denir. (R.A.)

feth / فتح

  • Açma, fetih.
  • Fetih, tamamen ele geçirme. (Arapça)
  • Açma. (Arapça)
  • Açılma. (Arapça)

feth-i mübin

  • Açık ve parlak zafer. Hakkı, bâtılın tahakkümünden kurtaran veya birbirine zıd olan hak ile batılın karışıklığını ayırarak hakkı galip kılan feth ve zafer Bu zafer, harp ile olabileceği gibi harpsiz de olur. (Hakikatın ve ilmin galebesi gibi.)Fetih suresinin birinci âyetinde geçen "Feth-i mübin"in i

fethi / fethî

  • Fetih ile alâkalı. Fethe âit.
  • Ferahlık verici.

fettah / fettâh

  • (Fetih. den) En iyi, en çok fetheden. Darlıktan kurtaran. Her şeyi en iyi cihetten açan. Her şeyi açan. Zabteden Allah (C.C.)
  • Herşeyi lâyık olduğu şekil ve suretlerde açan, fetihler ve açılımlar müyesser eden Allah.

fütuh

  • (Tekili: Feth) Fetihler.
  • (Çoğulu: Fütuhât) Açılmak.
  • Yardım.
  • Lütf-u İlâhîye ulaşmak.
  • Zafer. Galibiyet.
  • Açıklık. Gönül ferahlıkları.

fütuhat / fütuhât / fütûhât / فتوحات / فُتُوحَاتْ

  • (Tekili: Fütuh) Fetihler, zaferler, galibiyetler.
  • Fetihler, zaferler.
  • Fetihler, zaferler.
  • Fetihler, açmalar.
  • Fetihler. (Arapça)
  • Fetihler.

fütuhat-ı azim / fütuhat-ı azîm

  • Büyük fetihler, zaferler.

fütuhat-ı islamiye / fütuhat-ı islâmiye

  • İslâmî fetihler, zaferler.

fütuhat-ı kur'aniye / fütuhat-ı kur'âniye

  • Kur'ân'ın kalplerde ve ruhlarda meydana getirdiği mânevî fetihler.

fütuhatlı

  • Fetihli, zaferli, başarılı.

iftitah

  • (Fetih. den) Açmak, başlamak, fethetmek. Zabtetmek.

irşad-ı feth-i keşif / irşâd-ı feth-i keşif

  • Keşif ve fetih yolunu gösterme, keşfe başlarken rehberlik etme.

islami fütuhat / islâmî fütuhat

  • İslâmî fetihler; İslâmiyetin halk arasında tanınarak kalpleri fethetmesi ve Müslüman olmalarına vesile olması.

mirkatü'l-fütuh / mirkatü'l-fütûh

  • Mânevî fetihlere ulaştıran merdiven, yöntem.

müsahhar

  • (Sihriyy. den) Fetih ve teshir olmuş, ele geçirilmiş. Zaptedilmiş. İtaat ve hizmete alınmış.

nusret

  • (Nusrat) Yardım. Cenab-ı Hakkın yardımı, hususen ruhani muavenet. Zafer, galebe, fetih, üstünlük, başarı, düşmana gâlib olmak.
  • Cenâb-ı Hakkın yardımı, zafer, fetih.

sure-i feth / sûre-i feth

  • Kur'ân-ı Kerimin 48. sûresi olan Fetih Sûresi.

türk

  • Türkler, Asya'nın en büyük ve en meşhur milleti olup, Turan milletlerindendir. Türkler en evvel Sibirya ile Çin arasında olan Altın Dağı taraflarında yaşamışlar ve oradan defalarca güney ve batıya doğru yayılarak Çin'de ve Türkistan memleketlerinde fetihler yapmışlardır.Türkler eskiden beri iki şube

yevm-ül fetih

  • Fetih günü.
  • Mekke-i Mükerreme'nin fethi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın