LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Esnaf ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

araste

  • Bezenmiş süslenmiş. (Farsça)
  • Çarşının bir esnafa mahsus kısmı. (Farsça)
  • Vaktiyle ordu çarşısı, ordugâhta kurulan seyyar çarşı. (Farsça)

bazergan / bâzergân

  • Tüccar, alış veriş eden esnaf. (Farsça)
  • Bezirgan. (Farsça)
  • Ağa makamındaki yahudilere verilen isim. (Farsça)

bezirgan

  • (Bâzâr-gân) Tacir, tüccar, alışveriş eden esnaf. Efendi ve ağa yerine Yahudiler için söylenen ünvandır. (Farsça)

bezzazistan

  • Esnaf çarşısı. Bedestan. (Farsça)

ehl-i suk / ehl-i sûk

  • Çarşı halkı, esnaf. (Farsça)

esnaf / esnâf / اصناف

  • Sınıflar. (Arapça)
  • Esnaf. (Arapça)

eştat

  • (Tekili: Şetit) Takımlar, fırkalar, bölümler. Esnaf, sınıflar. Çeşitler, cinsler, neviler.

fermene

  • İşlemeli dar ve yuvarlak yanlı yelek.
  • Eskiden esnaf tabakasına mahsus elbise.

fütüvvet / فتوت

  • Gençlik. (Arapça)
  • Yiğitlik. (Arapça)
  • Eskiden Anadolu'da kurulup gelişen esnaf teşkilatı. (Arapça)

harifane

  • Esnafça. Herkes kendi masrafını, hissesine düşeni vermek suretiyle, ortaklıkla yapılan. (Farsça)

haydari / haydarî

  • Kahramanlık, cesurluk, yiğitlik. Arslanlık.
  • Eskiden bazı esnaf ve köylülerin giydikleri kolsuz aba, hırka.

horos

  • Tar: Eskiden İstanbul'da ekmekçi, francalacı ve uncu değirmenlerinde mevcut üst ve alt taşlarının bulunduğu ve etrafından hayvanın döndüğü yere, esnaf arasında verilen addır.

ihtisab resmi

  • Eskiden belediye varidatı olarak damga, tartı, ölçü, panayır ve pazar vergisi adı altında alınan vergiler ile, hile yapan esnaftan alınan para cezalarının umumi adı.

suka

  • Çarşı adamı, esnaf.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın