LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Eskime ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

bülud

  • Mukim olmak, ikamet etmek, oturmak.
  • Köhne olmak, eskimek.
  • Meclise geç gelmek.

cürun / cürûn

  • Bezin eskimesi.
  • Yumuşak olmak.
  • Bir nesne aşınmak.
  • Alışkanlık, itiyat.

daşten

  • Tutmak, elde etmek, mâlik olmak, zimmetine geçirmek. (Farsça)
  • Zabtetmek, gasbetmek, almak. (Farsça)
  • Görüp gözetlemek. (Farsça)
  • Eskimek, yıpranmak, harab olmak, köhneleşmek. (Farsça)

deres

  • Nişanın belirsiz olması.
  • Kaftanın eskimesi.
  • Evin köhne olması.

dıhas

  • Çok, kesir.
  • Eskimeye yakın olan.

düsur

  • Mahvolma. Eseri kalmama. Ortadan kalkma. Nişanı belirsiz olma.
  • Kaftan eskime.
  • Ev köhne olma.

fesa

  • Eskimek.
  • Vurmak.

hümud

  • Elbisenin eskimesi.
  • Ateşin sönmesi.

ıhlak

  • Elbise eskimek veya eskitmek.

ıhlivlak

  • Eskimek.
  • Bulutun gökyüzünü kaplaması.

nahr

  • Eskimek.
  • Çürümek.
  • Parçalamak.

sühuk

  • Kaftanın eskimesi.

sümul

  • Kaftanın eskimesi, elbisenin yıpranması.

tams

  • Yok etme, belirsiz kılma.
  • Eskimek.
  • Mahvolmak.

taravet-dar / taravet-dâr

  • (Terâvettar) Tâzece, eskimemiş, tâze. (Farsça)

tefsa'

  • Kesmek.
  • Eskimek.

teşaün

  • Eskimek.

teşennün

  • Adamın ihtiyarlıktan dolayı derisinin buruşup kuruması.
  • Eskimek.

tıls

  • (Çoğulu: Atlâs) Sahife.
  • Mahvolmuş nesne.
  • Tüyü dökülmüş olan deve uyluğunun derisi.
  • Elbisenin eskimesi.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR