LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ertele ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

firkateyn

  • Buharın icadından evvel kullanılan harp gemilerindendir. Bu gemiler, güvertelerinin altında bir batarya topu hâvi olup hızlı giderlerdi. Bu gemilerin üç direkleri vardı ve içlerinde mürettebatının binbeşyüzü bulanları da vardı.

forsa

  • Buharlı gemilerin icadından evvel yelkenli gemilerde kürek çekmeğe mahkum harp esirleri. Bunlar, kaçmamaları için birer ayakları güvertelere çakılı bulunurlardı. Ayaklarından bağlı olmaları münasebetiyle bunlara payzen namı da verilirdi. Bununla birlikte payzen tabiri, daha çok cürüm ve cinayet erba

imhal / imhâl

  • Erteleme.

ispiralya

  • İtl. Gemi güvertelerinde kamaraları aydınlatmak için açılan küçük kaporta.

kulle

  • (Çoğulu: Kulel) Doruk, dağ tepesi, zirve.
  • Kule.
  • Bazı harp gemilerinin güvertelerinde bulunan ve makine ile hareket eden ağır top.

kusare

  • Hususi hücre.
  • Gemilerde güvertelerin en üstündeki yarım güverte.

müeccel / مُؤَجَّلْ

  • Tecil edilmiş, ileriye bırakılmış, ileride yapılmak üzere vakti belirtilen, ertelenmiş.
  • Te'cil edilen yâni sonraya bırakılmış, ertelenmiş.
  • Ertelenmiş.
  • Ertelenmiş.

mumatala-i hak / mumâtala-i hak

  • Hak, borç vs. yerine getirmeme ve ödemeyi erteleme, tecil etme.

nesi'

  • Tehir etmek, ertelemek, geciktirmek.

ta'lik / ta'lîk / تعليق / تَعْل۪يقْ

  • Askıya alma. erteleme. (Arapça)
  • Ta'lîk edilmek: Asılmak, iliştirilmek, tutturulmak. (Arapça)
  • Asma, erteleme.

ta'likan / ta'lîkan / تَعْل۪يقًا

  • Erteleyerek.

ta'vik / ta'vîk / تعویق

  • Askıya alma, geciktirme, erteleme, oyalama. (Arapça)
  • Ta'vîk edilmek: Geciktirilmek, ertelenmek, askıya alınmak. (Arapça)
  • Ta'vîk etmek: Geciktirmek, ertelemek, askıya almak. (Arapça)

talik / tâlik

  • Sonraya bırakma, erteleme.

taliken / tâliken

  • Geciktirerek, erteleyerek.

te'cil / te'cîl / تأجيل

  • Geciktirme, erteleme. (Arapça)
  • Te'cîl edilmek: Geciktirilmek, ertelenmek. (Arapça)
  • Te'cîl etmek: Geciktirmek, ertelemek. (Arapça)

te'hir / te'hîr / تَأْخ۪يرْ

  • Erteleme.

tecil

  • Başka zamana bırakma, tehir, erteleme.

têcil

  • Erteleme.

tecil edilen

  • Ertelenen, sonraya bırakılan.

tehir

  • Erteleme, sonraya bırakma.

têhir

  • Erteleme.

tehir edilen

  • Ertelenen.

tehir edilme

  • Ertelenme.

tehir etme

  • Erteleme, sonraya bırakma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın