LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Eze kelimesini içeren 37 kelime bulundu...

ahkam-ı ezeliyye / ahkâm-ı ezeliyye

  • Ezelî hükümler, başlangıcı bilinmeyen hükümler.

cemal-i ezeli / cemâl-i ezelî

  • Ezelî ve sonsuz güzellik sahibi olan Allah.

dad-ı ezel / dâd-ı ezel

  • Ezelî bağış, lütuf ve ihsan.

elhamdülillah / elhamdülillâh

  • Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet Allah'a mahsustur.

emr-i ezeli / emr-i ezelî

  • Ezelî olan Allah'ın emri.

eşşükrü lillah / eşşükrü lillâh

  • Ezelden ebede bütün şükürler ancak Allah'adır.

ezelbeezel / ازل به ازل

  • Ezelden beri. (Arapça - Farsça)

ezeli / ezelî / ازلى

  • Ezele mensub ve müteallik. Devamlı var olup varlığının başlangıcı olmayan.
  • Ezele ilişkin. (Arapça)

ezeliyye

  • Ezele mensub, ezel ile ilgili, ezelîlik

ezeliyyet / ازليت

  • Ezellik durumu. (Arapça)

ferman-ı ezeli / fermân-ı ezelî

  • Ezelî buyruk, hükmü belli bir zamanla kayıtlı olmayan ferman.

halık-ı lemyezel / hâlık-ı lemyezel

  • Ezelî, ebedî olan ve her şeyi yaratan Allah.

hayy

  • Ezelden beri hayat sahibi olan Allah.

hitab-ı ezeli / hitab-ı ezelî

  • Ezele ait hitap; başlangıcı olmayan sonsuzluk âleminin hitabı; Allah'ın sözü.

hitabat-ı ezeliye / hitâbât-ı ezeliye

  • Ezelî hitaplar; başlangıcı olmayan sonsuz varlığın sahibi Allah'tan gelen hitaplar, mesajlar, seslenişler.

hutbe-i ezeli / hutbe-i ezelî

  • Ezelden gelen hutbe.

incizab-ı muhabbet-i şems-i ezel

  • Ezel Güneşi olan Cenâb-ı Allah'ın sevgisinin çekiciliği, cazibesi.

kader-i ezeli / kader-i ezelî

  • Ezelî kader; Allah'ın ezelî ilmi ile kâinatta olmuş ve olacak herşeyi bilip takdir etmesi.

kàdir-i kayyum / kàdir-i kayyûm

  • Ezelden ebede kadar bütün varlıkları ayakta tutan sonsuz kudret sahibi, Allah.

kelam-ı ezeli / kelâm-ı ezelî

  • Ezelî, zaman üstü söz.

kelam-ı kadim / kelâm-ı kadîm

  • Ezelî yâni başlangıcı olmayan söz, kelâm; Kur'ân-ı kerîm.

kudret-i ezeliye

  • Ezelî olan Allah'ın kudreti, güç ve kuvveti.

mahbub-u ezeli / mahbub-u ezelî

  • Ezelî Sevgili; bütün yaratılmışlar tarafından çok sevilen ve varlığı ezelî olan Allah.

min-el ezel

  • Ezelden beri.

misak-ı ezeliye / misâk-ı ezeliye

  • Ezelde gerçekleşen sözleşme; bütün ruhların kendilerini yaratan Allah'a iman ve emirlerini yerine getireceklerine dair yaptıkları yemin.

mükaleme-i ezeliye / mükâleme-i ezeliye

  • Ezeli konuşma, söyleşme.

mürid / مُرِيدْ

  • Ezelden irade eden (Allah).

mütekellim-i ezeli / mütekellim-i ezelî

  • Ezelî kelâm sıfatına sahip olan ve konuşması, hiçbir varlığın konuşmasına benzemeyen Allah.

nakkaş-ı ezeli / nakkaş-ı ezelî

  • Ezeli Nakkaş. Ezeli olup her şeyin nakşını yapan. Allah (C.C.)

şahid-i ezeli / şâhid-i ezelî

  • Ezelden beri bütün zamanları ve herşeyi gören ve herşeye şahid olan Allah.
  • Ezelden ebede her şey nazar-ı şuhudunda olan Cenab-ı Hak.

sani-i kadim / sâni-i kadîm

  • Ezelden beri var olan ve varlıkları sa'natlı bir şekilde yaratan Cenâb-ı Allah.

şems-i ezel ve ebed

  • Ezelden ebede kadar bütün varlık âlemini aydınlatan Allah.

şems-i ezel ve ebed sultanı

  • Ezel ve ebedin sultanı olan Güneş; bu tabir ezelden ebede kadar bütün varlık âlemini aydınlatan Allah için bir benzetme olarak kullanılır.

şems-i ezeli / şems-i ezelî / شَمْسِ اَزَل۪ي

  • Ezelî Güneş; bütün varlıkları yokluk karanlığından varlık aydınlığına çıkaran ve onlara hayat veren Allah.
  • Ezelî güneş (Allah).

şems-i ezeliye / شَمْسِ اَزَلِيَه

  • Ezelî Güneş; bu tabir ezelden beri bütün varlıkları aydınlatıp hayat veren Allah için bir benzetme olarak kullanılır.
  • Ezelî güneş (Allah).

sıfat-ı ezeliye alemi / sıfât-ı ezeliye âlemi

  • Ezelden beri Allah'ın zatında bulunan nitelikler âlemi.

tercüme-i ezeliye

  • Ezelî tercüme; başlangıcı olmayan sonsuz varlık sahibi Allah'tan gelen tercüme.